Ombudsman

Ombudsman kurumu ile ilgili; “Her modern hukuk devletinin; nedensizlik, yetkinin kötüye kullanılması ve vatandaşların zulüm görmesini mümkün olduğu dereceye kadar indirebilen kontrol, hesap verilebilirlik, şeffaflık ve ölçülülük mekanizmaları var
Kamu denetçisi ve insan hakları savunucusu (Ombudsman) kurumu da böyle bir mekanizmayı oluşturmaktadır.”
Özetle böyle bir tanımlama yapılabilir.
Ombudsman kurumunun önemi ve gerekliliği son zamanlarda daha bir anlaşılır ve kabul edilir oldu.
“Türkiye, Finlandiya, Danimarka, Avusturya, Almanya, İsveç, Norveç, Yunanistan’da Ombudsmanlar parlamentolar tarafından küçük usul farklarıyla seçilmektedir.
İngiltere’de Kraliçe tarafından atanmaktadır. İtalya’da yerel yönetimlerce seçilmekte, Fransa’da ise hükümet tarafından atanmaktadır. Tüm bu ülkelerde Ombudsmanlar dört, beş ve altı yıl arasında değişen sürelerde görev yapmaktadır. İngiltere’de ise adalet Ombudsmanının görev süresi üç yıldır, parlamento Ombudsmanını ise daha uzun süreli olabilmektedir.”
Genel tanımlamanın dışında;
“Ombudsmanlık, hedeflendiği ölçüde başarılı olursa, kamu yönetiminin gün ışığına çıkmasına vesile olabilir.”
Kamu yönetiminin gün ışığına çıkması.
Yani şeffaflık, belki de bu ülke de ki pek çok sorunun ana kaynağını belirleyen sihirli sözcük “kamu yönetiminde şeffaflık”.
Kuralların herkes için geçerli olması, denetlemenin en başta devlet, kamu kurumları, kamu yöneticileri için bağımsız sistem ve kurumlarca yapılması.
Hak aramak, en basitiyle derdini anlatabilecek bir merci bulmak.
Emine Dizdarlı bir hukukçu, Ombudsman, yani kamu denetçisi olarak atandı, bu atamanın iyi bir seçim olduğu kısa sürede anlaşıldı.
Birçok kurum ve yöneticileri gibi zaman harcamak için bu göreve gelmediğini gösterdi.
Taraflı tarafsız herkes, tartışmalar ve elbette eleştirilerde olmak üzere bir güven duydu.
Geçtiğimiz günlerde bazı söylemleri oldu;
“Vatandaşların birçok konuda şikâyeti var. Antik limanla ilgili incelemelerim sürüyor. Şu anda Cumhurbaşkanı’nın bize havale ettiği YÖDAK konusu var. Belirli Bakanlıklarda vatandaşın haklarının ihlal edildiği yönünde bazı iddialar var.
Yasalarımız gerçekten iyi yazılmış ve birçok konuda da gerekli düzenlemeler yapılmıştır. Ama bizim maalesef problemimiz yasaların yapılması değil, yasaların uygulanmaması en büyük problemimiz.”
Vatandaşın Ombudsman kurumuna talebi arttı.
İnsanlar adalet, eşitlik ve sorunlarını, sıkıntılarını, haksızlığa uğradıklarına inandıkları konuların takibini Ombudsman çatısı altına taşıyor.
Birçok kamu kurumuna, adalet mekanizmasına, güven sarsılmaya devam ediyor.
Ombudsman yani kamu denetçisi kurumuna farklı yetkiler verilebilir mi?
Mesela;
“Finlandiya’da Ombudsman incelemesinden sonra, yasadışı ve uygunsuz davranış tespiti halinde kişi ve kurumu uyarma, kınama ve disiplin soruşturması açma ve yargı önüne getirme, yasa değişikliği ve reform önerisi, yıllık faaliyetler hakkında parlamentoya rapor sunma, yargıya intikal ettirmek gibi sonuçlar öngörülmüştür.”
Bulgular sonuçlar, yapıldığı yerde kalmasın, meclise, komiteye, kısacası siyasi mekanizmaya havale edilmesin.
Esas mesele bu, hazırlanacak çalışma ve raporlar ilgili yerlere iletilecek, arkası gelmezse bunların hiçbir değeri yok.
Evet, Ombudsmanın yetkileri artırılabilir, bunun başka sorunları tetiklediği de kabul edilebilir.
Gerçek anlamda bağımsız bir denetleme mekanizmasına ihtiyaç var.
Var olanlar bu görevi yerine getiremiyor.
Herkes görevini yapsaydı bugün birçok konuyu konuşmazdık.
Bu haber 734 defa okunmuştur

:

:

:

: