Güldünya = şiddet

Güldünya Tören’i hatırlar mısınız ? Bundan 5-6 yıl önce , töre cinayetinin kurbanı olmuş.. 22 yaşında , onu koruması gereken abilerinin tabancasından çıkan kurşunlarla, hastane odasında hayatını kaybetmişti..
Güldünya Tören’i hatırlar mısınız ?
Bundan 5-6 yıl önce , töre cinayetinin kurbanı olmuş.. 22 yaşında , onu koruması gereken abilerinin tabancasından çıkan kurşunlarla, hastane odasında hayatını kaybetmişti..
Töre cinayetlerinin, aile, aşiret kararlarının, “namus” davalarının binlerce kurbanından sadece biriydi..
Ancak, Türkiye’de adeta aile içi şiddetin sembolü, simgesi haline gelen bir isim ..
Tek suçu, ailesinin onaylamadığı birini sevmesi.. Ondan çocuk doğurmasıydı.. Ailesinin ilk onu öldürme deneyi, sonuca gitmeyince, hastanede yatan Güldünya’nın hayatını ikinci kez, bu kez de abileri hedef aldı.. Ve bu kez genç kadın göz göre göre hastanede yaşamını yitirdi..Olay, Türkiye’de büyük yankı uyandırdı. Ortalık karıştı. Genç kadının ölümü adeta bir milat oldu Türkiye’de..
Adı Güldünya’ydı.. Ancak ne dünya O’na gülmüş. Ne de O bu dünyada yeterince gülebilmişti..
8 Mart Dünya Kadınlar Günü.. Kadınlar, bir günlüğüne de olsa dünyada hatırlanacak, hakları hatırlatılacak. Konuşmalar, seminerler düzenlenecek.. Kısacası sıradan kutlamalarla , gün geçiştirilecek..
9 Mart Pazartesi günü, Türkiye’de ilk defa bir etkinlik gerçekleşecek.. “Güldünya Şarkıları” adlı bir konser, Türker İnanoğlu Merkezinde 13 dev kadın sanatçıyı bir araya getirecek..
Konuya nereden mi geldim.. Cuma günü, İngiltere Kadın Platformu’nun her hafta Londra Türk Radyosunda hazırlayıp, Proje Sorumlusu sevgili arkadaşım Nilgün Yıldırım’ın sunduğu
“ Farkındayım”ın konuğuydum. Konumuz, “ Aile İçi Şiddet”di..
Aile içi şiddet, ne yazık ki dünyanın her yanında, istisnasız her ülkesinde, gelişmiş, az gelişmiş, rejimi ne olursa olsun , kadınların yaşadığı her kara parçasında kadınların en büyük ortak konusu..
Aile içi şiddet programına gitmeden yaptığım araştırma, beni gerçekten dehşete sürükledi.. Türkiye’deki durum, vahimin de ötesinde..
Aile içi şiddet nedir ? Kadına yönelik fiziksel veya cinsel saldırılar, tokat, tekme, yumruk, tecavüz, yaralama ya da öldürme şeklindeki kaba kuvvet.. Korku yaratmak..
Konu oldukça sinir gerici, adeta patlamaya hazır bomba.. Her ülke, kendi çapında konuyla ilgili önlemini almış görünüyor.. Görünüyor da gerçek olan ne ?
Türkiye’deki istatistikler- ki Başbakanlık Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’nün 51 ilde, 12 bin 795 kadınla yaptığı görüşme sonunda hazırlanmış- öyle bir tablo ortaya koyuyor ki, elle tutulur yanı yok..
İşte birkaç başlık..
“Her 10 kadından 4’ü aile içi şiddet mağduru.. Eşi, eski eşi veya birlikte olduğu erkeklerden fiziksel veya cinsel şiddet yaşamış kadınların Türkiye genelinde oranı yüzde 41”
Yani, kadınlarımızın hemen hemen yarısına yakını, aile içi şiddet kurbanı.. Bitmedi,

“Her 2 kadından biri duygusal şiddet/istismara maruz kalıyor.
Cinsel şiddete maruz kalanların oranı yüzde 15.
Tokat atma ya da birşe fırlatma yüzde 37..
İtme,tartaklama,saç çekme yüzde 19.4.”

Kentsel kesimde fiziksel şiddet oranı yüzde 38.. Kırsal kesimde ise yüzde 43.. Yani pek az fark var arada..
Eşi ya da birlikte olduğu kişiden fiziksel ve cinsel şiddet gören kadınların yüzde 55.7’sinin eğitimi yok.. Yani ya ilkokul mezunu veya okula bile gitmemiş.. Yüzde 22.2’si ise lise ve üzeri eğitim almış kadınlar.. Yani her okumuş 10 kadından 2’si, şiddete maruz kalıyor.. Hamilelikte bile şiddet durmuyor. Her 10 hamile kadından 1’i , karnında bebeğini taşıdığına bakılmadan, şiddete uğruyor.. Anne karnında travma yaşayan yavrular, daha dünyaya gözlerini açmadan, tekme,tokatla tanışıyor.. Siz gerisini düşünün..

İşin en acı tarafı ise fiziksel veya cinsel şiddet gören kadınların yüzde 92’sinin, hiçbir yere başvuruda bulunmaması.. Yani bir karakola, güvenlik birimine, hastaneye veya bir yakınına gidip, “bana şiddet uygulandı” diyememiş...
Bu radyo programında, aile içi şiddetin İngiltere boyutlarını da tartıştık. Zannetmeyin ki gelişmiş ülkelerde durum çok farklı.. Ne yazık ki kadının sorunları heryerde birbirinin benzeri.. Alınan önlemler ne kadar açık-seçik olursa olsun, önlenemiyor..
Türkçe konuşan toplumun en yoğun yaşadığı belediyelerden Haringey’de, Belediye bu konuda Türkçe geniş kapsamlı bir broşür hazırlamış, içinde her tür bilgi mevcut..
Yazımın başı Güldünya = Şiddet..

Evet 22 yaşında toprağa giren Güldünya için 9 Mart’da, Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Sevval Sam, Emel Müftüoğlu, Anur, Rojin, Funda, Şebnem Ferah gibi 13 ünlü isim TİM’in sahnesini paylaşacak. Bu mutheşem konserin tüm geliri, “ Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı”na bağışlanacak. Ve 13 şarkıcının seslendireceği eserler, “Güldünya Şarkıları” albümü altında piyasaya çıkacak..

Güldünya’nın şarkısı zaten var.. Sözlerini Aylin Asım yazmış.. Okuyan ise müziğin dev ismi Sezen Aksu.. O’nun sesinden dinleyin.. “Aman abi vurma beni.. Bu dünyadan alma beni”
Aile içi şiddet kimsenin hakkı değildir. Sessiz kalmayın..
Bu haber 177 defa okunmuştur

:

:

:

: