Nostaljinin pazarlanması

20.Yüzyılın ikinci yarısı olağanüstü değişimlere sahne olmuş, bu değişim trendi özellikle son çeyrekte iyice hızlanmış, bilinen dünyayı tam anlamı ile değiştirerek tüketicilere bambaşka bir form içinde yepyeni bir dünyayı sunmuştur.
20.Yüzyılın ikinci yarısı olağanüstü değişimlere sahne olmuş, bu değişim trendi özellikle son çeyrekte iyice hızlanmış, bilinen dünyayı tam anlamı ile değiştirerek tüketicilere bambaşka bir form içinde yepyeni bir dünyayı sunmuştur. Bu hızlı değişim trendi başlangıçta eskinin yıkılarak yerine yeninin ikamesi şeklinde tecelli ettiği için, bir müddet sonra değişim bizzat kendisini eskitmeye başlamış ve eskiye özlem duyulmaya başlanmıştır. Bir başka deyişle günümüzün post modern tüketicisi, yaşanan üst gerçekliğin yüzeyselliği karşısında yaşanan başka zamanların arayışına girmişlerdir.

Bu durumda, geçmişi özleyen, kendisini geçmişten çok gelecekte güvende hisseden post modern bireylerin oluşturduğu çok geniş bir tüketici kesimi, tabii ki ayrı bir segment olarak, pazarlamacıların dikkatini çekmekte gecikmemiştir.

Retro pazarlama olarak da adlandırılan bu konseptte hedef, geçmişle bağ kurmak isteyen bireyler olup, bu beklenti, pazarlamacılar tarafından geçmiş aktivitelerin yeniden yaratılması ve hafızalardaki geçmiş temsillerin hatırlatılması ile sağlanmaya çalışılmaktadır. Yani bir anlamda kişilerin bugünkü hayatlarında geçmişin bazı yönlerinin yaratılması suretiyle mal ve hizmet satışının gerçekleştirilmesi amaçlanmakta ve teknoloji ve bilimsel ilerlemelerle geçmiş alışkanlıkların bir sentezi yapılarak tüketici elde edilmektedir.

Bu gün için genellikle orta yaş ve üstü bireylerden oluşan bu segmentte, özel bazı pazarlama taktikleri ve stratejileri kullanılarak, günlük gereksinimlerin karşılanmasının yanı sıra duygusal gereksinimlere cevap verecek ürün ve hizmetlerin geliştirilmesi ve/veya günlük ihtiyaçların karşılanması aşamasında aynı zamanda ve birlikte duygusal gereksinimlerin giderilmesi amaçlanmaktadır.

Pazarlamacılar için kişisel nostaljiyi harekete geçirmenin ve ardından tatmin etmenin yolu onların gençlik günlerinden hatırlarında kalan unsurları bu segmentteki tüketicilere sunmaktır. Eski bayramların hatırlatılması suretiyle yapılan iletişim çalışmalarını, bir margarin firmasının mutfaklarınızda 40 yıldır değişmeyen lezzet teması ile yaptığı atakları, rakı benzeri geleneksel ürünlerin bazılarının nostaljik temaları tercih etmesini bu kapsam içinde değerlendirmek mümkündür. Keza, klasik üslupla inşa edilen konut projelerinin ve Safranbolu, Mardin vb. gibi iyi korunan yerleşim yerlerinde, yerel özellikler taşıyan uslup içinde sunulan hizmetlerin ciddi miktarda talep görmesi, de bu beklentilerin bir sonucudur.

Retro pazarlama sadece ürün ve hizmetin geleneksel formlar içinde sunulmasıyla yetinen bir kavram değildir. Bu anlayış, geçmişte varolan ve büyük talep alan markaların yeniden canlandırılmasını da içerir. Geçmişi geride bırakmanın, belirtilen segmentte yer alan tüketicide yarattığı hüzün ve özlem bazı markaların yeniden yaratılması ile giderilmeye çalışılır. Bu çalışmalarda, varolan marka mirasının, yöntemi kullanan firmalara ciddi bir ekonomi sağlayabileceği de açıktır. Alışılmış sloganlar, bilinen ambalajlar kullanılmak suretiyle, geçmiş günlerin anıları, retro ürünlerde kullanılarak, geçmiş marka deneyimlerinin birikiminden yararlanılır.

Tavanarasında bulduğum, bir dönemin popüler sabun markası “ hasan Atilla” paketi, bana yaşdaşlarımın hemen hatırlayacağı ve “ I have the feeling, for tour information” şarkısına adapte edilen “Çamaşırda sen, bulaşıkta sen heryerde sensin hasan Atilla” cingılını anımsattı ve oradan hareketle de geçmişe bıraktığımız ama şimdi tekrar canlandırılabilse önemli miktarda alıcısı olabilecek yerli markaları düşündüm.

Benim aklıma Hasan Atilla sabunları ve deterjanları geldi. Eminim ki böyle pek çok yerli marka kendisini tekrar piyasalara sürecek girişimcileri bekliyor. İnanın pek çok yeni markadan daha başarılı sonuçlar verir.

Şimdi isterseniz bunu bir ucundan da fuarcılığa bağlayalım. Mademki ortada böyle bir Pazar var, bu durumda, Fuarcılık sektörünün bu pazardaki oyuncuların bire bir iletişim gereksinimlerine cevap verecek organizasyonları üretmesi gereği açıktır. Bence şık bir fuar olur. “ Nostaljik Ürünler ve Markalar Fuarı” Kulağıma hoş geldi. Siz ne dersiniz?
Bu haber 156 defa okunmuştur

:

:

:

: