Ayin mi ? Egemenliklerini ispat mı ?

Devletin, iki makamındaki, iki seçilmiş siyasetçisi. Rumların, KKTC‘de ayin yapması konusunda, bir birlerini, yaylım ateşine tuttular.
Yalçın CEMAL
yalcincemal@hotmail.com

Herhalde, kimlerin olduğunu anladınız.
Biri Cumhurbaşkanımız.
Diğeri, Dışişleri Bakanımız.
Sn. Akıncı , her halde müzakere masasına, bu konu geldi ki, olaya bu kadar methaldar oldu.
Anastasiadis, halkının ibadetini masaya yatırmışsa, Sn. Akıncı da,
Güney’de, halkının başına getirilen sorunları, her halde masaya getirmiştir.
Cumhurbaşkanımız , Güney’in, bunu, bir sorun olarak gördüğünü algılayarak, konunun üzerine gitmektedir.
Sn. Anastasiadis de, Cumhurbaşkanımızın ilettiği sorunlara, o denli hassas davranarak, dövülen ve arabaları tahrip edilen, hakarete uğrayan Türklerin, sorunlarına. O denli hassasiyetle eğilip, ilgilenmekte mi ?
Buna, olumlu cevap verecek, Güney’de, her hangi biri varsa, beri gelsin.
Sn. Talat’a saldırma olayı.
İskele’de, bıçaklanan gencimiz.
Tartaklanan ve arabaları tahrip olunan insanlarımızın, sorunları
çözüme ulaştı mı ?
Sadece taahhüt, zarar ziyanın tazmini.
Başka bir şey.
A…A…
Gelelim, şu ayin meselesine…
Dışişleri Bakanlığı’nın, açıklamasında BM’nin, arabuluculuk yaptığı taleplerde yıllardan beri verilen izinlerin, belli kriterlere göre verildiğini, bunların, aşağıdaki kıstaslar olduğunu açıkladı:
Ayin gününün, önemi.
Kilisenin, fiziki durumu.
Söz konusu kilisenin, bina olarak başka bir amaç için kullanılıp, kullanılmadığı.
Söz konusu kilisenin, askeri bölgede olup olmadığı.
Açıklamada, UBP – DP Hükümetinden önce de, bu kıstaslara göre izin verildiğini, istatistiki bilgilere dayanarak , kamuoyuna açıklandı.
Tabii, söz konusu izin veya izinlerin verilmesinde, kuzeydeki konjönktür de, göz önünde bulundurularak, izin taleplerine yanıt verilir.
Ülkede, bazı gazetelerin yazdığı gibi, Sn . Ertuğruloğlu’nun keyfi bir tasarrufu, değildir.
Sn. Cumhurbaşkanı, dünkü görüşmeden çıktıktan sonra, yaptığı açıklamada, ibadetlerini yapmak isteyenlerin, gezmeye gelenler gibi
İbadetlerini de, yapabileceklerini söyledi.
Yani, ne talep.
Ne, değerlendirme.
Ne, izin.
Gezmeye gelenler “Palent pantres“ her istediği kiliseye girip, ayin yapacak.
Dışişleri, açıklamasında adada bir çözümün olmadığını, müzakerelerin, devam ettiğini de, vurguladı.
Bundan, algıladığım:
Bir anlaşma olana kadar, KKTC‘nin, hukuk kuralları uygulanır.
Bunun için, herkes bu kurallara, uymak zorundadır. Güneyden gelenler de, dahil
Açıklamada, önemli bir cümle:
Dini ibadetlerin, siyasi bir istismar aracı olarak, kullanılmaması için, gerekli tedbirlerin, alınması hususunun, hükümetimizin görev ve sorumluluğunda olduğunu, vurgularız.
Demek ki, hükümet, bu ayinlerden, Güney’in siyasi istismar saiki ile hareket ettiğinin duyumunu da alarak, açıklamasına, ekleme gereğini duymuştur.
Yazımın başlangıcında, iki siyasiden bahsederek yazıma başlamıştım .
Biri, Cumhurbaşkanımız.
Diğeri de, Dışişleri Bakanımız.
Bunlar, kimin Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanı ?
KKTC‘nin .
Bir çözüm olana kadar da, bu Devletin Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanıdırlar.
Öyle ise, öncelikleri, KKTC Devletinin, kurallarını uygulamak .
KKTC‘nin egemenliğine, sahip çıkmak zorundadırlar.
Dini ibadet maskesi altında, kuzeyde de egemenliklerini ispata çalışanların, isteklerine göre değil.
Kuzeyde, egemen bir devletin var olduğunu, bu devletin, kurallarına göre hareket etmeleri gerektiğini, karşı tarafa, cesurca söylemek gerek.
Gelmiş, geçmiş Hükümetlerin, ibadet konusunda, almış oldukları
Kararların, yerinde kararlar olduğunu da, buradan belirtmekte, yarar görüyorum .
KKTC, yol geçen, hanı mı ?
Bu haber 226 defa okunmuştur
  • KKTC SAHİPSİZ DEĞİLDİR Metin Fahrioğlu - 25.07.2016 KKTC YOL GEÇEN HANI DEĞİLDİR

:

:

:

: