Yapacak çok şey var Sayın Başbakan

Türkiye, kuzey Kıbrıs’a su taşıyarak önemli bir hamle yaptı.
Türkiye, kuzey Kıbrıs’a su taşıyarak önemli bir hamle yaptı.
Kıbrıs’ta, Ortadoğu da, ileriki zamanlarda suyu gideceği başka ülkelerde ve elbette bölgedeki doğal gaz konusunda bir adımdır bu.
Durduğum nokta aynı;
Dünyanın hiçbir yerinde, ülkenin tüm su kaynakları özel bir şirkete bırakılamaz.
Bu ülkede devlet idaresi özel sermaye karşısında zayıf, siyasiler özel sermayedarlarla farklı ilişkiler içinde, bu su konusu, bu şekilde çok ciddi sıkıntılar yaşatacak.
KKTC bir devletse, sorarım;
Hangi devletin öz varlıkları, kaynakları kendi kontrolünde olmaz?
Bu devlet sadece makamlardan ibaret mi?
Yönetecek bir şey yoksa niye bu ülkede yöneticiler, makamlar, bürokratlar var?
Suyun gelişi, yönetimi, dağıtımı, tahsilâtı hepsi ayrı ayrı sorun ve çok iyi organize edilmesi gerek.
Ne talihsiz bir açıklama;
Başbakan Ömer Kalyoncu “Suyu Kıbrıs’a getiren Türkiye, şartlarını ortaya koydu. Başbakan olarak su ile ilgili yapacak çok bir şeyimiz olmadığı kanaatindeyim.”
KKTC ayrı bir devletse, benim kanaatime göre yapacak çok şeyi var.
Gelen su hangi amaçlar için kullanılacak?
“Proje ile KKTC'nin uzun vadeli su ihtiyacı karşılanacak. Anamur Dragon Çayı üzerinde tesis edilen Alaköprü Barajı'ndan alınacak yıllık 75 milyon metreküp su, 2050 yılına kadar Kıbrıs'ın bütün içme suyu ihtiyacını karşılayacak.
Suyun yaklaşık 38 milyon metreküpü, KKTC'de inşa edilecek arıtma tesislerinde arıtıldıktan sonra içme suyu maksatlı kullanılacak. Kalan 37 milyon metreküp su ise zirai sulama amaçlı kullanılacak.”
37 milyon metreküp su zirai amaç için kullanılacak.
İşin en önemli, fakat gündeme bile gelmeyen noktalarından biri de bu suyun tarımda nasıl kullanılacağı.
Hangi bölgede nasıl bir tarım faaliyeti gerçekleştirilecek, ne yetiştirilecek, girdi miktarlarından ezilen üretici nasıl daha ucuz bir üretim yapabilecek?
Belki de en önemli konu, üretilen ürün nasıl Pazar bulacak?
İşte bu noktada Başbakan Kalyoncu’ya sesleniyorum.
Yapacak çok şeyiniz var, su konusunda en çok tartışılan konulardan biri de, aynen AKSA’ dan elektrik alımında olduğu gibi garantili alım noktasıdır.
Bu suyla tarım canlanacaksa, en önemli amaç buysa, burada, bu suyla üretilecek ürünlere Türkiye kapısını açsın, alım garantisi versin.
Türkiye hükümeti ile yapılan görüşmelerde bu konu gündeme getirilmediyse büyük kayıp, bu mesele hiç olmazsa bir noktada kazançlı çıkmamızı sağlayabilir.
Belki de geç kalınmış değildir.
Bunu su anlaşmasına dâhil etmek, bu konuda diretmek, bunu istemek hükümetin görevidir.
Türkiye hükümeti bu ülkede, bu güzel topraklarda yetişecek ürünlere, seksen milyonluk pazarın kapısını açmalıdır.
Bunun mazereti yok, buraya denizi geçerek suyu getirmek uluslararası alanda sıkıntı yaratmıyorsa, burada üretilen ürünlere pazarını açmakta sıkıntı yaratmamalı.
Evet, Sayın Başbakan yapabileceğiniz çok şey var.
Bir başka örnek;
Türkiye’den gelen suyla üretilecek ürünleri, iç pazarda, milyonluk otellerde, turizm alanlarında kullandırmayı zorunlu hale getirebilirsiniz.
Bu güç yasalarla sizin elinizde, bu halk üretsin, gençlere iş alanları açılsın.
Hep garanti veren olmayın, biraz da alan olun.
Alın ki bir taraftan da kazancımız olsun.
Bu haber 722 defa okunmuştur

:

:

:

: