Güzelyurt’ta güne başlamak mutluluktur

Betonlaşmaya yüz tutan coğrafyamızın bakir mis kokulu Güzelyurt (Omorfo ) ismini güzelliğinden elde eden mis kokulu Güzelyurt, doğa yapısı, tarihi, kültürü, insanlığın içtenliği, insan ilişkileri, özellikle Nisan, Mayıs aylarında o narenciye çiçeklerinin etrafa salgıladığı mis kokuya doyum olmaz, içinize çektiğiniz nefes tertemiz oksijen yüklü...
Belediyenin bütün sıkıntılarına rağmen yıllardır vermiş oldukları hizmet büyük bir özveri ve titizlikle halkın mutluluğunu düşünerek olanaksızlıklardan var oluşu yaratıyorlar. Her zaman gözümde yüreğimde Ada içindeki tüm belediyelere saygı duymama rağmen, Güzelyurt, Gönyeli en temiz en çalışkan belediyeler arasında.. Güzelyurt’ta uyanmak güne başlamak bir mutluluk, bir keyiftir, insanın ömrüne ömür katar...Her sabah kuşların nağmeleri, ağaçların, çiçeklerin yaydığı mis kokular elbette insanın ömrüne ömür katar. ...Her yıl yapılan Portakal Festivali Kıbrıs genelinde oldukça ayrıcalıklı bir festival alanı, yer itibariyle içerik olağanüstü...Çok üst seviyede bir festival...Her yıl Haziran sonu Temmuz başı ile noktalanan festival, esnaf halkına da ayrıca çok büyük yararlar sağlar...Bu yıl Türkiye’den gelecek olan sanatçılar arasında Yenitürkü’nün yer alması beni bir hayli sevindirdi. Yeni Türkü gurubunda bulunan klavye sanatçısı, Kıbrıs’lı Erkin Hadimoğlu ve benim de Aranjörüm...Festival boyu ilerleyen gecelerde, Türkan Kürşat (o ses Türkiye) Buray kendi değerlerimize verilen değer bizleri çok çok sevindirir...Güzelyurt ve yöresi, tarihi kültürü ile oldukça zengin bir şehir. Narenciye bahçeleri su altı yatakları, hemen yanında belediye sınırları içinde bulunan Kalkanlı köyü, asırlara dayanan, koruma altına alınan asırlık zeytin ağaçları. Odtü Üniversitesi, hemen başucunda duran, ormanlık alan, piknik alanları yürüyüş kulvarları, Lefke Yeşilırmak’a kadar uzanan tertemiz denizi yeşil ile mavi iç içe, sahil kenarlarındaki balıkçı restorantları, binlerce yıla dayanan Soli Vuni Sarayı ta yukarılardan bakarken hiç insanın gitmesi gelmiyor içinden.. Güzellikle ilgili o manzaraya yazacak kelime alanım oldukça zayıf kalır çok çok eskiden insanlar manzaranın, doğanın, toprağın kıymetini bir başka bilirler bir başka değer verirlerdi...Ya ağaçların. her gün ağaçlar dikilir eller, yürekler, bayram ederlerdi. Benim yüreğimde ağaç sevgisi o kadar derindir ki bir dal kırılsa canım yanar keşke bir gün orman ve çevre bakanlıkları evime gelseler kendi ellerimle dikmiş olduğum ağaçlarımı görseler ve naçizane fikirlerimden yararlansalar. Güzellikler paylaştıkça güzelleşir. Güzeyurt giriş yolu ağaçlandırılmasına rağmen...Güzelyurt yolu Narenciye ağaçları ile donatılmasını isterdim, .upuzun Girne yolunu, Zeytin ağaçlarını görmeliydim ya Lefke yolu sıra sıra hurma ağaçları olmalıydı, diplerinde zakkumlar sardunyalar renk renk...Yeşilırmak yolu, mis kokulu pespembe güller, Mersin, çitlemit, Alıç ağaçları olmalıydı.. Mağusa yolu cümbez ağaçlarının ve diken incirlerinin (Babutsa) görselliği, Karpaz yolu Harnup ağaçları ile bir başka güzelleşirdi ile meydan okumalıydı gelen turistlere kısacası ülkemin yolları kendimize has Harnup, Zeytin, Çam, hurma, Cümbez, pembe güller, Mersin, feslikan, ful, gül damlası,ve bunun yanı sıra bilinen özlenilen bitkilerimizle Adamız bir o kadar yeşillenir güzelleşirdi. Elbette bir gün bir duyarlı bakanlık , gün ışığına çıkar gelir...Başta kendi ülkesine sonra bize....Sizi Seviyorum....



Bu haber 3481 defa okunmuştur

:

:

:

: