Bağımsızlık savaşı

Geçen akşam yapılan ve Anavatanı hedef alan darbe girişimini lanetlemek ve protesto etmek için, Lefkoşa Saray Önünde, coşkulu ve kalabalık bir açık hava toplantısı mitingi yapıldı.
Geçen akşam yapılan ve Anavatanı hedef alan darbe girişimini lanetlemek ve protesto etmek için, Lefkoşa Saray Önünde, coşkulu ve kalabalık bir açık hava toplantısı mitingi yapıldı.
Adına da, Demokrasi Mitingi dendi.
Gerek isim ve gerekse, Mitinge çağrılma yöntemi bazı çevrelerce eleştiriye tabi tutuldu.
“ Hangi Demokrasiye, sahip çıkılıyor “ diye.
Ben, bu tepkisel toplantıları daha çok Demokrasiye sahip çıkılması yanında, Amerikan emperyalizminin Orta Doğuda başlattığı yeni emperyal girişimlere karşı olduğuna, inanmaktayım.
Türkiye’de 1950 - 1970 ‘ lere kadar at oynatan Amerikan emperyalizmi.
Orta Doğudaki halkların bilinçlenmesinden ve ülkelerine sahip çıkmalarından, derinden rahatsızlık duymaktadır.
Bunun için Orta Doğudaki ülkeleri, daha da kendine bağlı uydu durumuna getirmek için. Sözde müttefikleri olan ülkeleri ve yönetimleri kayıtsız şartsız kendine bağlamanın, hesabı kitabını yaparak düğmeye basmaktadır.
İşte bunların bir tanesi de, Anavatan Türkiye.
Düğmeye basıldı.
Fakat geçmişte düğmeye basılmalarda elde edilen sonuç, bu kez elde edilemedi.
Türk Halkı ” Demokrasiyi kurtardı “ algısı yapıldı.
Halbuki bana göre Türk Halkı, demokrasiyi değil Türkiye’nin var olan bağımsızlığının elden gitmesinin önüne geçti.
Türkiye yeni bir model, işgal hareketi ile karşı karşıya.
Bu kez emperyalistler, topla tüfekle gelmediler.
Bunun başarılı olamayacağını bildikleri için, yöntemleri daha değişik ve daha tehlikeli oldu.
Topu tüfeği, emperyalistlerin yerli işbirlikçilerinin eline verdi.
Kale, içeriden fethedilmeliydi.
Bunun için de Türkiye Cumhuriyetinin bağımsızlığının en büyük simgesi olan TBMM ‘ bombalandı.
Bu hareketi salt demokrasiye yapılmış bir hareket olarak algılamak, safdillik olmaz da ne olur?
Darbe teşebbüsü Türkiye Cumhuriyetine.
O’nun egemenliği ve bağımsızlığına karşı yapılmış bir hareket.
Salt demokrasiye yapılmış bir hareket olarak yola çıkarsak yanlış mecralara gideriz.
Hedef TC ‘ dir.
Yüzlerce şehit ve binlerce yaralıya karşın, batıdan darbe girişimine hangi ülkeden veya ülkelerden ciddi tepki ve kınama geldi.
Sahibinin sesi gibi ortak koro.
“ Hukuk kurallarının dışına çıkmayın.”
OHAL da ne oluyor? derhal kaldırın.
Üç aylığına alınan bir karar.
Fransa’da bu bir yıl olarak belirlendi.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesini bir yıl askıya aldı.
Fransa’ya tıs yok.
Türkiye’ye gelince, insan hakları.
Amaç, Türkiye’ye behemehal Sevr’i uygulatmak.
Hani zamanı da, gelmedi değil.
Bunun için Rockefeller zamanında takvim de belirlemedi mi?
Fakat bu defa oyun tutmadı.
Afyon halkı en büyük gelir kaynağı olan afyon ekiminin, Amerikan emperyalizmi istedi diye yıllarca yasaklandığını unutmadı.
68 kuşağı, Türk halkının kafasına indirilen balyoz harekatını unutmadı. Türk halkından habersiz, soğuk savaş yıllarında ABD ‘nin İncirlikten kalkan casus uçaklarının. SSCB ‘ ile Türkiye’yi karşı karşıya getirdiğini. Türkiye’nin SSCB ‘nin füze hedeflerine maruz kaldığını da unutmadı.
Yapılanları, saymakla bitirmek mümkün değil.
Tabi bizi ilgilendiren en büyük olay.
İnönü’ye yazılan meşhur Jhonson mektubu.
Geçmişte Amerikan Emperyalizminin yaptıklarının, çok kısa özeti.
15 Temmuz darbe girişimi, demokratik yapıdan çok Türkiye’yi yeni model işgal hareketidir.
Dolayısı ile emperyalizme karşı olan herkes din ,dil ,ırk ayrımı gözetmeksizin.
Türkiye’de Spontane oluşan Amerikan Emperyalizmine karşı, harekete kayıtsız şartsız katılmaktır.
Meriyetteki demokrasinin eksikliklerini, gerekçe göstererek, emperyal güçlere karşı olan bu harekete katılmamak, ilericilikle de bağdaşmaz.
Hele hele solculukla hiç bağdaşmaz.
Bu bir, demokrasi savaşımı değildir.
Bu bir, Bağımsızlık savaşıdır.
Türkiye’nin, Bağımsızlık savaşımıdır.
Tıpkı, 1919 ‘da ki gibi.
Unutmayalım ki bu darbe, es kaza gerçekleşmiş olsa idi. Anavatan Türkiye’nin haritası değişecek.
Emperyal güçlerin istediği gibi Kıbrıs’ta bir çözüm olacak. Bu çözümle birlikte Garanti ve İttifak Anlaşmaları ortadan kalkacak.
Türkiye hem Kıbrıs’tan hem de Orta Doğudan sökülüp, yeni oluşturulacak coğrafyasına sıkıştırılacaktı.
Kıbrıs Türklerini, her zaman olduğu gibi Allah korudu.
Türkiye’nin Bağımsızlık hareketini desteklemek başka, AKP iktidarını desteklemek başka.
Sapla samanı bir birinden ayıralım.
Amerikan emperyalizmi ve emperyal güçlerin, Türkiye üzerinde oynanan oyunlarına dur diyelim.
Unutmayalım.
Başka Türkiye, başka, Anavatanımız yok.
Bunu da belleğimizden hiç ama hiç eksik etmeyelim!
Adada Kıbrıs Türk Halkı, onun varlığı ile hayat buluyor.
Hayat buluyoruz.
Bunu Sn. Yıldırım da idrak ederek:
“ Şah damarınızdan, size daha yakınız “ dememiş mi?
Kıbrıs Türkü olarak, her türlü Emperyal hareketin karşısına dikilmek ve ona geçit vermemek gerek.
Bu ilericiyim, solcuyum diyenlerin asli görevi olmalıdır.

N/D. KKTC ‘ nin simgesi, Ciğerci Ahmet’e, Tanrıdan Rahmet ve ışıklar içinde uyumasını diler . Ailesine, başsağlığımı iletirim.
Bu haber 230 defa okunmuştur

:

:

:

: