Tüm ihaleleri MİK yapsın

KKTC de keyfilik ve düzensizlik kendi istikrarını yarattı.
KKTC de keyfilik ve düzensizlik kendi istikrarını yarattı.
Düşünün, bir eylem, ek mesai ödeneği için bir grev, tüm ülkenin güvenliğini askıya aldırdı.
Kimsenin çalışması veya çalıştırılması üzerinden bir tartışmaya girmeyi bile doğru bulmam.
Karşılığını verecekseniz çalıştıracaksınız, karşılığını veremeyeceğiniz emeği istemeyecekseniz.
Ya da iradeyi, cesareti, devlet yönetmeyi, hakkıyla yerine getirip sorunların çözümü için istikrarlı yönetim ilkesini her şeyin üzerine koyacaksınız.
Birilerinin canını yakmadan, her tarafa mavi boncuk dağıtarak, doğruyla yanlışı birbirine karıştırarak yapılan her ne varsa hepsi yarım yamalak hayatımızda.
Ve hiçbir şey hayatımızı kolaylaştırmıyor, her geçen gün her şey daha da zorlaşıyor.
Güven önemlidir, bu topraklarda devlete, devleti yönetenlere kalmayan tek şey de yine güvendir.
Güveni besleyecek en önemli kaynak şeffaflık, doğruluk ve samimiyettir.
Devlet, devlet kurumları her ne yaparsa şeffaflıkla yapmalı, açık, hesap verebilir, keyfilikten uzak.
KKTC bir usta, bir memleket, öyle kurumlar var ki, devlet bile denetleyemiyor.
Hizmet olarak sahip olduklarını, bir güç olarak kullanıyor, bu güç tabi ki toplum için değil, bu kurumları yönetenler için, onların keyfilikleri için.
Müthiş işlemler yapılıyor, yatırımlar, ihaleler.
İhaleler şeffaf olacakken, olması gerekirken, tam bir bakkal hesabı, tam bir gombina düzeni.
Doğru yapılandan çok, şeffaf yapılana güvenir ve önemserim.
Şeffaf olanlar, düzeltilmeye, yanlışların ayıklanmasına, doğru olanın, güzel olanın yapılmasına zemin hazırlar.
Şeffaf olmayanlar ise az önce söylediğim gibi sadece güvenin yitirilmesine katkı yapar.
Şeffaf olmamakla beraber kaybedilen güven, yalnızlığı getirir, toplumsal sahiplenmeyi bitirir.
Kurumların farklı, özerk olarak kendi ihale düzenlemeleri ve yöntemleri var.
İhale yapılmadan yaptıkları, yatırım ve hizmet alımları da var.
Bunların güvenilir olmalarını sağlamak kolay değil, kolay olmaması tercih edilen yöntemle ilgili.
Büyük ve ciddi ihalelere çıkan kurumlar yasaları gereği, istedikleri ihaleleri kendileri açıp, istemediklerini de Merkezi İhale Komisyonu aracılığıyla açabiliyorlar.
Yani her iki yol da kullanılabiliyor.
Aslında tüm bunları güvenilir yolla yapmak ve her türlü şaibe ve soru işaretini ortadan kaldırmak çok kolay.
Bakanlar Kurulu karar alarak bütün ihalelerin MİK ( Merkezi İhale Komisyonu) tarafından yapılmasını sağlayabilir.
Ya da kurum yönetim kurulları karar alarak bu işlemleri yapabilir.
Bazı kurumlarda yapılan ihalelere hep aynı şirketler katılıyor ve bu şirketler açılan ihaleleri sırayla alıp, sırayla kazanç sağlıyor.
Kurumlar içinde, bu şirketlerle ilişki içinde olan çalışanların olduğu da ciddi şekilde konuşuluyor.
Artık ilkel ve şaibe yaratacak ihale yöntemlerinden, güvensiz, şeffaflıktan uzak yönetim ve anlayışlardan uzaklaşmak her zamankinden daha bir elzem.
İhale açılır, ilgililer müracaat eder zarflar kutuya atıldıktan sonra kamuya açık olarak duyurulur, her şey göz önünde yaşanır ve biter.
Teklifler açıldıktan sonra teklif sahipleri çağrılırsa olmaz, olmamalı.
Yapılıyor mu? Yapılıyor.
Kimse hiçbir yerde kalıcı değil, mal sahibi değil, kurumlar toplumun öz varlıklarıdır.
Herkes bu gerçeğe göre hareket etmeli.
Etmeyenlerin de yanına kalmamalı.
Bu haber 613 defa okunmuştur

:

:

:

: