1571, 1958, 1976

Başlıktaki tarihler, Kıbrıs Türkünün dönüm noktalarından olan ve tarihe geçen olayların, birer simgesi olarak sonsuza dek, Kıbrıs Türk Halkı tarafından unutulmayacaktır
Yalçın CEMAL
yalcincemal@hotmail.com

Değeri okurlar, bu tarihler ayrıca, Kıbrıs Türkünün adada varlık nedenlerindendir.
1571, Adaya Türk Ulusunun adım atması ile birlikte adada bulunan Ceneviz ve Venediklilerin ve tabii oldukları Katolik dininin etkinliğini kaybetmeye başladığı bir milattır.
Osmanlı İdaresinin Adayı alması ile birlikte, Akdeniz tamamı ile bir Türk gölüne dönmüştü.
Bu Osmanlıda, İttihat ve Terakki Cemiyetinin, Osmanlıyı Almanya yanında 1. Dünya Savaşına sokması ile Adada durum Türkler aleyhine değişmeye başladı.
Yunanistan’ın İngiltere’nin yanında yer almasına karşın, Kıbrıs Adasının Yunanistan’a verileceği gizli anlaşmalarından sonra, Adadaki Türkler üzerindeki baskılar arttı, Kıbrıs Türk Halkı kendi içinde örgütlenmeye başladı.
Türkiye’de Kuvayı Milliye’ den önce, Kıbrıslı Türk aydınlarının oluşturdukları Milli Kongrelerle, olup bittileri kabul etmeyecekleri kararları alındı.
Buna karşın, İngiliz Sömürge İdaresinin baskıları, daha da arttı.
9 Eylül, Yunanın İzmir’de denize dökülmesi ile Kıbrıs Türkü biraz rahatladı. Mustafa Kemal’in ilke ve devrimlerini kendisine adapte etmenin faaliyeti içerisine girdi.
Kıbrıs Rumları ve Yunanistan, kendilerine verilen sözü İngiliz İdaresinin tutmaması üzerine, yani ENOSİS ‘ ten vaz geçmesi ile şiddet olaylarına başladılar.
1931 yılında büyük bir isyan hareketine giriştiler.
Lefkoşa’da Valinin ikametgahı olan ( Vali Konağı ) yakıldı.
İngiliz Krallığı, çok sert tedbirlere girişti.
İsyanı başlatan Kıbrıslı Rumlar olmasına karşın, alınan sıkı önlemler Ada Türklerine de aynı şiddetle uygulandı.
İngiliz İdaresi, Çanakkale’nin ve 9 Eylülün bir nevi intikamını alır duruma gelmişti.
İlerleyen yıllarda, İkinci Dünya Savaşının kuvvetle muhtemel bir duruma gelmesi üzerine, Rumlar ve Yunanlılar, ENOSİS hayallerini ileride çıkarmak için buzdolabına koydular.
Kıbrıs Türklerinin İngiliz İdaresi ile ilişkilerini düzelttiği yıllar, İkinci Dünya Savaşında İngiliz’in yanında Almana karşı savaşa başladıklarında düzeldi.
1945 ‘te savaş bittiğinde savaşın olumsuzluklarını Kıbrıs Türk Halkı daha da hissetmeye, başladı.
İşsizlik hat safhada.
Birinci Dünya Savaşına gelinene dek, Kıbrıs Türklerinin elinde olan ihracat ve ithalat. İngiliz’in politikaları sonucu Ada Rumlarının eline verilmişti.
Birleşmiş Milletler Teşkilatının kurulması ile Rumlar ve Yunanlılar, Adada tekrar ENOSİS için faaliyetlere giriştiler.
Kıbrıs Türklerinin direnişi ile İngiliz İdaresinin “ Ada üzerinde Kıbrıslı Türklerin de hakkı var “ tezi karşısında, 1955 ‘te Adayı Yunanistan’a bağlamak için 1 Nisan’da EOKA terör örgütünü oluşturdular.
Terör örgütü, Enosis’e en büyük engel olarak gördüğü Kıbrıs Türkünü de hedef aldı.
Birçok silahsız Kıbrıslı Türk, EOKA’ cıların hedefi haline geldi.
Bu durum karşısında Kıbrıs Türkü boş oturup, EOKA’nın kaderini belirlemesini bekleyemezdi.
Bunu, ancak kendisinin yapması gerektiğini anlamış ve bu minval üzerine yolunu çizmişti.
EOKA’ya karşı Volkan, Kara Çete, 9 Eylül Cephesi, Kıbrıs Türk Mukavemet Birliği kuruldu.
1 Ağustos 1958 ‘ de, tüm bu oluşumlar tek bir isim altında birleşerek, Türk Mukavemet Teşkilatı altında örgütlendiler.
Kısa isimi TMT olan bu örgüt, EOKA terör örgütü gibi saldırgan bir hareket içinde olmadı.
Her zaman Kıbrıs Türk Halkının Adadaki can, mal güvenliğini ve yaşam hakkını korumak görevini üstlenmişti.
TMT, 1963 ‘e kadar faaliyetlerini illegal yaptı.
1963 ‘ten sonra, iki boyutlu görev yapmaya başladı, legal ve illegal.
Legal mücahitlik olarak, aleni yapılan bir hareketti.
20 Temmuz 1974 Barış Harekatından sonra oluşturulan devlet karşısında, TMT sürekli bir güç olarak, Güvenlik Kuvvetleri adı altında devletin bir kurumu olarak işlevini sürdürmektedir.
Bugün, üç Bayram kutlanmakta.
Üçünün de Kıbrıs Türkü açısından çok değerli Bayramlar olarak nitelenen bu üç Bayram.
Tüm Kıbrıs Türk Halkına, kutlu ve mutlu olsun.





Bu haber 213 defa okunmuştur

:

:

:

: