Yine peşrev havaları

Müzakere süreci ile ilgili, Sn . Başbakan Özgürgün’ün endişelerini içeren konuşması . Sarayda, atom bombası tesiri yarattı.
Yalçın CEMAL
yalcincemal@hotmail.con

Sn. Hüseyin Özgürgün’ün endişelerini paylaştığı konuşmasından, bazı alıntılar yapmak istiyorum.
Hep biz eğdik başımızı . Hep biz direttik anlaşma için. Mecburuz öldük bittik. Anlaşma olmazsa yandık. Böyle bir şey yoktur. Anlaşma olmazsa niye öldük bittik ki ? niye yandık ? Anlaşmanın bizim kadar Rumların da ihtiyacı olduğunu, ortaya koymamız lazım ki bir anlaşma olsun. Yani sanki biz öldük anlaşma dileniyoruz. Rum tarafı da bir anlaşmayı bize lütfedecek. Böyle giderse ki uzun süredir süreç maalesef böyle gidiyor . Bunun yansıması bizim için iyi olmaz. Onun için biraz duruş ortaya koymak lazım .Yani masadasın. Sürekli petrol doğal gaz ihalelerle sürekli başka ülkelerle anlaşmalar yapıyorsun. Bizden ses yok. Sn. Cumhurbaşkanından tıs yok. Ben anlaşmaya mecburmuşum gibi boynu bükük oturuyor. Kıbrıs Türk Halkı böyle bir lider mi istiyor ? … Her şeyi ile Rum tarafının isteği ile giden bir süreç görüyorum. Rum tarafı bundan çok memnun. …Çıksın Sn. Akıncı söylesin. Masada neyi aldık ? Rum tarafının açıklamalarını görüyoruz . Sn. Akıncı’dan ne bir açıklama ne bir izah var suskunluk var . Ben bunu kabul etmiyorum …
Sn. Özgürgün’ün açıklaması bu.
Bu gün bu açıklamaya, jet süratinde iki açıklama geldi .
13.41‘de saraydan , Sn. Akıncı’dan, dozu yüksek bir açıklama geldi.
Özgürgün’ün açıklamasına, yanıtında Sn . Akıncı:
Başbakan Özgürgün aniden şahsımı aşağılama ve itibarsızlaştırma
gayretkeşliğine girmiştir . Bunu yaparken gerçekte kendini ve makamını, itibarsızlaştırdığının farkında bile değildir.
Sn . Akıncı ayrıca , Sn. Özgürgün’e aynaya bakmasını salık vermiştir.
13.52‘de ayni jet hızı ile bir açıklama da Sn. Talat’tan gelmiştir.
Sn. Talat açıklamasında , 2016 yılında behemehal bir çözümün olmasının altını çizerek . Bunun 2016 ‘ dan sonra Güneyde yapılacak seçimlere bağlı olmadığını, bölgedeki, ateş çemberinin, ortadan kalkması için de, buna ihtiyaç olduğunu söyledi.
Sn. Talat’ın en önemli vurgusu da şu olmuştur.
CTP ‘nin Kıbrıslı Türklerin adadaki varlığını ve özgürce yaşamını,
Kıbrıs sorununun çözümünde gördüğünü de ekledi.
Üç siyasinin, artarda yaptıkları açıklamalarda, Sn. Özgürgün, Rum tarafının çıkışları konusunda, Sn . Akıncı’nın suskunluğundan, şikayetçi.
Rum talepleri karşısında ve Güneyde, Türklere karşı yapılan ve iki toplumu uzaklaştıran eylemler konusunda da, mı hareketsizlikle suçluyor ?
Sn. Akıncı ve Sn. Talat’ın müzakereler konusunda , ayrı gayrıları yok.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Sn. Akıncı’yı desteklemelerinin bir nedeni de bu.
Sn . Özgürgün, Akıncı için, Lider tanımlamasında bulunarak “Kıbrıs Türk Halkı, böyle bir lider istemiyor “ diyor.
Sn. Akıncı , Cumhurbaşkanı olarak seçilmiş ve saraya gitmiştir.
Sıfatı, Cumhurbaşkanı .
Liderlik sıfatı, BM‘den gelmekte.
Her Cumhurbaşkanı olan kişi. lider olarak mı görülür ?
Sn. Akıncı, belki zamanında TKP‘nin lideri veya BKP‘nin lideri idi.
Şimdi, Cumhurbaşkanı ve görüşmeci.
Tabii , Cumhurbaşkanlığının Anayasadaki görev ve yetkilerine baktığımızda, görüşmecilik diye bir görevin olduğunu göremeyiz.
Cumhurbaşkanının, yetki ve görevleri :
1. Cumhurbaşkanı Devletin başıdır . Bu sıfatla Devletin ve Toplumun birliğini ve bütünlüğünü sağlar.
2. Cumhurbaşkanı Cumhuriyet Anayasasına saygı, kamu işlerinin kesintisiz ve düzenle yürütülmesini ve devletin devamlılığını sağlar.
3. Cumhurbaşkanı Cumhuriyet Meclisi adına, Cumhuriyet Silahlı Kuvvetleri Başkomutanlığını temsil eder.
4. Cumhurbaşkanı bu Anayasa ve yasalarla kendisine verilen diğer yetkileri kullanır ve görevlerini tarafsız olarak yerine getirir.
Tabii bir de yemin eder .” Devletin varlığını ve bağımsızlığını koruyacağına dair .”
Anayasamızın 99 ‘cu maddesinin , 3 ‘ cü fıkrası da şöyle :
Cumhurbaşkanı resmi görevleri dışında hiçbir iş yapamaz.
Bunlar Anayasamızda Cumhurbaşkanlığı için var olan hükümler .
Bunlar içinde, görüşmecilik görevi var mı ?
Ben, bulamadım.
Bulan varsa, haber versin.
Pekala, Cumhurbaşkanlarının bağlı oldukları Anayasanın yetki ve görevleri dışında yetki ve görev ifa ederlerse . Bunlar Anayasaya uygun olur mu ?
11 Şubat belgesinde BM , seçilen Cumhurbaşkanlarını, lider olarak addetmiş ve görüşmeci olarak da, tayin etmiş.
Tüm gelmiş geçmiş Cumhurbaşkanları da, Anayasaya göre yaptıkları yemini unutarak . KKTC‘nin varlığını ve bağımsızlığını koruyacağını yan çizerek, O’nu ortadan kaldırmak için, Müzakere masasına oturmuşlardır .
Tamamen Anayasaya aykırı olan bu görev gaspını (AYM‘sine) Anayasaya uygunluk hassasiyetini gösterenlerin , bu konudaki tavırlarının ne olacağını izleyeceğiz.
Cumhurbaşkanlarının, bu ortamda , KKTC ‘ni ortadan kaldırıcı müzakereleri sürdürmeleri, Anayasamızın , hem lafzına , hem ruhuna , hem de şekline ters.
Kısacası, hem, esastan, hem, şekilden aykırı.
Sn. Özgürgün , gerçekten müzakerelerden rahatsızsa, Anayasaya aykırı bu durumu , Yüksek Mahkemeye götürür.
Cumhurbaşkanlarının, yetki ve görevlerinde müzakerecilik diye bir şey yok.

Bu haber 256 defa okunmuştur

:

:

:

: