Tarımsal üretici suyun fiyatını bekliyor

Artık bir noktaya gelindi.
Herkes iyi biliyor ki, sözle idare edilen geleceğimiz, bir kırk yıl daha sürdürülemez.
Belirsizlik, plansızlık, günü birlik düşünce, günü kurtarma çabası, daha fazla gidemez.
Bu ülkenin, üretim anlamında eli kolu bağlı, üretim sadece fabrikada değil, bahçede değil, fikir ve düşünsel anlamda da bir kuraklık yaşıyor.
Çünkü hep sonuçsuz, hep aynı noktada kilitlenme, hep önemsizleştirme, hep ben bilirim, ben yaparım mantığı ve yarattığı sonuç, tüm topluma bedel ödüyor.
Devlet öncü olmalı, üreticinin önünü açacak planlamaları yapmalı.
Devlet üretim yapmasın, üretim yapana engel olmasın, ayaklanan her sektöre sus payı amaçlı kaynak ayırmasın.
Tarlaya, bahçeye giden, uğraşan üreticiye yol açsın, üretici kimdir?
En başta bu sorunun cevabını bulsun.
Üretici etiketi olan, başkalarıyla yapılan üretimin karşılaştırılamayacağı, yan geliri olan, teşvik alan bahçesinin yerini bilmeyen fakat üretici adını taşıyan kesimler var.
Tek ayrıcalık popülizm.
Hangi bölgede ne yetiştirilebilir bilinmiyor, ne kadar ürüne ihtiyaç olacak, hangi ürünün pazarı nerede, nasıl ulaşılacak, tam bir muamma.
İstatistik, veri havuzu, bilimsel çalışma, çağdaş yenilikleri takip etme yok nedecek noktada.
Üreticiye danışmanlık yapacak, kullanılacak üründen, ilaçlardan, yöntemden, profesyonel yol gösterecek, donanımlı bir kurum yok.
Üretici ile devlet arasında bir boşluk var.
Üretim için hazırlanan altyapı, ürünlerin tarladan, satışa ve sofraya kadar denetlenen, güvenilir, şeffaf bir sistemin kurulması en başta bu ülke insanı için gerekli.
Bu başarılsa gerisi kendiliğinden gelir.
Denetlemeler;
Nereden hangi ürün alındı, hangi sıklıkla denetleme yapılıyor, ürünlerin seçilime kriterleri nelerdir?
En baştan, üretimin başladığı andan, üreticiye, işi nasıl yapacağı, hangi ilacı, hangi oranda kullanacağı, profesyonel danışmanlıkla daha az maliyetle daha kaliteli ürünün nasıl elde edilip, hangi kanallarla hem iç, hem de dış pazarlara nasıl yönlendirileceği öğretilmeli.

Bunlar yapılmadan uygulanacak bir denetimin de ciddi sakıncaları var.
Yapılan denetim de bilinçli yapılmalı, insanlara doğruyu göstermeden, hatasını nasıl arayacaksınız, kimse öğrenmeden doğruyu bulamaz, yanlış yapma ve bunu tekrarlama gayet doğaldır.
Çünkü herkesin doğrusu, bildiği kadardır.
On beş bin kayıtlı tarım üreticisi var, bunlara cevap verecek devlet çalışanı ise yüz kişi.
Bir kez daha soralım;
Türkiye den gelen su ile ilgili tartışmalar, belediyelerin kararları ile hareketlenmeye başlayacak.
Tarımsal üretimle ilgili var mı bir plan, proje hazırlık.
Tarımsal üretimin en önemli girdisi su kaynağıdır.
Suyun fiyatı belli olmadan, nasıl üretim yapılacak, beklenenden daha yüksek bir fiyat belirlenirse, bu tarımda nasıl bir planlama yapılacak, üretici maliyetleri yüksek bir üretime nasıl pazar bulacak?
Ülke yönetiminde istikrar beklentisine bir neden daha.
Maliyetini, fiyatını bilmeden nasıl bir planlama ve üretim stratejisi planlanacak.
Popülizim, belirsizliğin yerini tutmaz çünkü gerçek budur ve maalesef günü kurtarmıyor.
Yine son dakika tartışmaya bırakmadan, ne yapılacaksa yapılsın ve sonuca ulaşılsın.
Tarımsal üretim su konusunda endişeli ve beklentide bu konu paradan da, teşvikten de, destekten de daha önemli.
Bu haber 588 defa okunmuştur

:

:

:

: