“İkametgâh belgelerinin dörtte üçü borç için”

Memleketin bir tarafında, vatandaşın bir kısmı, bitmeyen ganimeti götürmeye devam ederken, önemli bir çoğunluk ciddi sıkıntılarla yaşıyor.
Memleketin bir tarafında, vatandaşın bir kısmı, bitmeyen ganimeti götürmeye devam ederken, önemli bir çoğunluk ciddi sıkıntılarla yaşıyor.
Bedava toprağı al, başkalarına devret, milyonları zahmetsizce kazan.
Bu düzenin bitmesini isterler mi hiç?
Adaletin, eşitliğin, hukukun olmadığı yerde, tabi ki bunlara şaşırmıyoruz, en kötüsü de bu.
Ya da keyfi, kişisel tercihe göre yasa, ahlak takıntısı olmadan, yandaşlara dağıtılanlara.
Bugün tanık olduğumuz olaylara, şaşırdığımız zaman belki bir şeyler düzelir.
Bu düzen herkesin işine geldi, herkes bir yerinden bu bataklığa bulaştı.
Kimisi paçaya kadar, kimisi dizine kadar, kimisi de boynuna kadar bu bataklığın içinde.
Devletin bizzat yöneticileri tarafından, iradesi başka amaçlar için kullanılıyor.
Nereye baksanız, nereyi tutsanız, elinize bir şeyler bulaşıyor.
Artık statüko denen durum açık seçik ortada, devlet denen yapının yöneticiler elinde nasıl hoyratça kullanıldığı, harcandığı, kişisel menfaatler için hırpalandığı gün gibi belirgin.
Durum gerçekten kötü, insanlar mutsuz, huzursuz, umutsuz, beklentisiz.
Bu durum nasıl değişecek? Esas düşünülmesi gereken bu.
İhaleler, el altından vermeler, al gülüm, ver gülüm meseleleri.
Bunları kim yarattı, neden kimse kimseye hesap soramıyor?
Neden her mesele komitelere havale ediliyor, neden sonuç yerine zaman kazanma taktiği uygulanıyor?
Siyaset sorumlu arıyorsa, kendine bakacak, kendini kollamaktan vazgeçecek.
Söylediğim gibi, bir tarafta memleketin malını mülkünü, imkânlarını, kaymağını götürenler, diğer tarafta ise yine bu memleketin her türlü kahrını, sıkıntısı yaşayanlar.
Ülkenin durumu ciddi anlamda kötü, bunu bir örnekle güçlendireceğim.
Muhtarlar Birliği üyeleri ADA TV de program konuğumdu.
İnsanlara en kolay, en kestirme, en yalın ulaşabilme makamları muhtarlıklardır.
Muhtarlar en alt, en geniş kamu görevi yapan insanlardır.
Eskiden her bölgede, her sorun, her konu muhtarlardan sorulurdu.
Köylerin belediyelere bağlanması ve muhtarların bağımsız seçilmesinin sağlanması ile muhtarların eski konumu kalmadı.
KKTC’de muhtarlar 64 belgeye imza atıyor, doğumdan, ölüme, evlenmeden, ayrılığa, seçmeden, seçilmeye, her konuda muhtarların imzası belirleyici oluyor.
Özellikle seçim zamanlarında verilen ikametgâh belgesi ile ilgili ciddi sorunlar yaşanıyor.
Şimdilerde verilen ikametgâh belgelerinin önemli bir çoğunluğu ise;
Bankalara borç, kefillik, borcun borçla kapanması için veriliyor.
Her gün 5 ile 20 arası ikametgâh belgesi veriliyormuş bu amaç için.
Verilen belgelerin dörtte üçü borç ilişkisi ile ilgili.
Bu normal bir durum değil.
Bu ülkede vergi rekortmeni listesinin ilk üç sırasında bankalar yer alıyor.
Bu bile tek başına ülkenin durumunu gösteriyor.
Kısaca durum budur, ayakları üzerinde durmak, vesayetten kurtulmak, dik duruş göstermek, egemen olmak, çakıl taşı vermemek, bu söylemler sadece bu gerçeklerin saklanması için kullanıldı yıllarca.
Aslında görmek isteyenler için gerçek ortadadır.
Ortada olan gerçeğimiz gayet net, artık kral çırılçıplak.
Bu haber 621 defa okunmuştur

:

:

:

: