Sorun tekelleşmedir

Türkiye’den gelen su uzun zamandır tartışılıyor.
Türkiye’den gelen su uzun zamandır tartışılıyor.
Projede sona gelindi ve tıkanma ortaya çıktı.
Özellikle belediyeler, suyun yönetim ve tahsilât işinde birinci sorumlu olarak projede hangi noktada olduklarını bilemediler.
Hala daha bilmiyorlar.
Çünkü önlerine doğru dürüst bir metin bile verilmedi.
Hükümetin hazırladığı “ileri istişare” belgesi bile onlarla konuşularak hazırlanmadı.
Dört Bakan “ileri istişare” belgesiyle Türkiye hükümetinin kapısını çaldı.
“Biz hazırlığımızı yaptık, geldik” dediler.
Maliye Bakanı Birikim Özgür “Bir iki anlaşma metni hazırlandı. Birisi uygulamaya girecek dedi.”
Yani hükümetin hazırladığı “ileri istişare” metni kabul görmedi.
Amaç edilen ticaret değil, duygusal ilişki olsaydı bunlar yaşanamazdı.
Bu metne ısrarla CTP-UBP hükümetinin ortak metni deniyor.
Peki, CTP mi, yoksa UBP mi daha önceki ısrarlarından geçti, ne oldu da ortak noktada buluştular?
Yoksa kendilerine “bizim hazırladığımız bunlar, birini seçeceksiniz” mi dendi.
Kulaktan dolma bilgiler, her taraftan kendine göre görüşler geliyor.
Su konusu toplumun konusudur, hükümetin konusu olmaktan çoktan çıkmıştır.
Bu konu toplumsal mutabakatı gerektiriyor, tabi ki birileri bunu önemsiyorsa.
İddia ediyorum ki, su konusu da ERCAN konusu gibi olacak.
ERCAN özelleştirildi de başımız göğe erdi ya, her gün yeni bir olay.
Özelleştirme nedir? Neden yapılır, ne gibi faydalar sağlar?
“Özelleştirme;
Milli ekonomi içerisinde, kamunun rolünün asgariye indirilmesi veya tamamen kaldırılmasıdır. Millileştirmenin tam tersidir. Bu anlamıyla özelleştirme sadece kamu kuruluşlarının elden çıkarılması değil, piyasanın tam anlamıyla serbest piyasa koşullarına uygun hale getirilmesi, devletin elini ekonomiden neredeyse tamamen çekmesidir.

Özelleştirmenin Amaçları
1. Ekonomik Amaçlar
a) Verimliliği ve etkinliği arttırma kamu kuruluşlarının kar amacı gütmemesi, genel olarak rekabetten uzak olması kuruluşun, ekonominin kıt kaynaklarını kullanması ise ekonomideki verimliliği azaltmaktadır.
b) Piyasa ekonomisini güçlendirmek dünyada şuanda kabul gören ekonomik görüş, liberal piyasa ekonomisidir. Piyasa ekonomisi globalleşmeyle birlikte hızla yayılmakta, dış ticarete açık olan ülkeleri kendi kurallarına uymaya zorlamaktadır.
Ve en önemlisi;
Rekabet koşullarının düzeltilmesi güçlü bir özel sektör, devletin ekonomiden elini çekmesi gibi politikalar serbest piyasa ekonomisinin öncelikli koşullarıdır.”
Bizde böyle mi olacak, burası normal bir ülke mi? Rekabet ortamı var mı, yaratılacak mı?
ERCAN özelleştirilirken yine bunları söyledik.
Yaşananları görüyoruz, bu devlet özelleştirme de, özel sermaye karşısında zayıf, denetleyemez, hukuk yok, yargı, yok, bunları ciddiye alan yok.
Bugüne kadar her imza atan hiçbir bedel ödemedi, sorumluluktan kurtuldu.
Bedeli ve yükü halkın sırtına kaldı.
Bu ülkenin tüm su kaynaklarının özele devredilmesine, bu devletin hiçbir söz hakkının olmamasına, Belediyelerin su konusundan uzak tutulmasına, tekelleşme yaratılmasına karşıyım.
Bu ülkenin kaynakları hem Türkiye’deki hükümetlerin, hem de buradaki hükümetlerin destekçilerine dağıtılacak kadar çok değil.
Ülkenin tek havaalanı gitti, su kaynakları gitti, belli oldu ki sırada elektrik var.
Sorun özelleştirmeden çok tekelleşmedir, alım garantisini bu halkın sırtına yüklemektir, birilerinin bizim üzerimizden memnun edilmesidir.
Bu haber 665 defa okunmuştur
  • Tekelleşme mi? Hasan Mehmet  Lefke - 13.02.2016 Esas sorun gerçekten tekelleşme mi? Ülkenin genel durumuna bakılırsa, ihmal edilecek patates ve hellim haricinde hiçbir üretimi yok. İhracat göz ardı edilebilecek seviyede. Ülkenin yatırım yapma kabiliyeti sıfır. Hatta maaş ödeyemeyecek durumda. En iyi sektör olan yüksek öğretim ve turizm tamamen Türkiye``nin pompalaması ile. Nüfusun neredeyse yarısı devletten ödeniyor. Devlet tamamen siyasilerin arpalığı durumunda. Bütün bunların yanında, yol, elektrik, havaalanları, limanlar Türkiye tarafından karşılıksız yapılmış. Yani bu ülkenin kaynakları Türkiye tarafından kurulmuş. Bu ülke yöneticileri tarafından ise Eti, Sanayi holding, KTHY misali batırılmış. hesap dahi sorulmamış. Şimdi yapılmak istenen özelleştirme ile en azından hesap sorulabilirliği sağlamak. Tekelleşmeden korkuluyorsa, çaresi belli. Anti tekel yasaları. Bir taraftan ``Çözüm ve AB`` deyip öte taraftan özelleşmeye kulplar bulup yan çizmek olmaz.
  • İBRAHİM ÇAKIRDAĞ   - 12.02.2016 Yazının vurucu noktası ``Bu ülkenin kaynakları hem Türkiye’deki hükümetlerin, hem de buradaki hükümetlerin destekçilerine dağıtılacak kadar çok değil. ``

:

:

:

: