Türkiye’deki darbeler darbe girişimleri

Cuma akşamı, Türkiye, TSK içindeki azınlıkta olan bir marjinal grubun, darbe teşebbüsü ile karşı karşıya kaldı.
Türkiye Cumhuriyetinde, günümüze dek üç darbe, iki de darbe teşebbüsü oldu.
1960 ‘lı yıllarda, hayatta olanlar. Türkiye’de, 27 Mayıs’ta, siyasal iktidara karşı yapılan darbeyi, hatırlayacaklardır.
O tarihten sonra doğanlar ise, 27 Mayıs darbesini tarih kitaplarından okuyarak, öğrenebilirler.
27 Mayıs’taki darbe, zamanın DP ‘ne yapılmış olan, bir hareketti.
Tek parti döneminden, çok partili siyasi hayata dönüş, DP ‘nin siyaset sahnesine girmesi ile başlar.
1946 Genel Seçimleri ile seçimlere katılan DP, daha sonraki Genel Seçim olan 14 Mayıs 1950 de. Oyların % 55 ‘ni alarak büyük bir çoğunlukla Meclise girmeyi başardı.
Ana muhalefet olan CHP ‘ne karşı, Anayasaya karşın yaptığı yıkıcı faaliyetler sonucunda, mecliste ciddi bir şekilde hoşnutsuzlukların yaratılmasına neden oluyordu.
İktidarı döneminde, uygulamış olduğu baskıcı yöntemlerle de halkın tepkisini üzerine çekiyordu.
Genel Başkan ve Başbakan Adnan Menderes, aldığı oy yüzdeliğinin sarhoşluğu içerisinde davranarak hukuk dışı uygulamalara başlamıştı.
İktidara gelir gelmez çok sayıda subayı ve devletteki üst kademe siyasi kamu görevlilerini, işten el çektirmişti.
O dönemde, Atatürk’ün kurduğu, Halk Evleri kapatılmış.
Ana muhalefet partisi olan CHP ‘nin mal varlığına el konmuş.
TBMM ‘den, karar üretmeden, Kore’ye asker göndermiş.
Üniversite Öğretim Görevlilerine, siyaset yasağı konmuş.
Basın, sansüre tabii tutulmuş.
Köy Enstitüleri, kapatılmış.
DP ‘ yi eleştiren öğretim üyelerinin, kurumlarından tasfiye edilmesini sağlayacak yasa çıkarılmış.
Toplantı ve gösteri yürüyüşleri, kısıtlanacak oranda yasaklanmış.
Muhalefet partilerine ağır baskılar getirilmiş.
Anayasaya aykırı olan yargı yetkisi ile donatılmış, tahkikat komisyonları oluşturulmuş. Bunlara, tutuklama yetkisi, parti kapatma yetkisi gibi yetkiler, verilmişti.
DP ‘nin Genel Başkanı Adnan Menderes , bu yetkilerle ülkede parti - devlet bütünleşmesini yaparak. Bila müddet, iktidarda kalacağının hesabı kitabı içerisine, girmişti.
Ekonomideki olumsuz gelişmeler, ülkenin kalkınma oranının düşüklüğü, Türk parasının sürekli devalüe edilmesi.
Üreticinin içinde bulunduğu olumsuzluklar da, Menderes iktidarına karşı olan güvenin sarsılmasına neden olmaktaydı.
Bütün bu gelişmeler karşısında, aydın gençlik üniversite öğrencileri ile TSK ‘ deki genç subayların. Alenen, siyasal iktidara karşı, sokak gösterileri artmakta, baskıcı yöntemlere karşın bu gösteriler engellenememekte idi.
İstanbul Üniversitesindeki gösterilerde, öğrenci olan Turan Emeksiz, kurşun yarasından , başka bir genç ise, tankın altında ezilerek öldü .
Olaylar, siyasi iktidardan yana gelişmiyordu.
Tahkikat Komisyonlarının oluşması için, meclisten yasayı geçirdikleri gün.
Hükümeti eleştiren gençler. Hükümeti, bu yasayı geçirdikleri nedeni ile kutlayan, DP ‘li gençlerin bu hareketinden haberdar oldular ve buna bir nevi takoz koymak için hareket geliştirdiler.
Hareketin adı: 555-K
Açılım 5 ‘ci ayın, 5’ci günü saat 5 ‘ te Kızılay’da.
Tabii hükümet karşıtları, çoğunlukta olduğu için Celal Bayar ve Adnan Menderes ciddi bir şekilde protesto edilmişlerdi.
Olaylar, siyasi iktidarın kontrolünden çıkmış rölantide akmaya başlamıştı.
Adnan Menderes, bozulan ekonomiye serum bulmak için ABD ‘ den umudunu keserek. Moskova’ya, resmi bir ziyarette bulunmak için tarih belirlemişti.
Tarih, 2 Temmuz 1960’tı.
Bir NATO ülkesi Başbakanı, soğuk savaşın tırmandığı bir dönemde, SSCB ‘ ne resmi ziyaret yapacaktı.
27 Mayıs, DP iktidarına karşı olan darbe buna izin vermedi.
Yoksa başka güçler mi, bu izni verdirmedi?
Yarın, 12 Mart ve 12 Eylül darbe ve müdahalesi ile buluşmak üzere. Şen ve esen kalın.
Dünkü yazımda, Fransız Devrimi 2789 yazıldı. Gerçeği 1789 olacak.
Düzeltir okurlarımın bağışlamasını dilerim.
Bu haber 180 defa okunmuştur

:

:

:

: