Devleti yönetenler ülkede tasarrufu teşvik etmelidirler

Gazetecilik yaptığım 1970’li yıllarda, Türkiye’de, 1973 ‘ te seçimler olmuş. O seçim kampanyalarına, gazeteci olarak, ben de katılmıştım.
Seçim sonuçları açıklandıktan sonra CHP ‘nin başına yeni geçen Rahmetli Ecevit partisini sandıktan birinci çıkararak, oluşturulan ortaklık hükümetinde büyük parti olarak hükümetin güvenoyu almasından sonra, ortaklık Hükümetinin Başbakanı olmuştu.
Göreve başladıklarında ülkenin mali açıdan gerçeklerini görüp, hayretler içerisinde kaldılar.
Hayretlerinin gerekçesi, hazinede buldukları döviz miktarı 36 sentti, bir dolar da değil.
Derhal tasarruf tedbirlerine başvurmak için, Bakanlar Kurulu toplandı ve bir dizi tedbir aldı.
Kamu harcamalarında, ciddi tasarrufa gidildi.
Amerikan model devasa arabaların yerine Türkiye’de montajı yapılan, Renault 12 ‘ ye karar verildi.
İlk binen de, Bülent Ecevit oldu.
İzaz ikramlarda büyük oranda kesintiye gidildi.
Yurt dışı gezilerindeki heyetlerin miktarı azaltıldı.
Kamu binalarındaki ısıtma sistemlerinde büyük oranda tasarruf yapıldı.
Heyetle gidilen resmi ziyaretlerde, askeri Dakota uçakları tercih edildi.
İlk ziyaret, kredi bulmak için Lüksemburg’a yapıldı.
Lüksemburg’a giden heyetin başında Başbakan da vardı.
O heyeti Lüksemburg’a götüren uçak, iki pervaneli askeri Dakota uçağı oldu.
Uçak sayesinde resmi ziyaret, Avrupa’da büyük bir olay olmuştu.
Tasarruf tedbirleri ile ilgili Ecevit, tüm Avrupa’dan takdir görmüştü.
Mali ve ekonomik krizi aşmak için, Kuzey Afrika’daki Arap ülkelerine Türkiye’den ilk kez su ve inşaat için sarı taş satılmıştı.
Aynı tasarruf tedbirleri devletin verdiği balo ve resepsiyonlara ve yemeklere de yansımıştı.
Resmi Hizmet araçlarında çok büyük oranda azaltmaya gidilmiş, istisnalar dışında tüm araçlar ilgili Bakanlıkların araç park yerlerinde ertesi gün alınmak için, park ediliyordu.
Bunlara benzer, birçok tedbirler de alınmıştı.
Bize gelince. Bizim ekonomimiz ve mali gücümüz sanki süper devletlerin durumundaymış
gibi hal ve tavırlar içerisindeyiz.
Yeni hükümet oluşalı çok az bir zaman dilimi geçti.
RHA’la ilgili bir açıklama oldu.
Açıklama doğrultusunda uygulamaya rastlanmadı.
Bakanlarımız, en lüks ve son model araçların koltuklarında, oturmakta.
Eskiden bir olan makam araçları, birden çoğa fırlayarak Bakanlarımızın zevkine göre hangi araçlara binecekleri ihtiyari istekleri ile baş başa bırakıldı.
Kamuoyunu büyük oranda rahatsız eden, iki uygulama.
Sn. Başbakan’ın özel ziyareti resmi ziyarete çevirerek, 7 üst kademe yöneticisini de birlikte götürmesi.
İkincisi ise, Bakanlar Kurulunun aldığı bir kararla Bakanların törenlere göndereceği çiçek ve çelenklerin faturalarının devletin bütçesinden ödenmesi.
Hani hükümetin vaatleri arasındaki, tasarruf tedbirleri?
Hani Başbakan Yardımcısının bu konuda Başbakanı eleştiren sözleri.
Halkın büyük bir kesimi, geçim derdi çekerken, esnaf iflasları oynarken bu yapılanları halk nasıl algılayacak, nasıl hak verecek?
Beyler gidişatınızı gözden geçirin.
Memleket küçük her şey takip altında.
Unutmayın!
“Kim, ne ekerse, onu biçer.”
Sonra editörünüz demedi demeyin…
Bu haber 183 defa okunmuştur

:

:

:

: