ÖNEMLİ OLAN NE?

İnsanlar ekleniyor hayatına, insanlar eksiliyor hayatından... Sen bir kalabalıktan başka bir kalabalığa geçiyorsun...
İnsanlar ekleniyor hayatına, insanlar eksiliyor hayatından... Sen bir kalabalıktan başka bir kalabalığa geçiyorsun...

Derken birileri senin hayatından çıkıyor, sen de birilerinin hayatından çıkıyorsun...
Bütün bunlar olurken DÖN GERİ BAK...
Kimlerin yüreklerinde PARMAK İZİN KALMIŞ...
UNUTMA: Gül verenin elleri GÜL KOKAR...

ELLERİM
ah, bu ellerim...
gül işlerken sevdalara uyanır
uyanır da gökkuşaklarına boyanır...

bir düş sabahında
yırtılan denizi
kıyıya çeker balıkçılar...

işte o zaman
ellerin ellerim olur...

ne zaman gökyüzünü
boyamaya kalksam
benden önce
işe koyulur martılar...

zümrüt yeşilini
gözlerimden alıp
ellerimle boyarım ağaçları...

işte o zaman
ellerim ellerin olur...

AYŞE TURAL (AŞKIN KUM SAATİ/ 2009, s.52)

İNSAN HAYATI OYUNLARLA ÖĞRENİYOR...

Ne tuhaf... Aklıma gençliğimizde oynadığımız kibrit çöpü oyunu geldi...
Hatırlar mısınız?

Masanın üzerine bir kutu kibrit dökülür. Sıra ile diğerlerini kımıldatmadan birini çekersiniz. Kımıldatan yanar, sıra karşı oyuncuya geçer. Her kurtardığınız çöp sizin sayınızdır...

Orada yakaladığınız ya da yakalayamadığınız ODAKLANMA neredeyse tüm hayatınız boyunca sürer...

Siz neler öğrendiniz bakalım?

SAKLA

iki gülüşümün biri
sensen...

bir avuç gökyüzümde
UMUTsan...

ışığınla aydınlanıyorsa
içimin karanlığı...

haydi al beni
kendi gökyüzünde
bir buluta SAKLA...

Ayşe TURAL

ŞİİR KONUŞUR

Ne kadar emek verilirse, o kadar şiirin hası dokunur gönüllerde...

Her okunuşta daha dün yazılmış gibi duruyorsa, taptazeyse, zamana direnmişse; bence şiirin hası o olmalı derim...

Yıllar akar akar gider... Gider de bizden geriye kalan bir avuç sözdür... Şiirse sözün bittiği yerdir...

Siz susarsınız, sizin yerinize şiir konuşmaya başlar... Ne de güzel konuşur ama...

VAZGEÇİŞLER

bu gece
kaç şiir vazgeçer benden
bir bilsen...

sözcükler
kör- topal yolcudur
ruhumun fırtınasında...

soru işaretleri
köşe kapmacasındadır
öykülerimin...

çil yavrusu gibi
dağılır düşüncelerim
bin bilinmeyenli denklemler misali...

Ayşe TURAL

ARAP SAÇI

Kafamız karışınca, pekçok şey birbirine dolanınca, içinden çıkılmaz hale gelince... Tam da bu tanıma yakışır bir tavır sergileriz...

Aptallaşırız...
Şaşkın ördekler gibi ne yapacağımızı bilmez oluruz...
Uyuşup kalırız...
Sanki düşünme yetimizi kaybetmiş gibiyizdir...

SİLKİN karanlığından beklemelerin...

Karanlık bir tünelde olduğunu farzet...

KOŞ haydi
Durma KOŞ...
AYDINLIK karanlığın bittiği yerdedir...

Durursan
Beklersen
ASLA aydınlığa ulaşamazsın...

Gidersen gittiğin yerde bir sürü CESUR YÜREK bulacaksın...

İŞTE O ZAMAN
yıldıza kesmiş gökyüzü
ansızın bir yıldız kayıyor
sen düşüyorsun aklıma...

yüzünü bana çevirirsen
ay doğacak içimde
aydınlanacağım...

gözlerin düşünce gözbebeklerime
bir çocuk gibi sevineceğim
bir deli cesareti
seveceğim seni...

ellerin ellerime dokununca
yosun kokacak, tuz kokacak
kucağında bir tekne misali
salanacağım...

işte o zaman
AŞK filizlenecek içimde
SEN büyüyeceksin...

Ayşe TURAL

BAZI GÜNLERİNİZ VARDIR...

Nedense akrep bir türlü yelkovanı kovalamaz... AŞKları bitmiştir sanki...
İtersiniz itersiniz ZAMAN geçmek bilmez...

Kendinizi bir KÖŞEye sıkışmış hissedersiniz...
Sanki derin bir suyun dibindesinizdir de; çırpınır çırpınır bir türlü yukarı çıkamazsınız...

Sanırım böyle zamanlar, güzel zamanların değerini bilmek için icat edilmiştir...

Sevgim

Sevgim
Hepinize yeter çocuklar
Yıldızlar gibi serpiyorum
Başınızda taç oluyorlar
Verdikçe çoğalıyorlar

Sihirli değneğim yok ama
B,r yürek yaşıyorum
Öyle bir yürek ki!
Hepinizinki bende atıyor...
Ayşe TURAL


HAYATA YERLEŞIN ....
Hayata bir güzel yerleşin önce... Biraz sonra kalkıp gidecek misafir gibi değil; oranın ev sahibi gibi yerleşin...

Nasıl mutlu olacağınızı bilin, anlayın ve ona göre davranın... Yatağınızda uyurken en rahat şekli alamayınca nasıl uyuyamıyorsunuz, aynen öyle... En rahat şeklinizi alın. .

Huzurlu olabileceğiniz köşeler bulun, yoksa yaratın... Kimse size hazırlayıp sunmaz..

Bakın bu sabah yeni bir gün başlıyor... Hayata bir iyice yerleşin... Bir de gülümseyin...

SEV SEVEBİLDİĞİN KADAR

Yeni güne başla
günaydınlarla...
sen her şeyi
gör görebildiğin kadar...

kucakla evreni neşeyle
sevgi çiçekleri der
sen gül
gülebildiğin kadar...

evren seni beklemez
haydi durma sakın
koş koşabildiğin kadar...

insanoğullarını
insankızları büyütür
doğur doğurabildiğin kadar...

kucakla bebekleri
geç kalmadan
siyah- beyaz demeden
sev sevebildiğin kadar...

Ayşe TURAL

GECENİN SABAHA DOĞRU DÖRTNALA GİTTİĞİ SAATLER...

Gecenin sabaha doğru dörtnala gittiği saatler...
Uykunuzun en tatlı yerinde uyanıverirsiniz...
Aklınızda bin bir düşünce...
Dilinize dolanan sözcükler...

Söylemelisiniz...
Paylaşmalısınız...
Yazmalısınız...

Bu birkaç dize olur...
Birkaç sözcük olur...
Artık ne çıkarsa bahtınıza...
Dizim dizim dizilirler...

Yazmaya başlayan parmaklarınız kelebek misali dokunur harflere... İsteseniz de engelleyemezsiniz... Durduramazsınız....İşte o noktada parmaklarınızın ucundan fırlayan sözcükler zaptedilemez...

Yazmak, aslında düşüncelerinizi paylaşmaktır. Anlatmaktır... Sizinle aynı fikirde olanlara ulaşmaktır...

Duygu ve düşüncelerinizi yazıya döktüğünüz anda artık sizin değil onu okuyanların olur...

Yeni gün hepimize huzur ve mutluluk getirsin efendim...

SEN VARSIN DİYE

ağzına kadar dolu
bir bulut gibisin
az sonra yağacak...

bahara açacak erguvanlarım
şaşıp kalacaksın
bir yıldız yağmurunda
birlikte vuracak yüreklerimiz
dolunay şahit...

yalnızlık limanlarımın kapılarına
kilitler vuruyorum
kimsecikler uğramasın diye...

yuvarlanarak geliyor
morcivertlenen bir akşamüstü
gidişine dalgakıranlar döşüyorum...

bütün zakkumlarım açıyor
sen varsın diye...

Ayşe TURAL

SORU SORMAK
Soru sormak karşıdakinin ne düşündüğünü anlamak için sık sık kullanılan bir yöntemdir...
Fakat..
Soru sormanın, çoğu kez, karşıdakinin düşüncelerini yönlendirmek için kullanıldığı da bir gerçektir..
Bir bakıma soru sormak bir stratejidir, soru soranın bir tuzağıdır...
Doğan Cüceloğlu/ İnsan insana

Sorulan sorulara dikkat ...

GİTME
mevsimler değişir, cemreler düşer
baharlar iner suya
ellerin ellerimi bir başka sever
kucağın yangın yeri...

sana dokunduğum zaman
çiçek çiçek açar erguvanlar
bahara durur gönlüm...

gitme
yangınlar kentidir yüreğim ayrılıklarda
gitme
üşür ellerim yalnız fotoğraflarda...

bir yaprak düşer
bulutlanır gözlerim
Samanyolu'nda yıldız yağmuru
öpüşür bir çift kumru sazlıklarda...

yaşamın sıyrılır peçesi gözlerinden
umudun aydınlığı
inadına kamaştırır yüreğimi...

gitme
yangınlar kentidir yüreğim ayrılıklarda
gitme
üşür ellerim yalnız fotoğraflarda...

tende küflenmişse zamanlar
silkin karanlığından beklemelerin
sarmaşıkların solma zamanı
haydi gel, biz yeniden açtıralım...

lavanta kokularına bulayıp zamanları
yeni sabahlara uyanalım...

gitme
yangınlar kentidir yüreğim ayrılıklarda
gitme üşür ellerimyalnız fotoğraflarda...

sende de arasıra gülümseyebilir şarkılar
yaşasa aşkımız KURTULUŞ BAYRAMIMIZ olur
düş yorgunu yüreğin
bırak soluklansın bahçemde...

güneşi avuçlarıma hapsedip
sana getirsem diyorum...

gitme
yangınlar kentidir yüreğim ayrılıklarda
gitme
üşür ellerim yalnız fotoğraflarda...
Bu haber 226 defa okunmuştur

:

:

:

: