Çözüm ve Kudret Özersay umut oldu

Siyaset, siyasetçi, siyasi parti, yönetici, lider anlamında ülkede bir boşluk var.
Siyaset, siyasetçi, siyasi parti, yönetici, lider anlamında ülkede bir boşluk var.
Mevcutlar böyle gelmiş, böyle gider anlayışından ödün vermiyor.
Bu boşluk daha önceleri yoktu.
Çünkü daha önceki dönemlerde daha baskın, daha otoriter bir yönetim anlayışı, Kıbrıslı Türkleri 1974 sonrası oluşan durumla beraber etkisi altına almıştı.
Artık yeni bir dünya var, yenidünya iç içe, sınırlar, askeri güçler yerini daha çok ekonomik kavga ve savaşa bıraktı.
Ekonomisi güçlü olan haklı, kazanan ve yön veren durumunda.
1974 sonrası Kıbrıslı Türklerin en büyük hatası, devlet adamı ile popülizmcileri, yani siyasetçileri aynı olarak değerlendirmesi, hatta popülizm yapanlara daha fazla inanması oldu.
Bu anlayışın yarattığı temel, oluşturduğu eğreti yapı sapa sağlam yerinde.
Bu yapı en kök, en temel, en sağlam yerinden sökülmezse bu gidişat devam eder, kim gelirse de gelsin, geldiği gibi gider.
Devlet, siyaset, popülizm, hukuk, otorite iç içe olduğu sürece söylenenlerin hepsi boş.
Bunlar kendiliğinden düzelmeyecek, birileri zorla yanlışlardan çevirmeyecek.
Günün sonunda ya ciddi bir uyanışla, ya da ciddi bir dibe vuruşla kuvvetli sarsıntılar yaşanacak.
Bu ülkeyi yönetenler, işbirlikçi, teslimiyetçi, kendi olmayan, kolaycı anlayışa teslimler, mücadele etmeyenler, yani yıllardır devlet yönetmeyi sadece kaynakları dağıtmak zannedenler, bu ülke insanına iki seçenek bıraktılar.
İnsanların umutlarını, 1974 sonrası daha adil, daha insan odaklı bir yaşam beklentisini bitirdiler.
Söylediğim gibi bugün için tek umulan, ya Kıbrıs sorununa yönelik bir çözüm, ya da yeni, sıfır bir anlayışla ülkenin yönlendirilmesi.
Kişilere olan bağlılık tercih ettiğim bir seçenek değil, ama ülkede lider boşluğu da var, yol gösterici, tarafsız, güvenilir ve doğruyu söyleyecek bir lider.
Sağcısı, solcusu, siyasetle bağı olan tüm kesimler güvenilirliğini kaybetti.
Yıllardır söylenen ve pek de sevmediği “hepsi aynı” mantığı en güçlü inanış oldu.
Kıbrıs sorununun çözümü en önemli çıkış yolu olarak görünürken, yeni siyasi oluşumlar da toplumda ciddi beklentiler yarattı.
Öne çıkan iki beklentiyi söyledim;
Birincisi çözüm, bir diğeri ise yeni siyasi oluşumlar ve özellikle Kudret Özersay.
Siyasi parti kurmaya karar veren Kudret hoca, bu tükenmişlik içinde ciddi bir umut olarak seslendiriliyor.
Siyasi parti kurma işini yavaş yavaş sürdüren Kudret Özersay, bu stratejiyle çok eleştiriliyor.
Kudret hocanın bir beklentisi var, siyasetin değişmeye direnenlerinin daha da yıpranması, sağcının, solcunun kendi beklentileriyle, toplumsal beklentilerden daha da uzaklaşması.
Bu beklentisine, bu ülkeyi yönetenler de adeta yardımcı oluyorlar.
Yaptıkları her şey kendileri ve destekçileri için.
Yapılmayan sadece CTP-UBP kalmıştı, Kudret hoca bunu da bekledi.
Bence beklediğine de değdi.
Şimdi sahneye çıkmak için sadece gün sayıyor.
Başka oluşumlarda var, bu boşluğu gören ve doldurmaya talip olan, Tözün Tunalı’nın Sosyal Demokrat Partisi ve henüz partileşmeyen hareketler.
Onların izleyeceği yol ve sonucu da merak ediliyor.
En büyük korku ise;
Hepsinin boş çıkması.
Bu haber 673 defa okunmuştur
  • İbrahim Çakırdağ   - 22.12.2015 Kim gelirse gelsin böyle gitmeyeceğini vatandaşın da anlaması gerek. Çok hatalar yapıldı ve bugüne gelindi. Yeni alternatiflerde boş çıkarsa umutsuzluk bitirecek.
  • LONDRALI  UK - 21.12.2015 denenmiyen tek bir Tavuri galdi . o da gelsin ..
  • Sistem Dip Yaptı, Bundan Sonra Zirveye Çıkış Var Dora  Türkmenköy - 21.12.2015 KKTCde devlet sisteminin dip yaptığı noktadayız. Özele bakınca üniversitedeki öğrenci 100 bine koşuyor. Demekki, devletin sistemi bozuk. Özersay, bir çıkış yapacak bence. Bozulmuş, kokuşmuş sisteme darbeyi indirecek. Particiliği tarihin çöplüğüne atacak adam Özersay.
  • Ha Ali, ha Veli. Hasan Mehmet  Lefke - 21.12.2015 Kimler geldi, kimler gitti. sağcısından solcusuna kadar. Her gelen vatandaş için geldi ama kaybeden vatandaş oldu. Şimdi de yok Özersay gelsin, yok sosyal Demokrat Partisi gelsin deniyor. Şimdiden söyleyeyim. Hiç bir şey değişmez. Bu siyasi sistem, bir pazarlık sistemidir. Seçmen birini seçiyorsa, ondan mutlaka kadrolu bir iş, arsa, tarla, dükkan, ihale bekler. Olmayınca da yüzünü başkasına çevirir. Eğer KKTC``de ülkenin menfaati düşünülüyorsa, siyasi partiler ve seçim yasası değiştirilmeli. KKTC 50 seçim bölgesine ayrılıp, her bölge için dar bölge iki turlu seçim sistemi ile birer milletvekili seçilmeli. Başkanlık sistemine geçilip, bakanlar milletvekillerinden değil, işin ehli kişilerden seçilmeli. Güven oylaması ve parti disiplini kaldırılmalı. Yürütme, yargı ve yasama diye ayrılan erkler birbirinden ayrılmalı. Bunlar yapılırsa KKTC``nin önü açılır. Aksi halde kim gelirse gelsin bir şey değişmez. Ha Ali, ha Veli.

:

:

:

: