Yolsuzluk dosyaları ve yola devam

UBP eski Milletvekili ve dönemin Cumhuriyet Meclisi Hukuk ve Siyasi İşler Komitesi Başkanı Mehmet Tancer çok ilginç ve iddialı açıklamalar yapmıştı.
UBP eski Milletvekili ve dönemin Cumhuriyet Meclisi Hukuk ve Siyasi İşler Komitesi Başkanı Mehmet Tancer çok ilginç ve iddialı açıklamalar yapmıştı.
Ben de bu açıklamaları köşeme taşımıştım;
“Bu dosyaları görseniz parmaklarınızı ısırırsınız. Yapılan yolsuzluklar çok büyük. Şimdiye kadar devlet soyulup soğana çevrilmiş.
Sahte koçan düzenleyenler, büyük malları üzerine alanlar, devletin savaş durumunda kullanacağı buğdayı, gıda maddesini zimmetine geçirenler var. Bunların araştırıldığı dokuz dosya Başsavcılığa sunuldu. Devlet batık bankalardan alacaklarını alabilse bugün yaşanan birçok sıkıntı yaşanmayacak.
Denetleme kurulunun hazırladığı dosyalardaki isimler bilinsin, vatandaş yarın bu isimlere oy vererek hırsızları vekil ya da Başbakan yapmasın”.
Mehmet Tancer bunları söylemişti, insanın kanı donuyor, tüyleri diken diken oluyor, söyleyen de sıradan biri değildi.
Kimdi bu isimler, neredeler, hala daha görevdeler mi?
Bu sözler Şubat 2012 de gündeme geldi, yaklaşık 4 yıl önce, sonuç var mı? Elbette yok.
Olacak mı, tabi ki olmayacak, zaten unutuldu bile.
Ne yargı, ne siyaset, ne diğer sorumlular, sorumluluklarını yerine getirmediler, getirmeyecekler.
Turizm Bakanı Faiz Sucuoğlu Kumarcılar Hanı restorasyonun da “2 milyon 300 bin TL'lik yolsuzluk” iddiasını da bulundu.
Serdar Denktaş hemen ispat çağrısı yaptı, Sucuoğlu biz kimseyi suçlamadık dedi.
Turizm Bakanlığı eski müsteşarı için “şaibeli” dendi, ispat yine yok, söylenenler söylendiği yerde kaldı.
Tartışmalı “ERCAN”;
“T&T Havalimanı İşletmeciliği İnş. San ve Tic Şti Ltd.’i denetlemek için astronomik bir bedel karşılığında, Sayıştay, Ombudsman ve benzeri kurumlardan alınabilecek hizmet neden özel bir şirketten Bakanlığın talebi üzerine ve Bakanlığın seçtiği şirketlere 11,250,000 ABD Doları ödemek zorunda bırakıldı?”
Dahası, dahası, örnekler çoğaltılabilir, geriye gidilebilir, mesela mecliste sallanan dolarlara, oy satın aldım itiraflarına, meçhul olarak kalan kara lekeler.
Kamu vicdanı için en erken zamanda tatmin edici sonuç şart, gerisi laf kalabalığı.
Ve her hükümet programında yer alan, her siyasi partinin vaatlerinden bulunan yolsuzlukla mücadele etme, hesap sorma, şeffaf olma masalları.
Bir şekilde sonu gelmiyor, sonlandırılmıyor, engel ne bilemiyorum.
Sokak çare arıyor, daha adil, daha eşit, hakkaniyetli bir ülke ve ülke yönetimi.
Tanınmamış devlet olmanın dezavantajları yıllarca avantaja çevrildi, avanta oldu, kullanıldı.
Siyaset yeni soluklar arıyor, balçığa dönmüş siyasi arena soyutlanmaya çalışıyor.
Yeni, farklı, alışılmışın dışında alternatif olabilecek siyasi düşüncelere ihtiyaç var.
Bu siyasi düşünceler topluma önderlik edecek, düzeltilmesi gerekenleri yönlendirecek.
Kudret Özersay, Kudret hoca uzunca bir zamandır belli bir hedefe hazırlanıyor.
Eksiklikleri vardı, seçim tecrübesi yaşadı, toplumda her kesimle buluştu, görüştü.
Cumhurbaşkanlığını seçiminde seçim tecrübesi de yaşadı, “bu benim ilk ama son seçimim değil” dedi.
Beklentiyi, talebi gördü, nabzı ölçtü, uygun zamanı, konjektürü değerlendirdi ve “Halkın Partisi” adıyla partisini kurdu.
Siyasette yeni bir soluk, yeni bir düşünce, yeni bir iddia var, hayırlı olsun.
Bu ihtiyaç mı, yoksa tepkilerin getirdiği bir beklenti mi?
Kalıcılık mı, fırsatçılık mı, zaman en doğruyu gösterecek.
“Halkın Partisi” kurucuları arasında üniversite sahipleri, gazete sahipleri, iş adamları gibi kesimlerden isimler var.
Açıkçası benim akademi ağırlıklı, konusunda uzman, sorun çözme odaklı bir kadro beklentim daha ağırlıklıydı.
Tepkiye dayalı bir başarı, ne kadar başarı olur, esas mesele altyapı, taban, inanların, güvenenlerin başarıyı yaratması, sahiplenmesi.
Yükseltilen beklentiler ziyan olmasın.
Son olarak bir anekdotla yazımı bitireyim;
Katıldığım bir ortamda 20 yaşında genç bir insanın sözleri şöyleydi;
“Artık Kudret hoca partiyi kursa da yanına gitsem. Şimdikilerden bıktık, usandık. Tek bir korkum var. İnşallah Kudret hoca da zamanla şimdikilere benzemez”.
Bu haber 654 defa okunmuştur

:

:

:

: