Gündem değiştikçe ERCAN’cılar seviniyor

Bu ülkeye çözüm, barış ve huzur her zaman olduğundan daha gerekli.
Bu ülkeye çözüm, barış ve huzur her zaman olduğundan daha gerekli.
Bizim için yılların neler sakladığını, nelere tanıklık ettiğini sosyal bir patlama ile yaşıyoruz, canlıca şahit oluyoruz.
Evet, yaşadığımız sosyal bir patlamadır, bunun başka bir adı yok.
Her türlü yasa dışılık, keyfilik, şiddet, sapık ilişkiler ve bunları normalleştirmek ancak sosyal bir sorun olabilir.
Elbette direnenler var, olacak da, “her ülkede olaylar yaşanır” diyenleri de duyar gibiyim.
Güneyde Cumhurbaşkanı sorgulandı, Bakanlar, yüksek mevkililer yapılan yanlışların bedelini yargı önünde ödediler, ödettiriliyor.
Bizde adalet, hukuk adamına göre, her kesim ucu kendine dokunmasın diye kesimdaşlarını koruyor, kolluyor.
Uluslar arası hukuk içinde olmazsak bizden bir şey olmaz dememiz de bundan.
Uluslararası Özel Hukuk;
“Kişiler arası hukuk sorunlarında, hangi devletin hukukunun uygulanacağını karara bağlar. Hiçbir devlet kendi hukuku dışındaki hukuk sistemlerini yok varsayamaz. Uyuşmazlıklar özellikle yurtdışında yaşayan vatandaşların sorunlarıyla ve yabancılarla ilgilidir.
Aynı sorunlarda devletler farklı hukuk sistemlerine sahiptirler ve kanunlar ihtilafı (yasa çatışması) durumunda hangi yasa ve hangi ülkenin mahkemesi yetkilidir, buna ilişkin hükümleri içerir. Mahkeme ve yasa değişik olabilir. Yine ticari ortaklık, vb. iç hukuk tüzel kişilerinin kendi devletlerinin sınırlarını aşan ve birden çok devletin yetki alanına giren durumlarda bu özel hukuk kişileri arasındaki ilişkileri düzenler ya da bunların bağlı olacağı iç hukuku belirler.”
Uluslararası hukuk, hukuksuzlukları hesaba çeker, keyfiliği engeller, denetimi meşrulaştırır.
Gerçek anlamda hukuk devleti olan, kuvvetler ayrılığı ilkesi canlı tutulan, bu temellerle sağlamlaştırılmış hangi devlet yapısında, kuzey Kıbrıs’ta bugün normal sayılan olayların üstü örtülebilir.
Hangi ülkede siyasetin yarattığı yargısal bir konu yine siyasetin insafına bırakılır?
Hangi ülkede devleti zarara uğratanlar, kamunun parasını, malını hoyratça harcayanlar, bu ülkede olduğu gibi ödüllendirilir.
Burası arkasına saklanılan “egemenlik” kalkanı ile kendi kendine karar alıp uygulayan bir devlet mi, yoksa bir alt yönetim mi?
Bunu açıkça, samimice çözer ve karar verirsek, o zaman bu gösteri düzeninin bizi kandırmasını önleyebiliriz.
Siyasetçi kesiminin kendini kanıtlayabilmesi inandırıcı, samimi, dürüst olduğunu gösterebilmesi için birçok fırsat geldi, geçti.
Bunun son örneği ERCAN da yaşananların, erken ve şeffaf bir şekilde aydınlatılmasıydı.
Görünen o ki yapılmak istenen yine bildik yöntem.
Unutturma, soğutma, zamana yayma, sonuçsuz kalacak komitelere havale etme.
Siyaset kurumu o kadar şaibeli ki ortaya çıkarılmış, çözülmüş bir tek konu yok.
Ne oldu KTHY, ne oldu ETİ, ne oldu ERCAN.
Bir suç varsa da, yoksa da, yaşanan her neyse ortaya çıksın, derdimiz bu.
Bu olaylarda adı geçenler, isimlerinin temizlenmesi için bunu bizzat kendileri istemeli.
Ama nerede, ülke gündemi değiştikçe, farklı konular bomba gibi ortalığı salladıkça seviniyorlar her halde.
Bu haber 461 defa okunmuştur

:

:

:

: