Yasa dışı kürtaj olayından sonra ne yapıldı?

Yeni Sağlık Bakanı Faiz Sucuoğlu, bazı açıklamalarında şunları seslendirdi;
“Burhan Nalbantoğlu artık beklentilere yanıt veremiyor. Antalya’da bin yataklı bir kent hastanesi örneği var. Güvenoyunun ardından sağlık alanında tecrübe sahibi bir ekiple buraya bir ziyaret gerçekleştirip incelemelerde bulunacağız. Hastane BRT’nin hemen arka kısmında bulunan alana inşa edilecek. Hastanenin finansörü ise Türkiye olacak.
Yasa dışı kürtaj olayıyla birlikte yaşadığımız süreç bizi hem üzdü hem de yaraladı. Tüp bebek konusu son derece titiz ve spekülasyona açık bir konu. Önümüzdeki süreçte gerek devlet gerekse özel hastane ve merkezlere yönelik denetimler büyük bir titizlik içinde yürütülecektir. Biz ülkemizin kötü örneklerle değil güzel işlerle anılmasını istiyoruz”.
Ülkemizin güzel işlerle anılması hepimizin tek derdi, yaptığımız, yazdığımız, söylediğimiz her şey bu amaç için.
Keşke mümkün olsa, keşke ülkenin her köşesinde hastane, okul yapılsa.
Keşke vatandaşın ayağına kadar sosyal devlet gitse, insanı düşünen bir yapı gerçek anlamda hayat bulsa.
Sağlık sisteminin tartışıldığı, tıkandığı, birçok konuda cevap veremediği bir zamanda yeni bina yapılması sorunları çözmez.
Çünkü sorunun kaynağı bina değil ki, tabi ki etkisi vardır, ama esas sorunları bitirmez.
Özel hastaneler, denetim, denetim sonucu caydırıcı önlemler, hepsi bir bütün.
Yasa dışı kürtaj olayında, herkes içten tepki gösterdi.
Basın ve sosyal medya yoluyla çok ileriye giden eleştiriler ve bu alanlarda adeta bir yargı süreci yaşandı.
Toplumsal tepkiyi ve vicdani rahatsızlığı düşününce elbette yaşananları normal karşılıyorum.
Bende düşündüm, sorguladım, neden diye, sebep ne olabilir, para mı, değer mi?
İsmi geçen insanlar, onların aileleri, neler düşünüyor, neler yaşıyorlar?
Suç varsa, ceza da var, suç nedir, en başta bu ortaya çıkmalı?
Mahkeme olayla ilgili “ağır kefalet ve tutuksuz yargı kararı” verince hepimizin tepki reaksiyonu arttı.
Ne acıdır ki, “bu olayda kapatılacak, üstü örtülecek” diye bir güvensizlik ve önyargı gelişti.
Belki de en tehlikeli ve en üzücü olan budur.
Bu ülke ve güvenilmesi gereken değerlerinin bu denli zayıflaması, güçsüzleşmesi ve küçük görülmesidir üzerinde durulması gereken.
Ortada bir suç var, ancak suçun derecesi henüz ortaya çıkarılamadı.
Yasa dışı kürtaj mı, yoksa cinayet mi?
Suç nedir, bu suçun tarifine göre her şey değişebilir.
Türkiye den beklenen rapor var ki tüm soruların cevabı orada.
Sonuçta şuan ortada olan suçun derecesi netleşmiş değil.
Buraya kadar, sadece bu suç, bu suçu işleyenler ve bu süreçte yaşananları konuştuk.
Olaylar isimler, kişiler ve suçla ilgili tartışmalar üzerinde yoğunlaştı.
Oysa gerçek konu, tüm bunlar yanında, bu olayın ortaya çıkışı, sağlık sistemindeki, sistemsizlik, çarpıklık, denetimsizlik ve tüm bunların bir araya gelmesi.
Özellikle özel hastaneler denetleniyor mu, bu olay belirginleştikten sonra, ne gibi adımlar atıldı, denetimler sıklaştırıldı mı, caydırıcı noktalara getirildi mi?
Yani bataklıkla mı mücadele var, yoksa sineklerle mi uğraşıyoruz.
Yeni hükümet, yeni Sağlık Bakanı konuyla ilgili hangi adımları atacak?
Kürtaj olayıyla gündeme gelen özel hastaneler, denetimler, bu olaydan sonra aynen devam mı ediyor, yoksa değişen bir şey var mı?
Bu haber 795 defa okunmuştur

:

:

:

: