Kadın Sığınma Evi’nin kapısına kilit vuruldu.

Ülkemizde henüz devletin açtığı bir kadın sığınma evi yok… Bu ihtiyacı Sosyal Riskleri Önleme Vakfı – Kadın Sığınma Evinde 2011 yılından beri yürütmeye çalıştı.
Seval OYALTAN

O günden bugüne Sığınma evine 227 kişi ve 114 çocuk başvurmuş ve buraları kendilerine sığınma olmuş.
Sığınma evlerine genel olarak şiddet gören, mağdur durumdaki kadınlar ve çocuklar alınıyor ve yardım ediliyordu.
Artık bir Kadın Sığınma Evi yok bu ülkede.
Büyük fedakarlıklarla ayakta tutulan tek Kadın Sığınma Evi.
Zorunlu olarak, kapatılmak zorunda kalındı.
Şiddet gören, mağdur olan kadınların sığınabileceği tek yerdi.
Devlet yıllardır böyle bir yeri açmadı, açamadı, açmak istemedi.…
Devletin yapması gerekeni yıllardır Sivil Toplum Örgütü ve bir grup gönüllü yaptı.
Son olarak ilgili Bakanlığın; Zaman zaman verdiği cüzi miktardaki katkı tamamen kesilince de hayat damarı kesilmiş oldu.
Şiddet gören, sığınma ihtiyacı duyan mağdur bir kadının gidecek bir yeri yok artık!
Eşinin şiddetinden, baskısından, aile korkusundan kaçan kadının!…
Halbuki bu tür yerleri devlet açmalı, devlet idame ettirilmeli.
Devlet sahip çıkmalı.
Devlet sığınma evine almalı bu tür kişileri.
Çoğu parasız, çoğu okullarından ayrılmak zorunda kalmış mağdur kişiler.
Sahip çıkılmadığı için sığınma evine başvurmaktalar.
.
Oradan çıktıklarında iş bulmalarına, konut sorununu çözmelerine yardım ediliyordu.
Gerekirse hukuki yardımlar yapılıyor, gerekiyorsa sağlık koşulları iyileştiriliyordu.
Kadın sığınma evlerinde kalma süresi ise yaklaşık 3 ay.
Yurtdışındaki uygulamalara değinmek gerekirse;
Acil yardıma ihtiyacı olan kişi telefonla acil yardım istediğinde bulunuyor.
Bu hattı polis, savcılık, belediye aynı anda dinliyor ve hemen polis müdahale edebiliyor..
Bazı kiliselerin altında dahi sığınma evi var.
Sonrasında bahçesi olan 1 salon 1 mutfak 1 tuvalet olarak tasarlanmış evlere yerleştiriliyorlar. Paralarını devlet ödüyor.
Sonuç olarak ülkemizde de bir Kadın Sığınma Evinin bir an önce gerektiği gibi devlet tarafından açılması artık elzem hale gelmiştir.
Görünen o ki bu durum artık Sivil Toplum Örgütlerini de bireysel gönüllüleri de çoktan aşmıştır.
Bu haber 237 defa okunmuştur

:

:

:

: