Güzelyurt – Şehit Turgut Ortaokulu’nun AŞK Konulu ŞİİR Dinletisi…

Birkaç hafta öncesinden okul müdürü tarafından davet alıyorum. Okuyacağım şiiri de gönderiyorum. Böyle bir geceye “ AŞK SOBELESİN BİZİ” yakışır.
Birkaç hafta öncesinden okul müdürü tarafından davet alıyorum. Okuyacağım şiiri de gönderiyorum. Böyle bir geceye “ AŞK SOBELESİN BİZİ” yakışır.
Her yıl aksatmadan tekrarlanan özel bir gece… Bu akşam 5. si yapılacak… AŞKA, SEVGİYE, her türlü güzel duyguya yer verilecek bir akşam… Şiir gecesi 19.30 da başlıyor. Ben erkenden yola çıkıyorum. Gündüz gözüyle etrafı görmek istiyorum, çünkü… Bu taraflar oldukça bakir… Tarlalar yeşillenmiş. Azalan portakal bahçeleri yine de insanın gözünü gönlünü okşuyor; eskisi kadar çok ağaç olmasa da…
Öncelikle okula yakın bir yerde kahve içme düşüncem var. Geçen gelişimde bir pizza salonu belleğimde kalmış… Arabamı park edip içeri giriyorum. Masalarda oturanlar yemeklerine başlamışlar çoktan… Bir kahve köşesi bulup oturuyorum. Keyifle kahvemi yudumluyorum. Temiz, ışıklı ve güler yüzlü elemanları olan bir mekan…
Kahvem bitince Güzelyurt’un Atatürk Kültür Merkezini soruyorum. Mekanın sahibi olmalı… Beni Lions Kulüp etkinliğinden hatırlıyor. Kahve ikramımız olsun, diyor. Salonun yerini güzelce tarif ediyor… Teşekkür edip ayrılıyorum…
Hava iyice kararmış ama yolları biliyorum nasıl olsa… Derken salonun önündeyim. Okul Müdürü CENGİZ TOPEL UZUN beni gülen yüzüyle karşılıyor. Daha önce de birkaç kez okullarına gelip söyleşi yaptığım için birbirimizi tanıyoruz zaten
İçeri geçiyoruz. Salon şimdiden dolmuş bile… Kocaman sahne bayraklarla süslenmiş. Kuru yapraklar, bir bank… Hafifçe çalan müzik… Dileyen oturarak, dileyen ayakta şiirini okuyacak. Elime programı alıyorum. Ortalarda bir yerlerde şiirimi okuyacağım. Gayet uygun…
Sahnede dev bir ekran var. Her şiire göre özenle seçilmiş görüntüler ve fon müzikleri… Bu özel gecede okul öğrencileri, öğretmenleri ve biz iki konuk/ Burhan Cambaz ve ben şiirleri seslendireceğiz. Görevli öğretmen ve öğrencilerde heyecan dorukta…
Derken tam saatinde program başlıyor. Şiir dinletisiyle müzik dinletisi sarmaş dolaş… Salonda nefesler tutulmuş… SANAT, İNSANLARI GÜZELLEŞTİREN BİR BÜYÜ… Gönülden inanıyorum buna…
Her güzel şey gibi gece de sona eriyor. Plaketler, çiçekler, kutlamalar… İzleyenler etrafımızı alıyor. Ayaküstü sohbetler… Bir türlü ayrılamıyoruz.
Okulun böyle gecelerden sonra bir ÇORBA klasiği var… Bir çorbacıya gidiyoruz. Özellikle HUMUS çorbası gözde… Ardından mis kokulu ciğer tabakları geliyor…
Ayrılmak zor ama yolum uzun… Emek veren herkese, özellikle okul müdürü Sayın UZUN’a ve Edebiyat Öğretmeni FATMA BAYSAL’a teşekkür ediyorum.
Geniş ve çok güzel yolda biraz ürperiyorum, çünkü buralarda trafik çok tenha. Neyse ki cep telefonu insana ferahlık veriyor. Çok teşekkürler GÜZELYURTLULAR… Sizinle buluşmak çok keyifliydi…



SEVGİ DOKUNMAKTIR...

Dokunmak sevgiyle...
Tanımadıklarımıza gülümsemek...
'Günaydın..' demek yüzümüze bakan bir yabancıya...
Çocuğumuza sarılmak, kokusunu içimize çekmek...
Bir büyüğümüzün elini öpmek, bir dostumuzun omzuna dokunmak...
Sevdiğimize sevgimizi söylemek,
ışıl ışıl gözünün içine bakmak,
belki beline sarılıvermek,
yanağına bir öpücük kondurmak...
SEVMEYİ BİLİRSEK, DOKUNMAYI BİLİRSEK BAŞKALARINA ACI VERMEYİ DE UNUTURUZ...
YENİ GÜN
her yeni gün
şaşkına çevirir beni
ilk defa görürüm denizi
ve
ilk defa masmavi gökyüzünü...
bu kelebek de nerden çıktı şimdi
ya şu bal arısı?
ruhum
yeryüzüyle bulutlar arasında
bir yerlerde sanki...

Ayşe TURAL
HER YENİ GÜN BİZİ YENİ SINAVLARA TAŞIR...

YAŞAM BİR KEZ DAHA bizi şaşırtır...

BEKLEMEDİĞİMİZ ANLAR YAŞARIZ...

DİLERİM
HER AN YÜREĞİMİZİ UMUTLARLA,
SEVİNÇLERLE,
MUTLULUKLARLA VE
HUZURLA DOLDURSUN...

Ayşe Tural
GÜNCELLEME

gelin önce
sözün mührünü çözelim
bir güzel...
bir DOST selamı alalım
dünlerden...

bulabilirsek eğer
ruhumuzdan
bir de kopya çekerek başlayabiliriz...
siyah/beyaz olsun ama
biraz da gri...

yaşam sınavında
ne zaman sınıfta kalmıştınız
yoksa GEÇER not muydu
hatırladıklarınız?
.....
Ayşe TURAL
BİR KADIN HAYATINIZDAN GİDERSE...

Bir kadın hayatınızdan giderse onunla birlikte bir sürü şey gider...
İnce topukların tıkırtısı kaybolur önce...
Ojeli tırnaklar gider...
Kahkahalar gider...
Savrulan saçlardan dağılan koku gider...
En önemlisi teninin buğusu gider...

Kuşlar gider mesela...
Çiçekler gider...
Güneşleriniz çekilir pencerenizden...
Şarkılar susar...
Sözün kısası tüm renkler gider....
GÖKKUŞAKLARINI göremez olursunuz bir daha...
ŞİİRİM

sözcükleri cebime doldurup
kuş avlamaya çıkıyorum
bir bir şiir yapıp
derede balık tutuyorum...

birazını
kurbağa prenslere dağıtıp
masallar alıyorum...

sonra uçuç böceklerine
sırlarımı fısıldayıp
hepsini yıldız yapıyorum...

eve dönmeden
gökyüzünden
yeni heceler topluyorum...
Bu haber 266 defa okunmuştur

:

:

:

: