Cezaevi bu ülkenin utancıdır

Uğradığımız her haksızlığı içimize atıyoruz.
Yıllarca böyle yaptık, alıştırdık, biliyorlar ki biz kendi gücümüzü farkında değiliz, kullanmıyoruz.
Susuyoruz, başımızı eğiyoruz, biri duymadan her türlü konuşmayı kendimizle, içimizle yapıyoruz.
Oysa içine atma, sandığa at, biri darılmasın, belki bu defa beni de hatırlarlar deme, kendi kendini kandırma.
Onlar sadece kendilerini düşünürler.
Artık kendin için bir şeyler yap, komşuların, çocukların, tüm arkadaşların, herkes birbirini düşünerek adım atsa, sorun olan her ne varsa sorun olmaktan çıkar.
Reformcu denen hükümet bitti ya, söyledikleri, vaat ettikleri, hepsi gitti.
Şimdi kurulacak hükümet, program falan hazırlamayacak, zaten inandırıcı olmayacak.
Yeni hükümetin programı “ekonomik protokoldür” ve bunu uygulayacak olan bir hükümet modelidir yaratılacak olan.
Cumhurbaşkanının, Tuğrul Türkeş’le olan görüşmesinden sonra söylediği “Türkiye hükümetinin müzakerelerde Cumhurbaşkanı’na katkı yapacak, sorun çıkarmayacak bir hükümet modeli tercihi bulunuyor” açıklaması da farklı mesajlar verir nitelikte.
Buraya kadar genel bir değerlendirme yapmaya çalıştım.
İşin özünde bir gerçek var;
Toplumun geneli bir beklenti içinde değil.
Vatandaş umutsuz, öğretilmiş çaresizlik ve nasılsa biz hiçbir şey yapamayız, beceremeyiz baskısı altında, kendine olan güvenini yitirdi.
Israrla vurguladığım;
Bu ülkede yapılması gereken çok iş var, bu toplum bunu hak ediyor, annelerini, babalarını, çocuk ve kardeşlerini bu ada uğruna yitirenler, bugünleri yaşamak için yapmadılar bunları.
Konuyu daha fazla dağıtmadan, ciddi beklenti içinde olan ve hep hüsranı yaşayan bir kesim bir kez daha endişeli.
Cezaevinde sıkıntılar gün ve gün ağırlaşıyor.
Sorunlar belli, orada çalışanların dile getirdikleri hayatın gerçekleri.
Her yeni hükümet ve ilgili Bakan için umut edildi.
Yeni bir cezaevi, sorunların önemli ölçüde azalması demek.
Şuan ki cezaevi ve şartları bu ülkenin utancıdır, bu konu hassas bir konu, çok gündeme gelmiyor, bu yüzden hep uzaktan bakılıyor.
Burası bir yaşam alanı, günlük yaşamın sürdüğü bir yer, kimine ev sahipliği yapıyor, kimine ekmek parası kazandırıyor.
Ve cezaevi artık bu yükü kaldırmıyor, öncelikli olmasına rağmen sorun sadece bina da değil.
Eski yasalar, güncelleme isteyen tüzükler var.
Mesela, “Cezaevleri Hizmet Tüzüğü” var ki cezaevi buna göre yönetiliyor.
Uygulamada olmasa da öyle maddeler var ki çağın çok dışında, örnek verecek olursam;
Cezaevi müdürünün geçici gardiyan istihdam etme yetkisi var.
“Cezaevi personelinin işlediği suçlar ve cezalar” maddesinde çeşitli suçlara örnekler veriliyor.
Ceza olarak ise hala “on beş Kıbrıs Lirasına kadar para cezası” var.
“Görevde iken sigara içmek veya tütün kullanmak veya cezaevi iç kapısından içeride bulunduğu bir sırada üzerinde tütün ve sigara bulundurmak.
Nöbet tutarken veya devriye gezerken uyumak, oturmak veya tembelce uzanmak.”
Cezası “on Kıbrıs lirasına kadar para cezası”.
Uygulanmıyor, ama yazılı olarak yürürlükte, bunların düzenlenmesine, değiştirilmesine, güncellenmesine gerek yok mu?
Elbette var, bu konu sadece bir örnek, siyasi istikrar vurgum bu ve benzeri adımların atılması için.
Bunlar öncelikli konular, insanla, insana verilen değerle ilgili.
Gerçekten çok yazık ediliyor, şimdi sil baştan, sıfıra dönmek yeniden, pazarlıklar, anlaşmalar, Bakanlar, müdürler, atamalar, geride kalan sırf zaman kaybı.
Önümüzde duransa bir yığın çözülmemiş sorun.
Bu haber 908 defa okunmuştur

:

:

:

: