Lefkoşa Bildirgesi ve “Düşmanımın düşmanı dostumdur” siyaseti

Yunanistan, İsrail ve Kıbrıs Cumhuriyeti; 28 Ocak 2016 tarihinde Lefkoşa’da, Nikos Anastasiadis'in ev sahipliğinde, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile Yunanistan Başbakanı Aleksis Tsipras ’la birlikte üçlü bir zirve gerçekleştirildi.
Yunanistan, İsrail ve Kıbrıs Cumhuriyeti; 28 Ocak 2016 tarihinde Lefkoşa’da, Nikos Anastasiadis'in ev sahipliğinde, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile Yunanistan Başbakanı Aleksis Tsipras ’la birlikte üçlü bir zirve gerçekleştirildi.
Bu tür zirvelerde bilinir ki; Ülkelerin ortak hedefleri geliştirilir ve güçlerinin birleştirilmesi hedeflenir. Yani tek başına uğraşmak yerine, birlikte çalışmak için görüşürler.
Peki bu ülkelerin ortak hedefleri nelerdir? Neyi amaçlamaktadırlar?
Kıbrıs müzakerelerinin şimdiye kadarki süreçte; En fazla ilerlemenin olduğunun, artık sona gelindiğinin söylendiği ve muhtemel Referandum tarihlerinin dahi zikredildiği bir süreçte, böyle bir gelişmenin olması, bir o kadar daha önem arzetmektedir.
Neden mi?
Şimdi burada, akla şu soru gelmiyor değil!
Rum tarafı Kıbrıs müzakereleri neticesinde, bir anlaşmanın olma inancında değil midir ki böyle bir işbirliğine gidiyor?
Görüşmelerden sonuç alınacağından umutsuzlar mı?
Zirve süresince birden fazla anlaşma imzalanırken, zirve sonucu “Lefkoşa Birdirgesi” denen esas anlaşma imzalandı.
Ne diyor bu anlaşmalar?
Doğal gazın taşınması konusunda; İsrail’den Güney Kıbrıs’a oradan ise Yunanistan’a, Yunanistan’dan da borularla Avrupa’ya doğal gaz taşınması,
İsrail, Güney Kıbrıs ve Yunanistan’ın denizaltı elektrik kablolarıyla bağlanması,
AB’nin enerji kaynaklarını çeşitlendirmesine katkı koyacak ortak çalışmaların ileriye taşınması,
Ayrıca Su kaynaklarının yönetimiyle ilgili bir anlaşma…
Kısacası; “Lefkoşa Bildirisi’nde enerji, turizm, çevre, suyun yönetimi, terörle mücadele ve mültecilik gibi birçok konuda işbirliği…
Görülen o ki; Rum Yönetimi, (Türkiye üzerinden olması durumunda çok daha düşük maliyet olacağı öngörüsü varken) maliyet ve külfet açısından zor olan yöntemleri kullanmayı tercih ediyor.
Bir taraftan da, Yunanistan Başbakanı, Tsipras, Kıbrıs sorununda “garantisiz
ve garantörsüz” bir çözüm istediklerini tekrarlıyor zirve sonunda.
Doğrusu şaşırmadık!
Kıbrıs müzakereleri önümüzdeki günlerde daha da mı zor geçecek ne!
Baksanıza “Düşmanımın düşmanı dostumdur” siyaseti ile arayışlar,
aralıksız sürmekte…
Bu haber 293 defa okunmuştur

:

:

:

: