“Türkiye Cumhurbaşkanının katıldığı her tören resmidir”

Geçtiğimiz hafta, CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat’ın gündeme dair söylemlerini paylaşmıştım.
Bir gurup gazeteci, CTP Genel Merkezinde Başkan Talat’la bir sohbet toplantımız olmuştu.
İlgili yazımın sizlere ulaştığı Cuma gününün akşamında ise UBP Genel Başkanı ve Başbakan Hüseyin Özgürgün ADA TV de program konuğum oldu.
Koordinasyon ofisi, su ve mali protokol konuları, tartışılan İstanbul ziyareti ve Kıbrıs sorunu müzakere sürecindeki son gelişmeler programın akışına yön verdi.
Başbakan Özgürgün özetle şunları seslendirdi.
Koordinasyon Ofisi;
“Koordinasyon ofisi ile ilgili olarak amacın ne olduğunu defalarca anlattık. Anlamak istemeyenlere elbette anlatamazsınız. AKEL Genel Sekreteri de karşıymış. Onlarla aynı olanlara ne kadar anlatsanız anlamazlar. Bu birbirini tanıyan iki ülkenin imzaladığı bir anlaşmadır. Kıbrıs Türk gencine katkı sağlayacak bir anlaşmadır. Üstelik Başbakanlığın altında olacak. Benim yetkilerimi devretmem mümkün mü?
Ne yapılacağına biz karar vereceğiz. Spordan anlamayanların, bunu kullananların, bu konuyu bu noktaya getirmesinden büyük üzüntü duyuyorum. Üstelik bu anlaşma Türkiye ile yapılıyor. Biz ne istersek o yapılacak. Tesisler burada, bizim olacak.
Diplomatik dokunulmazlık, AB Koordinasyon ofisine de verildi. Öyleyse onlara da kalksın. Bana göre bu da yanlış. Yetki devri yok, endişelenecek bir şey yok, bir eksiklik olursa, rahatsız olabileceğimiz bir nokta çıkarsa, ek bir protokolle bunları düzelteceğiz.
Toplum, ANNAN planından sonra zaten bölündü. Bugün o konjonktür yok.
Daha önceki hükümet döneminde, Türkiye ile KKTC ilişkileri çok zarar gördü. Biz kısa sürede bu ilişkileri yeniden toparlamaya başladık. Güven çok sarsıldı.”
Hükümet, mali protokol ve su konusu;
“Bu dönem sportif etkinlikler fazla. Sezon sonu olması sebebiyle yoğun bir dönem yaşanıyor. Ben bu camianın içindeyim, oralarda daha fazla görünmem normal. Serdar Denktaş’ın açıklamaları benim bilgimdedir. Gerektiği yerde ben de konuşur, açıklama yaparım. Ben daha fazla iş yapma kısmındayım.
Seçim takviminden dolayı bu hükümetin maksimum süresi iki yıldır. Mali protokolde yargıyla ilgili bazı konular vardı bunları aştık. Ülke için daha iyi icraatların yapılaması hedefimiz. Özelleştirilme tüm dünyada var. Devlet eliyle bazı işlerin yapılması doğru değil. Biz henüz yeniyiz, tecrübesiziz, hatalar yapıyoruz ama hata var diye bunlardan vazgeçmemek gerek. Mali protokolde de rahatsız olunacak bir şey yok. Özellikle kamu-özel ortaklığını bizim şartlarımıza uyduracağız. Su konusunda, 20 Belediye meclis kararları ile sözleşmeyi imzaladı. Çok kısa sürede bu belediyelere su verilecek.”
İstanbul ziyareti;
“İstanbul ziyaretim çok basitleştirildi. Bu eleştirileri anlamakta zorlanıyorum. Türkiye Cumhurbaşkanı’nın katıldığı her tören resmidir. Törene katılan beş de Bakan vardı. Biz Sayın Erdoğan’ın katılacağını öğrenince resmi olarak gitmeliydik. Resmi devlet törenine özel araçla gidemezdim. Üzülüyorum, yanıltıyorlar. Ben Sayın Erdoğan’la baş başa bir de görüşme yaptım. Konu yapılması, peşinden gidilmesi üzücü.”
Kıbrıs müzakere süreci;
“Rum tarafı bizi eşit kabul etmiyor. Hiçbir yerde görüşmek istemiyor. Ben, Kıbrıs Türklerin seviyesini yükseltmek istemem diyor. Eşitliği kabul etseler çözüm çok zor olmaz. Sayın Cumhurbaşkanı, 2016 yılı sonunu işaret ediyor. Fakat 2016 sonunda da olmazsa, Sayın Cumhurbaşkanı da ne olacağını bilmiyor. Dış güçler bu müzakerelerin devam etmesini istiyor. Yakın zamanda güney de Cumhurbaşkanlığı seçimi var. Bana göre eşitlik kabul edilmediği sürece zor.”
Başbakan Hüseyin Özgürgün ile yaptığımız programda öne çıkan konular özetle bunlardı.
Son iki yazımda siyasetin iki akım partisi “CTP ve UBP” Başkanlarının ve elbette hükümetin tutumunu sizlere birinci ağızlardan yansıttım.
Kendi düşüncelerimi de süreç içinde yazdım, konuştum.
Görünen o ki bu tartışmalar kolay kolay bitmeyecek.
Hepimize kolay gelsin.
Bu haber 648 defa okunmuştur

:

:

:

: