Esas kazanan Hüseyin Özgürgün

Yeni hükümetin, yeni kabinesi birkaç gün içinde şekillenecek.
Ülkemizde ki siyaset, o kadar karışık ve o kadar değişken ki her an, her şey olabilir.
Ne yapıldığı, ne söylendiği hiç önemli değil.
Önemli olan sayısal avantaj, gerisi sadece teferruat.
2013 seçimlerinden sonra Serdar Denktaş önce iktidar ortaklığından gitti, hemen arkasından partisinde bir istifa depremi yaşadı.
İstifalara çeşitli sebepler gösterildi, karşılıklı suçlamalar yapıldı.
Tablo böyleyken, şimdi aynı çatı altında bir beraberlik söz konusu ve bir ortaklık yapılacak.
Tüm bunlar unutulur mu? Unutulacak, neler unutulmadı ki.
TDP Milletvekili Mehmet Çakıcı olası UBP-DP- Bağımsızlar hükümetini değerlendirirken “Denktaş dört ayaküstüne düşmüş olabilir” gibi bir benzetme yaptı.
Kamuoyunda da genel görüş, Demokrat Parti ve Başkanı Serdar Denktaş’ın her dönem kazançlı çıktığı, şu veya bu şekilde hükümet ortağı olduğu ve her daim kilit noktasında bulunduğu yönünde.
Yaşadığımız süreçlere bakacak olursak;
En başta da söyledim, bizdeki siyaset, çıkarlara göre şekillenme ve kılıktan kılığa girmedir.
Bir gün ak olan, bir gün sonra kara olabiliyor.
Bu sistem, bu anlayış, bu düzen normal çalışan, olması gerekenleri yapan görüşlerin kazandığı bir mekanizma değil.
Öngörü, vizyon, her zaman çalışma, üretme, yenilenme, bunlar bizdeki siyasi anlayışa çok uzak.
Bugün için;
İçinde bulunduğumuz ve her gün hayret ettiğimiz, şaşırdığımız, artık sıradanlaştırdığımız ve adına siyaset dediğimiz bu olgunun tek bir kazananı var.
Son siyasi gelişmeler ve yeni UBP-DP koalisyon hükümetinin oluşmasında kazanan aslında Serdar Denktaş değil.
Esas kazanan UBP Başkanı Hüseyin Özgürgün’dür.
28 Temmuz 2013 seçimlerinde, UBP Genel Başkanı ve Genel Sekreteri de dâhil birçok önemli isim sandıktan çıkamadı.
Milletvekili sayısı yarı yarıya düştü, ancak 14 de kaldı.
Tam bir karmaşa, kaos, dağılma ve başarısız bir iktidar sürecinin ardından yaşanan tartışma ortamı.
Hüseyin Özgürgün, Genel Başkan oldu.
Daha önceki gibi emanetçi kalmadı, bu defa UBP Başkanlığına sarıldı.
Tüzük değişikliğine gidildi, delege yapısından, üyelik sistemine geçildi.
CTP ile ortaklıkta kabine dışında kaldı, kurultaya iktidar da gitti.
Kurultay da, altı adayla yarıştı, altı aday işbirliği yaptı.
İkinci tura kalan kurultayda Başkanlığı perçinledi.
Yerle bir olan partiyi, üç yıl sonra yeniden iktidara getirip, Başbakan olmak için gün sayıyor.
Normal şartlarda genel seçime yaklaşık bir buçuk yıl var.
Bu süre içinde de seçimlere iktidar da gitmeye yakın, hem CTP, hem de DP’yi siyaseten istediği noktaya getirdi.
Tartışıyoruz, konuşuyoruz, bu ülkedeki siyaset anlayışından şikâyet ediyoruz.
Ama malzeme bu, bu malzemeyi en iyi kullanan, bu karmaşık oyunu en iyi oynayan kazanıyor.
Hüseyin Özgürgün bu oyunu ve kurallarını iyi oynadı ve kazandı.
Her şey bitti mi? Hayır, her şey daha yeni başlıyor.
Siyasi oyunlar, entrikalar bir tarafta, ülkeye hizmet ve bu yolla kazanmak bir tarafta.
İlk sıkıntı parti içi dengelerde, herkesi memnun olmak istiyor.
Fakat herkesi memnun etmek zor, mutlaka küskünler olacak.
Seçime kadar CTP-UBP hükümetini herkes unutur, akıllarda bir tek mevcut iktidar kalır.
İktidarda olmak, yıpranmak ve tepkisel saldırılara maruz kalmak eş anlamlı.
Hele de tartışmalı kararlara imza atıp, toplumsal beklentiler de yetersiz kalınırsa.
Oyunun en zoru başlıyor, oyuncuları, kuralları, hamleleri iyi seçmek gerek.
Yoksa kaybetmek, kazanmakla yan yana.
Bu haber 857 defa okunmuştur
  • LONDRALI UK - 11.04.2016 ERCIN BEY . KKTC BASBAKANI OLACAK OLAN HUSEYIN OZGURGUN ZAMANINDA TRAFIK KAMERALARINDAN ALDIGI CEZALARI TORPILLE SILDIR DI VE ODEMEDI .. BU OLAY AVRUPANIN HERHANGI BIR YERINDE OLSA BUGUN HUSEYININ POZISYONU SIZCE NE OLURDU ??

:

:

:

: