AYNALARA BAKIN...

Her zaman kendimizi doğru tanımak gerektiğini düşünürüm. Doğru tanımak için de doğru değerlendirmeler yapabilmeliyiz.


Her zaman kendimizi doğru tanımak gerektiğini düşünürüm. Doğru tanımak için de doğru değerlendirmeler yapabilmeliyiz.

Gençlerle söyleşilerimde/ hangi yaş grubu olursa olsun/ mutlaka bunu yapmalarını isterim. Aynaya bakmak...

' Eve gidince, en büyük aynanın karşısına geçin ve gözlerinizin ta içine bakarak sorular sorun...

- Ben kimim? Özelliklerim neler?

- Hangi konularda zayıf, hangi konularda güçlüyüm?

- Hayattan neler bekliyorum?

- Nasıl biri olmak istiyorum?
Güçlü/ güvenilir/ dürüst/ çalışkan/ sevgi dolu/ paylaşımcı...

- Gelecek hedeflerim neler?

- Hayallerim neler? Gerçekleştirmek için hangi donanımlarım olmalı?

Siz soruları artırabilirsiniz elbette... Aslında her yaştaki insan, özellikle hayatının akışında bir şeyler TERS gittiğinde aynaya bakmalıdır...

Dürüstçe... Tarafsız... Biz kendimizi düzelttikçe çevremizdeki halka da düzelir...

Sahi en BÜYÜK AYNAnız hangi odada? Koşun ve kendinize bakın...
İÇİMDEKİ ÇOCUK

haydi büyü artık içimdeki çocuk
yoruldum yaramazlıklarından...

sobeleme beni
saklambaçlarımda...

dudaklarımda portakal kokusu
saçlarımda yaz yağmurları...

bir bakarsın dört nala
mavi düşlerimde koşarım..

sence hangi sevda
kaç dize okşar şiirimde...

Ayşe TURAL

KADINLAR SUSARAK GİDER.../ CEMAL SÜREYA
(Lütfen sonuna kadar okuyun...)

Kadınlar Susarak Gider...

Çok uzun emekler verir ilişkisini yürütmek için. birinin kadını olmayı yüreği, beyni, ruhu o kadar zor kabul etmiştir ki, başka bir adama ait olmayı istemez. Erkek gibi, çorbanın tuzu eksik diye kavga çıkarmaz mesela, tam tersi, konuşmamız lazım der. Erkekler de en çok bu cümleye sinir olurlar. Ertelenir o konuşmalar, maç bitimine, yemek sonrasına ve daha birçok lüzumsuz şeyin ardına ötelenir.

Kadınlar inatçıdır, hayata tutundukları gibi, aşklarına da sahip çıkarlar. Bu yüzdendir, konuşup derdini anlatma isteği, karşı tarafı ikna edene kadar uğraşırlar. Sonunda pes eder adam, bir ışık görür kadın, tüm derdini paylaşır. Genellikle ne cevap alır? Abuk sabuk konuşma! Gereksiz ve saçma gelmiştir adama anlatılanlar, hiç de üstünde durmamıştır. Yine bir sıkıntı, tatmin edilemeden geçiştirilir ve adam gün gelip bunların kendisine ok gibi döneceğini bilemez.

Bir kadın şikayet ediyorsa, ya da erkeklerin deyimi ile vıdı vıdı ediyorsa; erkek bilmelidir ki, o ilişkiden hala ümidi vardır kadının. Yürütmek, birlikte yaşamak, sorunları çözerek mutlu olmak istiyordur. Daha önemlisi, o adamı hala seviyordur.

Kadın susarak gider!
En önemli detaydır, erkeklerin hiç anlayamadığı durum işte bu kadar basittir. O gün gelene kadar konuşan, kavga eden, tartışan kadın, kendini sessizliğe vermiştir. Ne zaman ümidini o ilişkiden kestiyse, o zaman sevgisi de yara almış demektir. Yüreğindeki bavulları toplamıştır, kafasındaki biletleri almış ve aslında bedeni orada durarak, ilişkiden çıkıp gitmiştir. Kadın, gerçekten gitmişse, çok sessiz olmuştur ayrılışı, kimse hissetmeden, kapıları vurup kırmadan gitmiştir. Her akşam eve geldiğinde, kapının açıldığını gören adam anlamaz ama bir kadın sessizce gider. Ne mutfağında yemek pişiren, ne yan koltukta televizyon izleyen, ne gece ruhunu kenara koyarak yatakta sevişmeye çalışan kadın, artık o kadındır. Bir kadının çığlıklarından, kavgalarından korkmamak gerekir, çünkü kadının gidişi sessiz ve asildir.

Cemal SÜREYA

AŞKIN SOLUĞU

kaçamak bir bakış fırlatıyor ay
utanıp saklanıyor denizkızı
yakamozların gizemi
sonsuza uzanan köprü
ruhum derinden derine
AŞKINI soluyor..

Ayşe TURAL
ŞİİR...

Şiir hayatın güzel tarafıdır, inceliğidir, dantel dantel işlenen yanıdır...

Aşktır, sevgidir, bir bakıştır.
Özleyiştir, bir parça hüzündür.
Bir damla gözyaşıdır, yanaklarınızdan sessizce süzülen…

Bir elvedadır, bir yalvarıştır, bir çığlıktır duyulmayan…
Kısacası ŞİİR, yüreğinize ince ince dokunmaktır…

Yaşama yeniden gülümsediğiniz anlarda UMUTtur…
Daha ne olsun…
AŞKIN SOLUĞU

kaçamak bir bakış fırlatıyor ay
utanıp saklanıyor denizkızı
yakamozların gizemi
sonsuza uzanan köprü
ruhum derinden derine
AŞKINI soluyor..
AŞK ÇILGIN OLABİLMEKTİR...

Aşk, sabır ister...
Aşk, cesaret ister...
Aşk, pek çok şeyi, göze almaktır çünkü...
Aslında AŞK, zorlu bir yolculuktur...
Yolun sonunda sizi neyin beklediğini bilmemektir, aşk...

Yıllar önce bir gazetede okuduğum gerçek bir öykü beni çok etkilemişti. Bu gece sizlerle paylaşmak isterim:

Amerikalı bir kadın ressam ile İtalyan bir profesör, yağmurlu bir günde Paris'te Louvre Müzesinde karşılaşırlar. Müzenin kapanmasına sadece bir saat kalmıştır. Ortak dilleri olmasa da bir şekilde anlaşarak bir saat kadar müzeyi gezerler. Kadının elinde bir sanat dergisi vardır. Birbirlerini sadece bir saat gören iki insan...
Kadın, bu karşılaşmadan çok etkilenir. Ülkesine dönünce kızına olanları anlatır. Yakışıklı İtalyan'la nasıl iletişime geçebileceğini bilemez ama aşkından yataklara düşer...

Derken kızı, bir mektup hazırlar ve İtalyan gazetelerinde yayınlanmasını sağlar. Mektupta, annesinin tarifine göre beyefendinin boyu bosu, paltosu, atkısı hep anlatılır. Şayet profesör bu mesajı okursa ve ortaya çıkarsa, annesinin resim sergisine davet mektubu ile Amerika gidiş dönüş bileti kendisine ulaştırılacaktır. Ancak bir şartla: Kadının elinde tuttuğu derginin adını bilen bileti alabilecektir...

Yüzlerce mektup gelir. Ancak beklenen yanıt içinde yoktur. Bir hafta sonu, taşrada yaşayan annesini görmeye gelen orta yaşlı profesöre, annesi gazeteyi uzatır. İçinde tarif edilen kişinin kendisi olduğunu, o tarihlerde Paris'te bulunduğunu, paltosunun ve atkısının da tıpatıp anlatılan gibi olduğunu oğluna söyler...

Sonrası mı? Adam derginin adını bilir, kendisinden bu kadar çok etkilenen kadını tekrar görmek için Amerika'ya uçar... Sonuç: MUTLU SON...

Aslında hepimiz mutlu sonlara bayılırız. Ama konu AŞK olunca, çok cesur olduğumuz söylenemez değil mi?

Hiç beklemediğiniz anda biriyle karşılaşırsınız... Bakışlar karşılaşır, iki taraf da etkilenir, inanılmaz bir çekim yaşanır, hatta döner bir daha arkanıza bakarsınız, ya da başınızı çevirirsiniz aynı gülümseyen gözler... Ama gerisi gelmez... İki taraf da susar kalır... Ta ki tekrar karşılaşıncaya kadar... İkinci şans önünüze çıkarsa tabi... Kendinize defalarca tekrarlarsınız adını bilmediğiniz, ama bakışlarından etkilendiğiniz erkeği görünce bu kez bir şey söyleyeceğim, sadece başımla selam vermek yerine ' MERHABA... DAHA ÖNCE TANIŞTIK MI?..' diyeceğim diye... Bakışlarınız etrafı tarar ansızın karşınıza çıkarsa diye... Ona benzettiğiniz her erkek yüreğinizi hoplatır... O da değildir ne yazık ki!

Hepimiz için biraz CESARET gerekli... Keşkeler olmasın diye...AŞKI ÇAĞIRMAK GEREK... GELİNCE DE KAÇIRMAMAK... Kim ne derse desin: AŞKA ÇILGINLIK YAKIŞIYOR..

SONUNDA AYRILIK OLACAKSA

sonunda ayrılık olacaksa eğer
ben yokum bu oyunda iyi bil...

gözlerime bakma
yalvaran gözlerle
tutma ellerimi sıcacık...
pır pır etmesin yüreğim
güvercin misali...
sonunda ayrılık olacaksa
ben yokum bu oyunda, iyi bil...

masalımsı düşler peşine
düşürme beni ne olursun!
hayallerimde büyüme devler gibi...
kirpiklerimden yağmurlar
yağacak biliyorum...
sensizliğe boğulacak yüreğim
sonunda ayrılık olacaksa
ben yokum bu oyunda, iyi bil...

gözlerinin denizinde yüzmek isterim
gülüşlerin güneşler misali
aydınlatmalı içimi...
yaseminler dermeliyim ellerinden
saçlarımı geceye çözerken sen...
sonunda ayrılık olacaksa eğer
ben yokum bu oyunda, iyi bil...

sevgi yağmurlarında
yıkanmalıyız seninle...
senli düşler büyümeli gözbebeklerimde...
sesini duymalıyım adımlarının
ıslak kaldırımlarda...
kapımı çalmadan gelmelisin...

bilmeliyim benimlesin, benlesin...
sonsuz AŞKLAR yaratırız seninle
sevgi denizinde yıkanırken ikimiz...
sonunda ayrılık olacaksa eğer
BEN YOKUM BU OYUNDA İYİ BİL...

(Ayşe Tural, Girne)
HAYDİ HAYATI GÜZELLEŞTİRELİM...

Sıcacık MERHABAlarla güzel SÖZlerle, onaylamalarla,
yeri gelince ÖZÜR dilemelerle ve de TEŞEKKÜRlerle hayat güzelleşir, diye düşünenlerdenim ben...

Gelin, hayatı güzelleştirelim...



Bu haber 250 defa okunmuştur

:

:

:

: