Ombudsmana bravo, sıra hükümet, yargı ve basında

Rapor hazırlamadan ve raporu ilgili kurum ve kuruluşlar ile paylaşmadan alenen bakana soru sormak ile Ombudsmanın yasası çiğnediğini ve bunu bir yargıcın yapmasını yadırgamıştım.
Rapor hazırlamadan ve raporu ilgili kurum ve kuruluşlar ile paylaşmadan alenen bakana soru sormak ile Ombudsmanın yasası çiğnediğini ve bunu bir yargıcın yapmasını yadırgamıştım. Elbette, bu değerlendirme bakanlığı savunma ve aklama güdüsü ile ilgisi yoktu. Temel hassasiyetim yargıç da olsa herkesin hukuka bağlı kalması idi. Ombudsman geçtiğimiz günlerde yasaya uygun olarak Ercan ile ilgili raporunu hazırladı ve raporunu Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve Ulaştırma Bakanlığına ilettiği gibi basın ile de paylaştı. Raporun içeriğine bakıldığı zaman hem hükümet ve devlet yetkililerine hem de yargıya sorumluluk düşmektedir. Buna ilaveten Basın da kamu vicdanını harekete geçirmek için dördüncü güç potansiyelini çıkar grupları için değil toplumun faydasına harekete geçirmelidir.

Geliniz raporda yapılan temel tespitler ve varılan kanaatin altını aşağıdaki gibi çizelim:

1. Temel denetim konusu Bakanlar Kurulu’nun 14 Ekim 2015 tarihinde, Ö (K-I) 449-2105 numaralı kararı ile Ulaştırma ve Haberleşme Hizmetlerinin yeniden yapılandırılması çerçevesinde, KKTC ve/veya TC’den Teknik ve Hukuki Konularda Hizmet Alımına ilişkin aldığı karara ilişkindir. Ancak, bu kararda kime ve nasıl konusunda Bakanlar Kurlunun herhangi bir empozesi bulunmamaktadır. Ombudsmanın temel alanına giren kötü yönetim nasıl sergilenmiştir? Elbette, kötü yönetim aşağıda belirtilen Ulaştırma Bakanlığının adrese teslim ve nasıl belirlendiği anlaşılmayan hizmet bedeli üzerinde yoğunlaşmaktadır.

2. KKTC Ulaştırma Bakanlığı’nın, Ulaştırma Bakanlığı’nın uhdesinde olan ve Bakanlık adına yapılması gereken kontrollük işleri, bilgi akışının sağlanması, müşavirlik, ve hukuk hizmetlerinin, Diamond Green Yönetim ve Danışmanlık Hizmetleri Limited Şirketi ile APCO Teknik Müşavirlik ve Taahhüt Anonim Şirketi’nden alınmasına ve bu amaçla söz konusu şirketlere 50 ay süre ile ayda peşin ve net olarak 225,000,00 ABD Doları ( İki Yüz Yirmi Beş Bin Amerikan Doları) toplamda 11,250.000 ABD Doları (On Bir Milyon İki Yüz Elli Bin Amerikan Doları) ödenmesine ve bu bedellerin T&T Havalimanı İşletmeciliği İnş. Sanayi ve Ticaret Şirketi Limited tarafından karşılanmasına karar verildiği bildirilmiştir. Bakanlığın bu kararı üzerine Ombudsmanın şu sorularının yanıtsız kalması kötü yönetimin göstergesidir. KKTC ULAŞTIRMA BAKANLIĞI , UHDESİNE DÜŞEN BU İDARİ SORUMLULUĞU YURT DIŞINDA BULUNAN ŞİRKETLERE VERİRKEN KARARINI VEYA BU KONUDA KARAR ALIRKEN YASALARLA BELİRLENEN KRİTERLERİ DİKKATE ALDI MI? HİZMET BEDELİ, 11,250.000 ABD DOLAR (ON BİR MİLYON İKİ YÜZ ELLİ BİN AMERİKAN DOLARI) OLAN BU İŞ İLE İLGİLİ NEDEN İHALEYE ÇIKILMADI? BAKANLIK TARAFINDAN İHALEYE ÇIKILMADIĞINA GÖRE TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NDE KAYITLI BULUNAN ŞİRKETLER BU DURUMDAN NASIL HABERDAR OLDULAR? ONLAR ADINA ELDEN TEKLİFİ KİM VEYA KİMLER YAPTI? İHALESİZ VE ELDEN YAPILAN TEKLİFLER IŞIĞINDA BAKANLIK NASIL BİR KARARA VARDI?

3. Astronomik bir bedel karşılığında alınan bu hizmetin amacının T&T Havalimanı İşletmeciliği İnş. San ve Tic Şti Ltd.’i denetlemek olduğu anlaşılmaktadır. Amaç denetlemek ise, bunun mali denetimini Sayıştay Başkanlığı, hukuka uygunluğunu veya yerindelik denetimini Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) ve kontrollük işlerini ise Planlama, İnşaat Dairesi ücretsiz olarak yapabilirdi veya yine KKTC Ulaştırma Bakanlığı, KKTC’de faaliyet gösteren kurumlardan makul bir ücret karşılığında hizmet alma imkanına sahipti. Yine özel bir şirket olan T&T’nin istediği konuda, istediği kişiden ve istediği kalitede hizmet almakta serbest iken, Bakanlığın talebi üzerine ve Bakanlığın seçtiği şirketlere 11,250,000 ABD Doları ödemek zorunda bırakılmasının nedeni nedir? BAKANLIĞIN ALMIŞ OLDUĞU BU KARAR SONUCUNDA KKTC’DEKİ KAMU VE ÖZEL DENETİM KURULUŞLARININ İSYAN ETMESİ GEREKİYORDU. NEDEN SESSİZ KALDIKLARININ SANIRIM SORGULANMASI GEREKMEKTEDİR.

4. Sn. Tahsin Ertuğruloğlu bu hizmet alımı ile ilgili olarak ihaleye çıkmamış İhale Tüzüğü’nün 2. maddesine aykırı olarak “elden teklif” almak sureti ile bu şirketlerden hizmet almıştır. Sn. Tahsin Ertuğruloğlu’nun bu şekilde hizmet alımı yapması, gerek İhale Tüzüğüne, gerek ise yasal mevzuatımıza aykırı olup, bu yönde yapılan hizmet alımı Yasa ve Tüzüklerde belirtilen yetkileri aşarak alınmış bir karar olup, usulsüzdür. BU BAĞLAMDA, KKTC ULAŞTIRMA BAKANLIĞI’NIN BU YÖNDE ALMIŞ OLDUĞU KARARIN USÜLSÜZ VE/VEYA YETKİLERİ AŞARAK ALINAN BİR KARAR OLDUĞU GERÇEĞİNE İSTİNADEN, İPTAL EDİLMESİ GEREKMEKTEDİR.

5. Söz konusu şirketlerin kurulması ve söz konusu şirketlere mezkur hizmetlerin verilmesi arasında takriben 11 aylık gibi kısa bir süre geçmiştir. 11 aylık bir şirketin “tecrübeli” olarak addolunması hiçbir surette mümkün değildir. Dolayısı ile, Sn. Tahsin Ertuğruloğlu’nun, MEZKUR ŞİRKETLERİ TECRÜBELERİNE İSTİNADEN SEÇTİĞİNİ SÖYLEMESİNE İTİBAR ETMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR.

6. Bugüne kadar, kontrolörlük işlemleri gerek KKTC Sivil Havacılık Dairesi, gerek ise Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda, hiçbir referansa, kıstasa veya standarda dayanmadan ve söz konusu KONTROLÖRLÜK HİZMETLERİ ÜCRETSİZ YAPILABİLECEKKEN BU HİZMETİN İKİ ÖZEL ŞİRKETE ASTRONOMİK BEDELLERLE VERİLMESİ HATALIDIR.

7. Sayın Tahsin Ertuğruloğlu gerekli belgeleri almayarak veya yöneticiler ile ilgili karakter belgelerini almayarak Tüzüğün 30 (2) (c) maddesine de aykırı davranmıştır.

8. Esas Sözleşme’nin Denetim ile ilgili olarak 22. maddesi tezekkür edildiğinde, söz konusu madde tahtında Bakanlık tarafından yapılan hizmet alımlarının görevli şirket tarafından ödeneceğine dair herhangi bir hüküm içermediği görülmektedir.

9. Sn. Tahsin Ertuğruloğlu, TC Büyükelçiliği’ne yazdığı yazı tahtında mezkur 11,250.000 ABD Doların (On Bir Milyon İki Yüz Elli Bin Amerikan Doları) TC Büyükelçiliği tarafından ödenmesini talep etmiş, ANCAK BU TALEP, TC BÜYÜKELÇİLİĞİ TARAFINDAN BU HİZMETLERİN ÜCRETSİZ YAPILABİLECEĞİ GEREKÇESİ İLE REDDEDİLMİŞTİR. Sn. Tahsin Ertuğruloğlu’nun TC Büyükelçiliği’ne yazdığı bu yazı, mezkur 11,250.000 ABD Dolarının (On Bir Milyon İki Yüz Elli Bin Amerikan Doları) ödenmesinin T&T’nin yükümlülüğünde olmadığını bildiğini göstermektedir. Keza, Sn. Tahsin Ertuğruloğlu, sözleşmenin bu meblağın T&T tarafından ödenmesine cevaz verdiğine gerçekten inansaydı, başka mercilerden bu meblağın ödenmesini talep etmeyecekti.

Yukarıdaki tespitler ışığında Ombudsmanın şu sonuç cümlesi ne yapılması gerektiğine ışık tutmaktadır: HİÇBİR YASAL DAYANAĞI OLMAYAN KKTC ULAŞTIRMA BAKANLIĞI’NIN KARARININ GERİ ALINMASI VEYA İPTAL EDİLMESİ VE YARGI YOLUNUN İVEDİLİKLE AÇILMASI GEREKMEKTEDİR. BUNA İLAVETEN OMBUDSMAN “DEVLETİMİZ ALEYHİNE HERHANGİ BİR YASAL İŞLEM BAŞLATMALARI VE DAVALARINDA BAŞARILI OLMALARI HALİNDE, DEVLETİMİZ VE KEZA İYİ İDARE YASASI TAHTINDA SAYIN TAHSİN ERTUĞRULOĞLU DOĞABİLECEK ZARARI ÖDEMEK ZORUNDA KALABİLİRLER.” İFADESİNİ KULLANMAKTDIR.

EVET, BAKANIN/BAKANLIĞIN BU KÖTÜ YÖNETİMİ KARŞISINDA KİM NE YAPMALIDIR?
İvedi olarak;

• Bakanlar Kurlu bu kararı düzletebilecek yeni kararlar üretmelidir.

• Koalisyon partilerinin genel başkanları ve başbakan bakanı derhal görevden almalıdır.

• Cumhurbaşkanlığı da dâhil ilgili devlet ve hükümet yetkilileri konuyu derhal yargıya havale etmelidir.

• Bu konuda kayıtsız kalan veya örtbas etmeye çalışan taraflar isnat edilen suça ortak olacaklardır ve kamu vicdanında yerde sürünen itibar ve güvenleri daha da erozyona uğrayacaktır.

• Tetikçilik ve yalakalık yapan bazı kesimler haricinde basım kamu vicdanını SİSTEMATİK olarak harekete geçirmek için misyon üstlenmelidir.
Kısa ve Orta Vadede;

• AB normlarına uyumla özerk ihale kurumu ve İhale Yasasının yürürlüğe konarak peşkeşe imkân veren İhale tüzüğünün bertaraf edilmesi,

• Devlet idaresinin şeffaf, hesap verebilir, verimlilik, etkinlik, etkililik, performansa dayalı ve vatandaş odaklı olmasına imkân verecek şekilde Kamu reformunun gerçekleştirilmesi,

• Kamu reformuna paralel Devlet idaresinde yukarıdaki ilkelerin işlerlik kazanması için her türlü mali, idari ve yargısal denetimin işler kılınması ve

• Özellikle kamu kaynaklarının toplum refahı için optimal kullanımına ilişkin performans bütçeleme, performans denetimi, iç denetim, dış denetim (Sayıştay) ve Ombudsman ve Rekabet Kurulu ve YÖDAK gibi yapı ve kurumların devlet idaresinde hak ettikleri konuma getirilmesi sağlanmalıdır.
Bu haber 577 defa okunmuştur

:

:

:

: