Gül damlası

Beş on yıl önce bir yerde okuduğum bir hatıra hafızamda yer etmiş, tekrar tekrar anlatırım dostlarıma. Bu gün de öyle başlayalım istedim.
Beş on yıl önce bir yerde okuduğum bir hatıra hafızamda yer etmiş, tekrar tekrar anlatırım dostlarıma. Bu gün de öyle başlayalım istedim.

“- Komşumuz olan bir ailenin kızları vardı. İsimlerinin ya önünde ya da sonunda gül ekliydi. Gülbahar,Gülistan Ayşegül… .Bir gün merakımdan sordum .Koşum neden bu çocukların isimlerinde hep gül vardır ?Komşu gülümsedi,biraz gözlerini kaçırıp uzaklara daldı bir müddet öylece kaldı.Kısa bir sessizliğin ardından anlatmaya başladı.”-Komşu biz, Allah’ın Rasülü, Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa(s.a.v)i çok seviyoruz.Oğlumuz olsaydı adını onun adından koyacaktık.Rabbim nasip etmedi hep kızımız oldu.Biz de, Gül Peygamber Efendimiz’i temsil ettiği için kızlarımızın adına gül ekledik.Her çağırışımızda O’nu hatırlıyoruz.-”
Bizde de öyle değimli. Etrafımızda, Ahmet, Mehmet,Muhammed Mustafa Mahmut gibi isimlerden bir hayli var.Bunların temelinde yine Peygamber efendimize olan muhabbetin bir yansıması görülür.

Şöyle bir hikaye anlatılır:Padişahın vezirlerinden birinin Muhammed adında bir oğlu varmış.Padişah onu çok sever hep adıyla hitap edermiş.Bir gün ava çıkmışlar.Bir müddet dolaştıktan sonra,biraz aralanmışlar.Padişah,yanına çağırmak istediği delikanlıya “vezirin oğlu yanıma gel” diye seslenmiş.Delikanlı gelmiş neyse av bitikten sonra dönüşte babası oğlunun kederli olduğunu fark etmiş.-“hayırdır evlat ne oldu” diye sormuş.Delikanlı da olanları anlatmış.”-Babacığım padişah efendimiz bana hep ismimle hitap ederdi,bu gün ise vezirin oğlu yanıma gel diye seslendi.Acaba bilmeden O’nu üzecek bir şey mi yaptım diye meraklandım kederim ondandır.” Vezir, oğlunu teselli etmek için “—merak etme oğlum ben münasip bir zamanda bu mevzuyu Hünkarımıza sorarım” demiş. Günlerden bir gün padişahla sohbet sırasında bu hadise gündeme gelmiş. Padişah,tebessüm ederek cevaplamış.”Hayır hayır beni üzecek en ufak bir hareketi söz konusu değil.Ben o anda abdestli değildim.Onun için O ismi söylemek istemedim.İşin aslı budur.Delikanlı müsterih olsun”

Manidar bulduğum bir uygulamanın da bu güzel memlekette, Kıbrıs adasında yaşatıldığını görmek fazlasıyla memnuniyet verici olduğunu belirtmek isterim.
Belki de dünyanın başka yerinde olmayan bir uygulamadır bu. Mevlit kandilinin ertesi günü tatil olması.Peygamber efendimize duyulan sevginin bir ifadesi olarak izah ediliyor.

Önümüzdeki hafta Salıyı Çarşamba’ya bağlayan gece Mevlit kandili, yani Peygamber efendimizin doğum yıl dönümü.Ertesi gün de tatil.İnşallah O gün nasip olursa Peygamber Efendimiz’in süt halası Ümmü Haram’ın (Hala sultan)kabrini ziyarete gideceğiz.O’nu hatırlatan her şey gibi bu ziyaretin de duygu dolu olacağını umuyorum.

-Ümmü Harâm’ın rivayet ettiğine göre bir defasında Resûl-i Ekrem onun evinde öğle uykusundan gülerek uyanmış, Ümmü Harâm niçin güldüğünü sorunca uykusunda kendisine ümmetinden fetih maksadıyla Akdeniz’e açılan bazı kimselerin gösterildiğini ve onların cennetlik olduğunu söylemiş, bunun üzerine Ümmü Harâm kendisinin de onların arasında bulunması için dua etmesini istemiş, o da dua etmiştir. Ardından tekrar uykuya dalmış, yine gülerek uyanmış, Ümmü Harâm’ın bu defaki sorusu üzerine de ümmetinden bazılarının İstanbul’u fethetmek amacıyla sefere çıkacağını, onların da günahlarının bağışlanacağını haber vermiştir. Ümmü Harâm kendisinin de onların arasında bulunması için dua etmesini isteyince Resûl-i Ekrem ona birinci grupta olduğunu söylemiştir –(İslam ansiklopedisi cilt 42 Sayfa 321-322) Ve bu haber, peygamber Efendimiz’in vefatından yirmi bir sene sonra gerçekleşmiştir.

Az önce de ifade ettiğim gibi, Peygamber efendimizi hatırlatan her şey güzeldir, anlamlıdır, ayrıca bir önem arz eder. Ancak bu belli zamanlarla sınırlı kalır, belli ritüellere bağlanırsa anlamını yitirir diye düşünüyorum.Çünkü O (s.a.v.)bu dini yaşansın diye emanet bıraktı.Keşke kız çocuklarımızın adını güllerle donatmakla,oğullarımıza Ahmet, Mahmut, Muhammed, Mustafa isimlerini koymakla beraber hayatımıza onun hayatından gül damlaları aksettirebilseydik.O Kur’anın ifadesiyle “En güzel örnektir.”Bizim gibi bir insandır.Allah(c.c.)O’nu insanlar arasından seçmiştir ki insanlara örnek olsun diye.Beslediği bir kuş öldü diye bir çocuğa taziyede bulunan O Peygamberin çocuk sevgisinden bizde ne kadar var?”Eşleriniz size Allah’ın emanetidir.”Eşlerinize buğuz etmeyin onların sevmediğiniz yanları varsa da sevdiğiniz hoşlandığınız yanları da vardır.”Sizin en hayırlınız eşlerine en iyi davrananınızdır”buyruğundan ne kadar nasiplenebildik. Kadına şiddetin tartışıldığı günümüzde O’nun örnek ahlakına ne kadar muhtaç olduğumuz ortada.Yeni yavrulamış bir köpek,rahatsız olmasın diye ordu geçip gidinceye kadar başına bekçi koyan Peygamber’in merhamet anlayışına;”laneti gerektirecek şeylerden sakının” derken bunlardan birinin de çevreyi kirletmek olduğunu söyleyen Efendimizin çevre anlayışına,”Kıyamet kopuyor dahi olsa elinde bir fidanı olan imkanı varsa onu diksin”buyuran o iki cihan sultanının doğa hassasiyetine;son nefesinde bile” aman namaza dikkat edin” diyen O peygamberin ibadet gayretine,”elinizin altındakilere dikkat edin “diyerek yönetim ve adalet anlayışına vurgu yapan o Güzeller Güzelinin hak hukuk hassasiyetine ne kadar muhtaç olduğumuz ortada değil mi.
Vefatına yakın bir zamanda rahatsızlığının biraz hafiflediği bir gün Baki kabristanını ziyaret edip de dönerken “Kardeşlerimi görmek isterdim”buyurması üzerine Ashabın meraklı sorularına cevaben “onlar beni ben onları görmedim, ahirette ben onları bu dünyada namaz kılmak için abdest almak suretiyle yıkadıkları elleri,yüzleri ve ayaklarının parlaklığından tanıyacağım”diyerek cevap vermişti.
Bu günlerde O’nun doğum yıl dönümü haftasını kutlarken,”Kardeşlerim iltifatına mazhar olabilmek için ibadet hayatımıza bir çeki düzen versek ne güzel olur değil mi.O’nun örnek hayatından hayatımıza gül damlaları serpiştirsek,ömrümüz bereketlenir hayatımız güzelleşir.
Gül esintileriyle dolu yeni bir ömrün başlangıcı olması dileğiyle mevlit kandilinizi tebrik ediyorum.

SENİ ARADIM
Düştüm Mekke yollarına,
Her yanda seni aradım.
Çıkıp sordum dağlarına
Hira’da seni aradım.

Aşk ile dizildik saf saf
Müminlerle doldu metaf
Hayalinle ettim tavaf
Kabe’de seni aradım

Uzaklara daldım gittim
O günleri hayal ettim
Biat için el uzattım
Safa’da seni aradım.

Arafat’ın meydanında
Cebel-i rahme yanında
Dua niyaz zamanında
Vakfe’de seni aradım

Meş’ar-il Haram civarı
Müzdelife,gece yarı
Terk eyledim mülkü varı
Şafakta seni aradım

Varıp taşladım şeytanı
Hak için kestim kurbanı
Hasretin yaktı bu canı
Mina’da seni aradım

Ziyareti kıldım eda
Beytullah’a ettim veda
Medine’nin yollarında
Kuba’da seni aradım

Mescidinde sohbet sıcak
Ravza’da gül kucak kucak
Her tarafta köşe bucak
Taybe’de seni aradım
.
Okçu tepesine çıktım
Ordan dört bir yana baktım
Hayal deryasına aktım
Uhut’ta seni aradım.

Kul Hakkı’nın aşktan payı,
Can Muhammed deyi deyi
Saymaz oldum yılı ayı
Ömrümce seni aradım.

Bu haber 195 defa okunmuştur

:

:

:

: