Türkiye’deki darbeler, darbe teşebbüsleri

Sevgili okurlar, araya 20 Temmuz’a ilişkin yazım girdiği için, “Türkiye’deki darbeler ve darbe teşebbüsleri“ başlıklı yazılarıma, bir gün ara vermek zorunda kaldım. Bugün, kaldığımız yerden devam edeceğim.
Yalçın CEMAL
yalcincemal@hotmail.com

Bugünkü darbemiz, 12 Eylül 1980‘ de, Kenan Evren başkanlığında yapılan, askeri darbe ile, 15 Temmuz’daki “ kalkışmayı“ ele alacağım.
12 Mart Muhtırasını içeren, askerin isteklerinin, hiç biri yerine getirilmemişti.
Atatürk’ün, İlke ve Devrimlerine, sahip çıkılmamıştı.
12 Eylül’ü yapan ve emir komuta zinciri içerisinde olan, darbenin başında, Orgeneral Kenan Evren ve tüm Kuvvet Komutanları bulunmaktaydı.
12 Mart’taki gibi ihtilale tüm Kuvvet Komutanlıklarına bağlı Birlikler katılmışlardı.
12 Eylül Darbesinin kaynağı, yine Atatürk İlke ve Devrimlerinden, sapma oluşturmuştu.
12 Eylül’ün, Milli Güvenlik Kurulu’nun 1 numaralı bildirisinin bir paragrafında, aynen şunlar yazıyordu;
“Atatürkçülük yerine, irticai ve diğer sapık ideolojik fikirler, üretilerek, sistemli bir şekilde ve haince, ilkokullardan üniversitelere, bütün eğitim kuruluşları , idare sistemi, yargı organları , iç güvenlik teşkilatı, işçi kuruluşları, siyasi partiler ve nihayet yurdumuzun en masum köşelerindeki yurttaşlarımız dahi, saldırı ve baskı altında tutularak, bölünme ve iç harbin eşiğine, getirilmişlerdir.”
Genel gerekçesi, bu olan, 12 Eylülcülerin ilk yaptıkları iş, İtilaf Devletlerinin, İstanbul’u işgal ettikten sonra, dağıttıkları Meclisi Mebusan’ın yerine, Ankara’da, Mustafa Kemal Paşanın önderliğinde açılan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni, kapatmak olmuştu.
Hükümet lağvedilmiş, tüm siyasi parti liderleri ve yetkili organlarındaki, tüm siyasiler tutuklanmış, tüm Vekillerin ve Senato Üyelerinin, dokunulmazlıkları kaldırılmış, Türkiye Sıkıyönetim Komutanlıklarının, idaresine devredilmiş, Ülke, Kenan Evren’in Başkanlığında, tüm Komutanların iştiraki ile, ülkeyi yönetecek, bir Milli Güvenlik Konseyi oluşturmuştu.
Kenan Evren, bu Konseyin başı, ayni zamanda da, Devletin başı olarak, ilan edilmişti.
Ülkenin yaşayışı, hareketliliği, Milli Güvenlik Konseyinin, denetimi altında yapılmaktaydı.
Ülkede, ideolojik düşüncelere göre, tutuklamalar yapılmaya başlanmış, darbe yönetimini eleştirenler, derhal kendilerini, Sıkıyönetim Mahkemelerinde, buluyorlardı.
“Ben, bu rejimi, içime sindiremedim“ açıklamasında bulunan, Bülent Ecevit, iki aşamalı, Sıkı Yönetim Mahkemesinde, toplam 6 ay hapislik cezasına çarptırılmış, ikinci bir ceza olarak da, tek başına revirde kalmaya, mahkum edilmişti.
12 Eylül rejimi, ideolojik olarak sağ ve solu tırpanlamış, Radikal İslam’a dokunmamıştı.
Halbuki, ihtilal nedeni: “Atatürkçülük yerine, irticanın üretildiği “ gerekçesi ile hareket edilmişti.
Türkiye’de, saç ayağına dayanan, hassas denge, 12 Eylül’cüler tarafından , alt üst olunmuştu.
Dengeyi ayakta tutan, üç saç ayağı: Sağ, sol ve Radikal İslam’dı.
Sağ da, sol da, tırpanlanmış, meydan Radikal İslam’a terk edilmişti.
15 Temmuz 2016‘da, Türkiye’yi alt üst eden, darbe girişiminin
tohumları 12 Eylül 1980 ‘ de atılmıştır.
Radikal İslam, bundan önceki yazılarımda bahsettiğim gibi, Demirel Hükümetlerinin, iş başında bulunduğu, iktidar dönemlerinde başladı.
12 Eylül 1980‘de, Milli Güvenlik Konseyinin başı, Kenan Evren, Rabıtadan, borç para almaya kadar, işi azıttı.
Meydanı boş bulan Radikal İslam’ın, Devlette sızmadığı yer kalmadı.
Boş kalan yerler de, AKP’nin gelmesi ile doldurulmuş. Böylece görev tamamlanmış oldu.
15 Temmuz olayı, radikal İslam’ın, iktidar paylaşımının, kavgasıdır.
TSK’ buna, bulaştırılmak istenmektedir.
Buna bağlı olarak da, güçsüzleştirilip, Türk Halkı karşısında, Kurum olarak itibarsızlaştırılması, hedeflenmektedir.
Son olaylarda, bunu amaçlamak isteyenler, boyutları çok geniş olmasa da, amaçlarına ermiş durumdalar.
Bir ülkenin ve devletin bekasının garantisi, Silahlı Kuvvetleridir.
Türk Milletinin ve Devletinin de, bekasının garantisi, Türk Silahlı Kuvvetleri’dir.
Beyler; Türk Silahlı Kuvvetleri‘ni, çirkin emellerinize alet etmeye, ne hakkınız var ?
TV ‘ler de görünen manzaralar, utanç verici.
Ellerinizi, Türk Silahlı Kuvvetleri‘nin üzerinden, çekiniz.
Türk Silahlı Kuvvetlri, Türk Ulusunun, bağrından çıkmış, göz bebeğidir.
Bunu yıpratmaya, ötekileştirmeye, itibarsızlaştırmaya, hiç kimsenin, hakkı yoktur.
Türk Silahlı Kuvvetleri‘ne, gözümüz gibi bakalım.
Düşman gözle, asla …








Bu haber 182 defa okunmuştur

:

:

:

: