Artık “B” planı olmalı

Dünya Ekonomik Forumu, her yıl İsviçre'nin Davos kasabasında yapılıyor.

Dünya Ekonomik Forumu, her yıl İsviçre'nin Davos kasabasında yapılıyor.
Dünyanın en tanınmış işadamları ve siyasetçilerini bir araya getiren, dünyanın en önemli sorunlarının tartışıldığı konferanslarıyla biliniyor.
Dünya ekonomisi burada yaşıyor ve yaşatılıyor.
Önemli ve prestijli bir organizasyon.
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon ve Rum lider Nikos Anastasiadis’le üçlü bir görüşme yaptı.
Cumhurbaşkanı Akıncı’nın Kıbrıs sorunuyla ilgili bir de konuşması oldu.
“Bu sefer, aynı nesilden iki lider olarak, karşılıklı kabul edilebilir bir çözüme ulaşmak için yorulmaksızın çalışıyoruz ve bunun adamızı birleştirmek adına son çaba olduğunu farkındayız.
İkinci olarak, çözümün iki topluma yarar sağlamanın yanı sıra, AB, Türkiye, Yunanistan ve gelecekteki birleşik Kıbrıs da dâhil olmak üzere tüm ilgili aktörler arasındaki ilişkileri de geliştireceğine ciddi şekilde inanıyorum.
Çözümle birlikte;
Doğu Akdeniz’de yeni keşfedilen hidrokarbon yatakları çatışma ve gerilimden ziyade bir barış, istikrar ve işbirliği vazifesi görecektir.
Birleşik Kıbrıs, doğal gazın AB’ye aktarımı konusunda en elverişli rota olduğu açıkça görülen Kıbrıs ve Türkiye üzerinden geçecek boru hatları için bir merkez işlevi görebilecektir.
Türkiye’den hali hazırda Kuzey Kıbrıs’a getirilmiş olan temiz su adanın tüm nüfusuyla paylaşılabilecektir. AB ve Orta Doğu elektrik şebeklerinin yine en verimli yol olarak Kıbrıs ve Türkiye üzerinden enterkonnekte olması bir gerçeğe dönüşecektir.”
Önemli mesajlar var, aynı zamanda Anastasiades de altı çizilecek sözler söyledi.
Cumhurbaşkanı Akıncı’nın son çaba, hidrokarbon yatakları, doğal gazın Türkiye üzerinden AB’ye götürülmesi, Türkiye’den gelen su ve elektrik enerjisiyle ilgili enterkonnekte birleşmeyi vurgulaması önemli detaylar.
Kıbrıs sorununun çözümüyle, herkesin hem fedakârlık yapacağı, hem de kazanacağı ortada.
Tüm taraflar en başta temsil ettikleri kesimlerin, sonrasında ise ortak kazanmanın yollarını arıyor.
DAVOS, sadece Kıbrıs sorununun konuşulduğu bir platform olmadı, peş peşe önemli görüşmeler, zirveler yapıldı.
Sonrasında önemli görüşmeler başka merkezlere yöneldi, ABD Başkan yardımcısı Biden, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu ile görüştü.
Söylediğim gibi konu sadece Kıbrıs’la sınırlı değil, başta Suriye, Ortadoğu ve terör konuları da bir bütün olarak tablonun genelinde yer aldı.
Belki konular biraz dağılır gibi, ama Türkiye üzerinden AB’ye ulaşacak doğal gaz en başta AB’yi Rusya etkisinden kurtaracak.
Bu önemli bir hedef ve bu anlamda önemli bir çaba gösteriliyor, Kıbrıs da bu çabanın etkili bir kanadı.
Herkes normal olarak kendi çıkarını ön planda tutarken, Kıbrıslı Türkler de artık kendi geleceğini sorgulamalı.
Cumhurbaşkanı Akıncı’nın süreçle ilgili söylediği “Bunun adamızı birleştirmek adına son çaba olduğunu farkındayız” sözleri üzerinden artık kendi kendimize “ne istiyoruz ?” sorusunu sormalıyız.
Birçok sorun ve başarısızlığımızı Kıbrıs sorununa bağladık, hep sorun çözülene kadar erteledik, ambargolar var diyerek hayatımızı kolaycılığa teslim ettik.
Toplumun içinde çözüm isteyenler ve istemeyenler diye düşünce üreten herkes düşüncesini destekleyecek alternatifleri de üretmeli.
Çözümsüzlüğü yaşadık, yaşıyoruz, her gün bu sorunun içinde boğuluyoruz.
Artık ikinci bir plan, yani bir “B” planı olmalı.
Bunun içinde son kırk yılda yapılmayanları görerek, hem yöneticileri, hem de toplumu daha ciddi, daha güçlü bir planlamayla, toplum olmanın, devlet yönetmenin gerçek yüzüyle karşılaştırmalı.

Bu haber 671 defa okunmuştur
  • ahmet adalı  ankara - 26.01.2016 davos ta yapılan görüşmelerden bir sonuc beklemek iyimserlikten öte gitmeyecektir. kıbrıs ta sorunu güney kesimi çıkartmaktadır. çıkartmaya da devam edecek gibi görünmektedir, adanın birleşmesi türk kesimine bir katkı saglamayacaktır. geçmişte yaşanan sıkıntılar kötü günlere tekrar dönülecek, güneye göçen rumlar kuzeye gelip evlerimizi boşaltın geldik diyerek halkı huzursuz edecek evinden yurdundan edecektir, birleşecek bir kıbrıs ta TÜRKİYE nin akdenizdeki hakimiyeti sınırlanacak olup, ege yi bir helen denizine dönüştürmek isteyen yunan akdenize de kolayca inecek,türkiyeyi her yönden saracaktir. uyanık olunmalı gerek AB , gerek diger ülkelerin sözlerine inanılmamalı, başı dik bir ülkenin kalkınması için çok calışılmalıdır.

:

:

:

: