Hallerine bakalım hizaya gelelim

Yunanistan’ın, iki AP milletvekilinin söylediklerini okuyunca biz kimlerle, anlaşmak için, müzakere masasında olduğumuzu, daha iyi idrak ettim.
Yunanistan’ın, iki AP milletvekilinin söylediklerini okuyunca biz kimlerle, anlaşmak için, müzakere masasında olduğumuzu, daha
iyi idrak ettim.
Hani değiştiler 21‘ci yüzyılda insan hakları, temel hak ve özgürlüklerinden, nasiplerini aldıklarını zannetmiştim.
Fakat çok büyük oranda yanıldığımı gördüm.
Yunanlılar, hep öğünür medeniyeti ve demokrasiyi, dünyaya yaydıkları için.
Fakat şimdikilerle eski Yunan’dakiler arasında, dağlar kadar fark var.
Eski Yunan’da kölelere bile yaşam hakkı tanınırdı.
Şimdiki Yunanistan’da ve coğrafyasında yaşayanlarda, bunu göremezsiniz.
Bunu da nereden çıkardın diye haklı olarak sorabilirsiniz.
Yanıtı ve ispatı Avrupa Parlamentosu.
Yunanistan’ın ve Güney’in Avrupa Parlamentosu’ndaki temsilcileri olan Elefterios Sinadinos ve Thocehareus‘un söylediklerine, bir bakalım.
Yunanlı vekil, Sinadinos AP’da yaptığı konuşmada:
“Bilimsel dilde ifade edildiği üzere, Türk’ler pis ve kirli. Oyun oynarken pis ve kirli, vahşi köpeklere benziyorlar. Ama düşmanla savaşmak zorunda kaldıklarında, kaçıyorlar. Türklerle baş çıkmanın tek etkili yolu, kararlı olmak.”
Bu soysuz vekile kimin kaçıp, kimin kaçmadığını, öğrenmesi için , 26 Ağustos 1922 tarihini okumasını salık veririm.
Bu terbiyesiz vekil yakıştırdığı sıfatları tüm dünyadaki Türkler için, sarf etmektedir.
Bu terbiyesize verilen ceza AP başkanı Martin Schulz tarafından Meclis salonundan çıkarılması oldu.
Sinadinos Efendi, Dünyadaki, tüm Türklere hakaret etti.
Cezası bu mu olmalı ?
Herhalde Dünyadaki, Türk sivil toplum örgütleri, bunun hesabını sorar.
Gelelim bizimle “Sarmaş dolaş olarak, Birleşik Kıbrıs’ta yaşayacağımızı” iddia eden Güneydekilerin vekilinin, söylediklerine.
Rum vekil Theocharous, adanın bir Helen Adası olduğunu. % 17 – 18 bir Türk azınlığın bulunduğunu. Bu azınlığın , çoğunluğun siyasi iradesinin önünde, bir engel teşkil etmemesi gerektiğini. Yunanistan’la birleşme ( Enosis ) konusunda, yaptığı açıklamaya da, şu açıklığı getirdi.
“… Bu gün seçme hakkımız olsa idi, her vatandaş özgür seçim yapabilse idi, o zaman Kıbrıs’ın Yunanistan’la birleşmesine, ben de evet oyu verirdim. Bu duygusal açıdan konumum budur.”
Bu terbiyesiz de, bize şunu söylüyor utanmadan.
Enosis için, bu ortamda, fiiliyata girişmek mümkün değil. Cunta bunu yaptı. Adanın yarısı gitti. Ortam müsait değil.
Fakat ben de, tüm Elen vatandaşlarımızın da duygularında ve düşüncelerinde bu var. Bunu tahakkuk ettirmek, bu ortamda zor.
Ortamı sağlamamız lazım. O da; Ada’dan Türkiye’nin varlığını, silip atmak. Federal Birleşik Kıbrıs safsatası ile, Kıbrıslı Türkleri aldatıp, istediğimiz ortamı, elde ettikten sonra içimizde bir duygu olan, Adanın Yunanistan’la birleşmesini gerçekleştirmemiz , daha kolay olur.”
Vekiliye hanımın açıklamalarından çıkan, tasavvurları bunlar.
Bu terbiyesizler, bu kelamları yaptıktan sonra aradan, günler geçmesine rağmen Kuzeyde ciddi bir protesto, kınama, görmedim.
Bizdeki sivil toplum örgütleri hala daha, kadınlar gününü kutlamakla meşgul.
Yunanlı terbiyesizin söyledikleri, Türk kadınını da bağlamaz mı ?
Biz bu zihniyetle, bu “ duyguları “paylaşanlarla mı “Birleşik Kıbrıs’ı “ oluşturup, birlikte yaşayacağız ?
Aklıma, rahmetli İnönü’nün bir tekerlemesi geldi;
“HADE CANIM SİZ DE.”
Bu haber 185 defa okunmuştur

:

:

:

: