GÜNAYDINLAR....

Günaydını bol bir gün yaşayın bugün... Mis kokulu çay eşliğinde... İsterseniz yanında da bir çıtır simit... Ya da kızarmış hellimli bir kahvaltı mesela ...
Günaydını bol bir gün yaşayın bugün...
Mis kokulu çay eşliğinde...
İsterseniz yanında da bir çıtır simit...
Ya da kızarmış hellimli bir kahvaltı mesela ...

Bahçenize bir bülbül konsun bu sabah...
Şakısın sizin için...

Eğilip kokladığınız çiçek sizin için açmış diye düşünün...

Aynaya bakınca ışıl ışıl olsun gözleriniz...
Günaydınlarınız mutlulukla çınlasın...

Yaşıyorum...
Varım...
İyi ki varım deyin...
MUTLU SABAHLAR...
ÖNCE SENİ TAMAMLAYACAK RUHU BUL...

BİL Kİ O SENİN AYNAN OLACAKTIR...

Unutma
AYNALAR BİZE BİZİ GÖSTERİR...

FARK YARATAN İNSANLAR...

Yaşamın koşuşturmacaları içinde ansızın biri çıkar karşımıza... Öyle bir şey söyler... Şaşırtır bizi...

Söylediği her neyse yaşam çizgimizi değiştirir... Hayata tutunmamızı sağlar... Umutla yüreklendirir bizi...

O noktada miladımız olur... Farkındalık yaratır...
Aslında küçük dokunuşlar büyük değişimler yaratır hayatımızda...

İYİ Kİ VARDIRLAR... İYİ Kİ YÜREĞİMİZE DOKUNMUŞLARDIR... İYİ Kİ ONLARI TANIMIŞIZDIR...
BUGÜN

hayatın gülen yüzünden
SENİ
toplasam diyorum...
toplasam da
sevdalı yüreğimde saklasam...

Ayşe TURAL

' ellerim
ısınır mı
küllenmiş ateşinde sevginin?

yap- boz oyunlarının
yenilgisini yaşarken içimizde...

iki yarımı bir bütün
eyler miyiz seninle?'

Ayşe TURAL (Umutların Ötesinde Belki)
ÇOCUKLAR...

Elini, bizim avuçlarımıza güvenle bırakan miniklere,
kucağımızı açınca mutlulukla bize koşan yüreklere,
canı acıyınca gözyaşlarını silmemiz için bize uzanan melek yüzlere,
boynumuza sımsıkı sarılan kollara...

ne kadar teşekkür etsek azdır.

Bize, daha iyi ve daha güçlü olmayı, onlar için biraz daha hevesle yaşamayı öğretiyorlar...


YASAKLAR

çek ellerini
ipeksi duygularımdan
dokunman yasak...

yatay- dikey gülücüklerin
baykuş bakışlarından donmasın yüreğim
VERESİYE SÖZLERini sen
başkasına sakla...

Ayşe TURAL
ÖNCE...

Sadece kendiniz için yaşayın ve konuşmadan önce dinleyin...

Yazmadan önce düşünün...

Harcamadan önce kazanın...

Dua etmeden önce bağışlayın...

İncitmeden önce hissedin..

William Shakespeare
U-NUT-TUM...

seni
unutmam gerekiyor
unutttum
unuttum
u-nut-tum...
kim demiş?
hiç aklımdan çıkmıyorsun ki!

Ayşe TURAL

GEÇMİŞ ZAMANLAR...

Geçmiş zamanlar bir şarkıya başlamaya görsün...

Sustur susturabilirsen...

Bir bir açılır yamalı bohçalar, çıkar kilitli sandıklardan...

Bazen kahkahalara dönüşür; bazen gözyaşı olup yanaklarınızdan süzülür...

Hatırlamak güzel şeydir...

Neden mi?
Onların hepsi sizsiniz çünkü...
ZAMANIN KIYISI

zamanın kıyısındayız
seninle
guguk kuşu çığlığı
hiç eksilmedi ki yamacımızdan...

bende
arzunun ve kadınlığın hızı
sende
vahşi atların gergin yüzü

Ayşe TURAL
SÜT KAZANINA DÜŞEN KURBAĞA...

Bu öyküyü bilirsiniz eminim... Hani kurbağa yanlışlıkla süt kazanına düşer... Alttan yanan ateşle yavaş yavaş ısınır süt...

Başlangıçta bu iş hoşuna gider kurbağanın... Mayışır... Ama sonrasında gittikçe ısınan sütte haşlanır..

Sanırım bazı olaylar da buna benziyor... Yavaş yavaş alıştırılıyoruz düzensizliklere... Düzensizlikler gün oluyor düzen haline geliyor... Biz farkına varıncaya kadar da ' Atı alan Üsküdar'ı geçmiş' oluyor, çoktan...
Bu haber 191 defa okunmuştur

:

:

:

: