Laf yetiştirmeyi bırak yoldaki çukurlara bak!...

Son zamanlarda oluşan gündemİ takip edersek devlet ve hükümet yetkililerinin yaptığı işler halk deyimiyle adeta “bakkal işine” benzemektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Son zamanlarda oluşan gündemİ takip edersek devlet ve hükümet yetkililerinin yaptığı işler halk deyimiyle adeta “bakkal işine” benzemektedir. Yüksek düzeyde hukukçu kimliği ile atanan bazı kişiler yasaları çiğneyerek kahramanlık yaparcasına hükümet yetkililerine yönelik ithamlarda bulunurken, hükümet yetkilileri ise çağın gerektirdiği şekilde yaptığı işin toplumun yararına olduğunu gösteren şeffaf ve hesap verebilirlik sergilemek yerine meydan okumayı tercih etmelerine KKTC için “sözde” deyen kesimler şaşmamaktadırlar.
Üstüne üstlük hükümet yetkililerinin yaptığı işlerin doğruluğunu savunurken özürleri kabahatlerinden büyük...
Bir taraftan KKTC sonsuza kadar yaşayacaktır. KKTC’de her ülkede olan kurumlar mevcuttur diyeceksiniz. Ama aynı zamanda ülkedeki kurumlara, uzmanlar ve üniversitelere hakaret edercesine bizde bu alanda uzman kişi ve/veya kurum kuruluş yok iddiasında bulunacaksınız. Bu yargıya ise bir siyaset bilimci olarak siz karar vereceksiniz.
Performans, muhasebe ve uygunluk denetiminden geçmeden ben yaptım oldu zihniyeti ile milyonlarca lira üzerinde ahkam kesen yetkililer, kendi bakanlığına bağlı trafik konusunda aynı hovardalığı yapma cesaretini gösteremiyor.
Bu makalede başlıkta da görüldüğü gibi trafiğe özel önem vermemin nedeni kendi canımın da yandığıdır. Hergün gittiğim özellikle bakanlığın uhtesinde olan Haspolat –Gönyeli arasındaki çukurlar arabada ne lastik ne de amortisör (gondra sustası) bıraktı. Aslında, KKTC’de bir devlette olması gereken kurumlara sahipsek seyrüsefer vergisi tahsil eden devleti ve onun sorumlu bakanlığına bizim tazminat davası açmamız gerekiyor sorusu akla geliyor.
Gelelim tekrar etkin çalışma yapsın diye tarfik ile ilgili tüm yetkileri bünyesinde toplayan ulaştırma bakanlığına...
Yetkileri bünyesinde toplayan Ulaştırma Bakanlığı geçen sürede trafik adına ne yapmıştır?
KKTC’nin en gözde yollarındaki çukurlara yama dahi yapamayan bakanlık trafik adına kangi köklü değişiklikleri yapma iddiasındadır?
KKTC trafik ve ulaşım sorunları için master planı hazır mı? Yoksa çalışmalar devam ediyor safsatası mı söylenecek?.
Kazaların genelde araçların yüzyüze gelme ihtimali yüksek olan kavşaklarda gerçekleştiğine göre TC-KKTC arasında imzlanan protokolde yer alan 13 alt ve üst geçin yapılmamasındaki başarısızlığa bakanlığın geçerli mazareti var mıdır?
Ercan konusunda yaşanan şaibeli denetim konusunda mazaretler ve diklenmeler yerine trafik katliamını önleyecek icraratların bize anlatılması gerekmez mi? Yoksa tek icraat Reklam Tabelalarının yer değiştirmesi mi?
Bir ekonomist olarak trafiğin ekonomi açısından önemine de değinmek te yarar var. Ekonomi verimlilik yani en kısa sürede en çok iş yapmak üzerine şekillenir. Düzgün, hızlı ve güvenli işleyen bir trafik ise ekonomideki verimliliği artırır. Ayrıca, trafikte verilen her can milli geliri azaltır.
Trafikte cezayı yükletme ve trafiği yavaşlatma adına radarlarla donatan bir zihniyetin trafikteki başarısı ortadadır. Halbuki, yanıbaşımıdaki AB ülkesi Güney Kıbrıs’ta olmamasına rağmen toplu taşımacılık gelişmeyen ülkemizde trafiği sadece 50 metre yavaşlatıp daha sonra da teleşa koyan sabit radarlarda donatıp bazı kesimlerin cebini dolduran sistem kurmak bizde mariferet sanılıyor. BÖYLE ZİHNİYETLE HAREKET EDEN DEVLET YETKİLİLERİ İSE GERÇEK ANLAMDA TRAFİK UZMANLARINA DANIŞMAK YERİNE KENDİSİNİ OTORİTE SANAN DOĞUM DOKTORLARINI REHBER KABUL EDİYOR. BUNUN ÜZERİNE SÖYLENEK SÖZ İSE “KILAVUZU KARGA OLAN..........” ŞEKLİNDEDİR.
BİRAZ KLİŞE OLACAK AMA AYNASI İŞTİR KİŞİNİN LAFA BAKILMAZ.

Bu haber 590 defa okunmuştur

:

:

:

: