Tetiği çeken de veren de !

Binlerce, masum insanın, hayatına kasteden.
Binlerce, masum insanın, hayatına kasteden.
Bir o kadar da, insanı dul ve öksüz bırakan.
Devletin ve vatandaşların, kurumlarına, mallarına zarar veren
PKK‘nın, Türkiye’nin, Güney Doğusunda sürdürdüğü, terör olaylarını.
Nefretle, lanetleyerek izliyoruz.
Türkiye’nin, büyük şehirlerindeki, sabotaj olayları ise, bu terör örgütü ve bununla işbirliği içinde olan, terör örgütlerinin, marifeti olduğunu da, resmi makamların açıklamalarından öğreniyoruz.
Bu, terör örgütüne giden, silah ve mühimmat, ABD tarafından PYD‘ye verilen silah ve mühimmatın da, büyük bir kısmının PKK‘nın eline geçtiğini, yine yapılan resmi açıklamalarla ve AB’nin açıklamalarından öğreniyoruz.
Bunun yanında, külliyetli miktarlarda PKK‘ya giden silah ve donanımın, büyük bir kısmı, bizimle ortaklık yapıp, kardeş gibi yaşayacağını iddia eden, buna da, safça inanan ve umut bağlayan, bizdeki bazı çevrelerin.
Bu yazıyı, iyi okumalarını salık veririm..
Türkiye’deki kardeşlerimize yağdırılın, mermi ve roket atarların, tıpkı, bizlere 1974 öncesi atılan, mermi ve roket atarlar gibi, menşei
“Güney Kıbrıs.”
Güney Doğudaki operasyonlar sırasında, Güvenlik Kuvvetlerinin
karşılaştığı direniş ve o direnişlerde kullanılan silahların, teröristlerin etkisiz hale getirilmesinden sonra yapılan, çok kapsamlı araştırma ve soruşturmalarda, PKK‘ya en büyük silah desteğinin, Güney Kıbrıs’tan olduğu ortaya çıktı.
Türkiye genelinde alınan, onca ciddi tedbire rağmen, silah ve mühimmatın, Güney Doğu’ya akması, güvenlik örgütlerini ve istihbarat birimlerini, harekete geçirdi.
Silahların, Güney Kıbrıs menşeli olduğu, ortaya çıktı .
PKK‘ya, Güney Kıbrıs’tan giden silahların güzergahı ise şöyle :
Güney Kıbrıs.
Lübnan.
Suriye.
Ürdün.
Ardından da Kobani üzerinden, Cizre, Nusaybin, Silopi ve Sur’daki PKK terör örgütüne, ulaştırılmaktaydı.
Giden silah ve mühimmatın menşei, Güney Kıbrıs.
Türkiye’deki, on binlerce masum insanın öldürülmesine, neden olan silahların, bu terör örgütüne verilmesi kararının altında, Güneyin mührü vardır.
Bu mührün mürekkebinin bıraktığı izde, büyük bir insanlık suçu
işlenmektedir.
Bu “insanlık suçu“ Denya Camisi’nde işlenen, insanlık suçundan daha büyük bir suç, teşkil etmiyor mu ?
Bu olay, küçük, Güney Kıbrıs’ın, büyük hesabının da, ortaya çıkması bakımından, önemli ve düşündürücü olsa gerek.
Güneyin büyük hesabı: aklınca bu silahları vererek TC Devletini bölecek.
Parçalayacak.
TC‘yi güçsüz kılıp.
Adada, hayal ettiği sonuca ulaşacak.
Ortaya çıkan, bu gerçek karşısında, nerede olursa olsun.
Türk’e karşı, iyi niyetten yoksun olan. Güneydekilerin, Kıbrıs görüşme masasındaki, hal ve gidişlerinde, iyi niyet aranabilir mi?
Bunların, Türk’e karşı içleri “çufut çarşısı .”
Ortaya çıkan gerçek karşısında, Güney Kıbrıs, çok büyük bir insanlık suçu işlemiştir.
Tetiği çeken de.
Silahı veren de, ayni suçu işler.
Bunun hesabı sorulmayacak mı ???
Bu haber 243 defa okunmuştur

:

:

:

: