İhmal mi ? Zaafiyet mi ? Görevi savsaklamak mı ? Vurdum duymazlık mı ?

Yeşilköy, Atatürk Havalimanı’nda, son yapılan terör saldırısından sonra, başlığı oluşturan ibarelerdeki kuşkular, ister istemez akla gelmektedir.
Yalçın CEMAL
yalcincemal@hotmail.com

Değerli okurlar, bu sütundan, geçmişte de yazmıştım.
Terör örgütleri, kırsalda, artık son demlerini, yaşamakta.
Eskiden olduğu gibi, kırsal alanlarda faaliyetlerini sürdüremeyeceklerini anlayınca, faaliyetlerini, şehirlere aktaracaklarını, bu sütundan defalarca yazdım.
Televizyon ekranlarında, sürekli söyledim.
Nerede ise “dilimde tüy bitti“
Çünkü terör örgütlerinin faaliyetleri, şehirlerde, kırsal alanlardan daha cazip gelmektedir.
Kırsalda, karşılarında Türk Silahlı Kuvvetleri var.
Bununla, baş edemeyeceklerini görüp, daha kolay terör hareketleri alanı olan, şehirleri tercih edeceklerini, yazmıştım.
Meydana gelen olaylar, beni doğrulamıştır.
Keşke, doğrulamasaydı.
Şehirlerde, Terör örgütlerinin karşısına, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni çıkaramazsınız.
Çünkü, nereden geleceğini, bilemezsiniz.
Şehirlerde, teröre karşı, en etkili güç, haber alma birimleridir.
Bu, haber alma birimlerinin alacağı veya elde edeceği bilgilerle şehirlerdeki terörün önüne, geçilebilir.
Genellikle, terör örgütleri, şehirlerdeki, eylemlerinde, kalabalıkların olduğu veya ülke ekonomisine, darbe vuracak yerlerde, eylemlerini yapmaktadırlar.
Bunun için, devlete bağlı haber alma örgütleri, bu gibi yerlerde olup biteni, ilerde olacakları, zamanında öğrenip, gerekli birimleri uyarmak sureti ile, olası terör hareketlerine karşı, gerekli tedbirlerin alınmasını sağlar.
Görevleri, bu.
Güvenlik Kuvvetleri de, alacakları bilgiler doğrultusunda, ülkedeki asayişi ve olası terör faaliyetlerinin yapılmasının önüne geçer.
Anavatan Türkiye’de, yakın bir geçmişte, geçen günkü, terör
faaliyetlerine benzer fiiller olmuştu.
Yine, bir çok masum insan, bu dünyadan, göçmüştü.
Aradan, epeyce bir zaman dilimi, geçti.
Yapılan terör eylemleri karşısında bu eylemlerin önlenememesinin hesabı, kitabı yetkililer tarafından yapıldı mı?
Yoksa, taziye ve temennilerden sonra , yeni bir terör eylemi mi
beklenmeye başlanmıştır ?
Atatürk Havalimanı’ndaki, son terör eylemi, ikinci olasılığı doğrulamış olmuyor mu ?
Demek ki, ilgili kurum ve birimler yeteri kadar, bu eylemleri önleyecek çalışma ve tedbiri, almamışa benziyorlar ?
ABD, vatandaşlarını, terör konusunda uyarıyor.
Nasıl, hareket edeceklerinin, rotasını çiziyor.
Terörü, engellemekle görevlendirilmiş, kurum ve birimlerden ses yok.
Bizde ne yazık ki, olay olduktan, insanlarımız öldükten sonra, ses çıkar.
Yazık, günah değil mi? Bunca insanımızı, çoluk çocuk demeden, kara toprağa veriyoruz.
41 kişinin ölümüne, 147 kişinin yaralanmasına, neden olan, 3 teröristin, elini kolunu sallayarak, hava alanına kaleşnikoflu ve patlayıcı maddelerle girmesinin, hesabı kimden sorulacak ?
Hava alanına, elini kolunu sallayarak giren teröristlere, bu olanağı sağlayan veya sağlattıranlar, kimlerdir ?
İlgili Bakanlık ve bağlı kurum ve birimler, bu sorunun cevabını
kamuoyuna açıklamak zorundadırlar.
Bu iş, taziye ve kınama söylemleri ile, geçiştirilebilir mi ?
Yazıyı yazdığım saatlerde, ölü sayısı 41‘di, dileğim bu sayının artmaması.
Terör kurbanlarına, Tanrı’dan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.
Ayrıca , TC Lefkoşa Büyükelçiliği’ne, Bülten 6 için, teşekkürlerimi bildirmek istiyorum.

Bu haber 196 defa okunmuştur

:

:

:

: