Sıraya girdiler

Dünyanın, belirli ülkelerinde, Türkiye’yi, itibarsızlaştırmak, üçük düşürmek için şer güçleri yoğun, bir faaliyette.
Fransa ve Belçika’dan sonra Almanya da sözde, Ermeni Soy Kırımı meselesini Parlamentoya, taşımaya karar verdi.
Bilindiği gibi bu konuda, bir de ceza yasası çıkarılmış.
“Sözde, Ermeni Soy Kırımını“ tanımayan kişilere , ceza da verilmeye başlanmıştı.
Bu konuda Vatan Partisi Genel Başkanı’nın Avrupa Üst Mahkemesinde açtığı, dava ile bu söz konusu yasa, iptal edilmiş.
Soy Kırımı kabul etmiyorum veya Soy Kırım yoktur ifadeleri cezalandırılmaktan, vaz geçilmiştir.
Bu, ortada durur iken şimdi, Almanya, kendi Parlamentosundan Ermeni Soy Kırımı, yalanını oylatmaya, çalışmaktadır.
Bu konuda Almanya’da Mecliste bulunan, beş partiden, dördü Birlik Partileri, CDU-CSU, Sosyal Demokrat Parti, SPD ve Yeşiller Partisinin, hazırladığı ortak önerge ile 1915‘te iddia edilen, Sözde Ermeni Soykırımının bir, Soy Kırım olduğunu oylamak.
Ve bu partiler, ilk kez, bu önergeye, bir ilave de yaparak “Diğer Hristiyan azınlıklara da, Soykırım uygulanmıştır “ ibaresi de
eklenmiştir.
Kimdir bu Hristiyan azınlıklar ?
Bunu da her halde AB Komisyonu belirleyecek.
Böyle soyut kavramlarla, Türkiye’yi köşeye sıkıştırmaya çalışmaktadırlar.
Bu, nasıl bir dostça ortaklık olacak.
AB ülkeleri, Türkiye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünü zedeleyecek, zarar verecek, eylem ve kararlılık içinde görülmektedir .
Soy Kırıma, karar verecek merciler ya tarihtir.
Ya da Uluslararası Mahkemelerdir.
Siyasi organların, verecekleri kararlar, siyasidir ve yanlıdır.
Birinci Dünya Savaşında sadece Hristiyan topluluklar mı, zarar görmüştür ?
Müslüman topluluklar, zarar görmemiş mi ?
Bu konuda, propaganda mekanizmaları, çok iyi çalışmaktadır.
Bizde ise bu yok.
Hitler iktidara geldiğinde ilk oluşturduğu, Bakanlık, Propaganda Bakanlığı, olmuştu.
Bu yöntemle Yalan üretmeye, devam etmektedirler .
En kısa sürede, Bu eksiklik giderilmeli.
Karşı atağa , Milli Egemenlik ve Tam Bağımsız Türkiye ilkesi ile, çıkılmalı.
Çünkü bunun arkası gelmekte.
Şimdi de eti ne, budu ne ? diyeceksiniz.
Güneyin, sözde Dışişleri Bakanı “Türkiye’nin 1914 – 1923‘te Pontus Rumlarına karşı, sözde işlemiş olduğu büyük suçunu “ kabul etmesini buyurmuş.
Anlaşılan her kes sıraya girmiş.
İlerde bunlar da, 72 kritere eklenirse hiç şaşmayız.
Girmeye can atılan AB‘nin, Anavatana karşı beslediklerine baktıkça, bu birliğe, girmeye can atanlara şaşıyorum.
Yüce Atatürk’ün öldüğü tarih olan 10 Kasım 1938‘e kadar bunlarla, hiçbir diyaloğa girmediğini anlamak da, çok zor olmasa gerek.
Bu gidişle Batı; Türkiye Cumhuriyeti’ni, sorgulama girişimini başlatırsa hiç şaşmayın.
Sn. Erdoğan’ın, “Siz yolunuza. Biz yolumuza“ demekle ne kadar haklı olduğu tüm gerçekliği ile, ortaya çıkmıyor mu ?
Bu haber 217 defa okunmuştur

:

:

:

: