Hava Trafik Kontrolörleri, ERCAN ve KTHY

“Hava Trafik Kontrolörleri, hava araçlarının, bir noktadan ulaşmak istedikleri başka bir noktaya gerçekleştirdikleri uçuşlarının öncelikle emniyetli olarak gerçekleşmesi için tüm aşamalarını yöneten, başka bir ifade ile hava araçlarının havadaki ve havaalanındaki trafiğinin emniyetli, düzenli, hızlı bir şekilde akışını sağlayan meslek grubudur.”
“Hava Trafik Kontrolörleri, hava araçlarının, bir noktadan ulaşmak istedikleri başka bir noktaya gerçekleştirdikleri uçuşlarının öncelikle emniyetli olarak gerçekleşmesi için tüm aşamalarını yöneten, başka bir ifade ile hava araçlarının havadaki ve havaalanındaki trafiğinin emniyetli, düzenli, hızlı bir şekilde akışını sağlayan meslek grubudur.”
Yani önemli bir iştir, hava trafiğini yöneten, yönlendiren, sorumluluk ve riski yüksek bir meslektir.
13 yeni hava trafik kontrolörü eğitim görmek amacıyla geçtiğimiz ay Ankara’ya gitti.
Eğitimleri 15 ay sürecek, 2017 yılının Ocak ayında, Kıbrıs’a gelecek ve görev alacaklar.
13 kişi içinde çok iyi eğitim almış, başka alanlarda çalışmış, evli, çoluk-çocuk sahibi insanlar var.
Çalıştıkları işleri, ailelerini bırakmışlar, bu mesleğe dâhil olmak için eğitim almaya gitmişler.
Her hafta sonu adaya gelip ailelerini görüyorlar, bilet paraları, yemek, kalacak yer, diğer masraflar kendilerine ait.
Sanki devlet için değil, kendileri için çalışacaklar.
Günlük önce 6 daha sonra 8 Sterlin ücret verilmeye başlanmış.
Sık sık sınavlara giriyorlar, başarısız olan kaybedecek ve kendilerine söylenen “başarısız olanlar bir daha kamuda istihdam edilmeyecek” sözleriyle motive olmaya çalışıyorlar.
Bizdeki hükümet sebebiyle geç gittiklerinden, hızlandırılmış bir eğitim tabi oldular, söylediğim gibi tüm giderler de kendi ceplerinden.
Bu insanları önceleri burada, hiç olmazsa kısa dönemli bir eğitime tabi tutmak çok mu zordu?
Bu şekilde bir yaklaşımın amacı nedir? Önemli bir meslek ve en başından bunun algılanabileceği bir eğitim ve eğitim ortamı yaratılabilirdi.
Konuyla ilgili birkaç arkadaştan mesaj alınca seslendirmek istedim.
Havacılıkla ilgili konular gündemime girince en başta “ERCAN” ve “Kıbrıs Türk Hava Yollarını” anımsıyorum.
ERCAN havaalanının özelleştirilmesi, özelleştirme amaç ve şartlarını son olarak ortaklar arasında yaşananları biliyoruz, çok yazdık, çok konuştuk.
Fakat üzücü ve acıdır ki ülkeyi yönetenler hep sessiz ve tepkisiz kaldı.
Kimse, devlet olmanın, devlet yönetmenin sorumluluk ve ciddiyetini üzerinde almadı.
Ülke yönetmek sadece memur maaşı ödemek ve kamu kaynaklarını kullandırmak değil.
ERCAN işletmesinin ortaklarından biri aylar önce “KKTC devletinin zararı büyük” demişti.
Diğer ortağı suçlamıştı, bir yerde usulsüzlük var diyerek adeta suç duyurusunda bulunmuştu.
Her söylenene inanacak değiliz elbet.
Ama ortada ciddi itamlar varken, devletin, devleti yönettiğini iddia edenlerin sessizliği, acizliği sadece günü kurtarır.
Ve Kıbrıs Türk Hava Yolları, yüz karamız, utancımız, hepimizin içinin cız ettiği milli hava yolumuz.
Bitti, gitti, geriye kap kara bir başarısızlık lekesi ve imajı kaldı.
5 yılda üçüncü araştırma komitesi kuruldu.
İlki 2010 yılında, daha sonra 2013’de, adım atılmadı, sonuç çıkmadı, suçlular ve cezaları belirlenmedi.
Şimdikinden sonuç çıkar mı? Tabi ki çıkmaz.
Sonuç zaten belli, suçlular elbette biliniyor, en önemlisi onlar zaten mahkûm.
Onlar bizim içimizde, yüreğimizde, vicdanımızda mahkûm olmuşlar.
Neyle başladık, neyle bitirdik, başarısızlık hanemize havacılıktan birkaç örnek daha ekledik.
Bu haber 628 defa okunmuştur

:

:

:

: