Müzakere masasına dönerken

KKTC ikinci Cumhurbaşkanı Sn. Mehmet Ali Talat'ın tarihe not edilmesi gereken en stratejik hatası,2004 de Annan Planına, Referandumda ezici bir çoğunlukla hayır iradesi beyan eden Rum Liderliği ve Rum halkına adeta cankurtaran simidi atarcasına önkoşulsuz toplumlararası müzakerelere yeniden yeşil ışık yakması olmuştur.
Bu akıl almaz siyasi hata, AB ‘nin KKTC üzerinden ekonomik ambargo ve izolasyonların kaldırılmasına ilişkin, AB taahhütlerinin askıya alınmasına yol açmış ve KKTC’nin uluslararası alanda statüsünün Rum Yönetimi düzeyine yükseltilme sürecini önlemiştir. Anavatan Türkiye'nin bu duruma seyirci kalması ise gerek Kıbrıs’ta gerekse Doğu Akdeniz’deki stratejik varlığı ile hayati hak ve menfaatlerine önemli bir darbe indirmiştir.
Ne yazık ki ' çözüme mecburuz, çözüme mahkumuz, kanayan sorunlarımızın çözümlenmesi ve ekonomik ambargo ve izolasyonlardan kurtulmamız ancak uluslararası hukuk içine girmemize bağlıdır. Bunun için de adeta her ne pahasına olursa olsun Kıbrıs sorununu bir an önce çözmeliyiz zihniyeti ve buna ilişkin söylemler müzakere masasındaki elimizi zayıflatmış ve maksimalist Rum - Yunan taleplerinin uluslararası gündeme yerleşmesine yol açmıştır.
KKTC Cumhurbaşkanı Akıncının, Sayın Talat çizgisinde, Federal Çözüm için bu son şanstır. Bir an önce çözüme odaklanalım, 2016 da çözüm mümkündür ve olmalıdır söylemleri ise Kıbrıs’ta Helen egemenliği milli idealinin gerçekleşebileceği inancını körüklemiş ve Rum- Yunan Dış Politikasının temel yörüngesini bu stratejiye yeniden yönlendirmiştir. BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon dan sözde almış olduğu teminatla ( re-assurance ) Anastasiadis İstanbul’da yarattığı gereksiz ve yakışıksız siyasal gerginlik ve pandominadan sonra, hiç bir şey olmamış gibi yeniden görüşme masasına döneceğini söylemesi müzakere heyetimizin ondan mukabil izah ve açıklama talep etme zorunluluğunu asla ortadan kaldırmamalıdır. Ban Ki Moon’dan almış olduğu teminatın,1964 yılından bu yana Rumların hukuksuz işgali altında bulunan 'Kıbrıs Cumhuriyetinin' uluslararası statüsünün görüşme masasında tartışma konusu olamayacağı hususu ise, bu son derece vahim bir gelişmedir. Kıbrıs sorununun bu en temel noktası tartışılmaz hale gelmişse görüşme masası Helen egemenliğinin KKTC ye yerleştirilmesi sürecinden başka bir şey değildir!
Bu haber 213 defa okunmuştur

:

:

:

: