Devletin ciddi ihmali var

Yıllardır konuşup, eleştiriyor ve yazıyoruz. Bu ülkenin düzelmeyen, düzeltilmeyen, düzeltilmek istenmeyen kendine özgü sorunları var.
Tüm sahiplenme, kontrol edilme, güç ve irade gösterme yeri sadece devletin imkânları.
Bunun dışında devlet mekanizması etkin değil, siyasi erk devletin verdiği yasal gücü, iradeye dönüştürüp kullanmıyor.
Tek dert devlet kaynakları, devletin gelir-gideri, bunları siyasi çıkarlar için kullanmak.
Devlet yönetmek, halkın verdiği yetkiyle kamunun çıkarlarını korumak, geliştirmek, genele yaymak, refahı artırmak, günün koşullarına, ihtiyaçlara, nüfusun gelişimine göre planlamalar yapmak, bunları hayata geçirmek.
Uzun zamandır, bu amaçla yapılan bir tek örnek gösteremezsiniz.
Sözle icraat, başkasının parasıyla efelenmek kolay.
Bir şekilde ortaya çıkan bazı olaylar ne vahim durumda olduğumuzu gösteriyor.
En önemlisi güvenlik, devletin, güvenlik birimlerinin uçan kuştan haberi olmalı.
Ülkenin dört bir yanı, aynı güvenlik ağıyla bağlanmalı.
Mesela;
Yasa dışı kürtaj olayı, bir anda fırtına koptu, hepimizin kanı dondu.
Bu olaylar ne zamandır devam ediyor, nasıl ortaya çıktı, bu yola başvuran istekliler kim?
Bu istekliler muhaceret kayıtlarında belli değil mi, meselenin bu yönünü de araştırmak, üzerine gitmek gerekmiyor mu?
Bu yönde bir ilerleme belki de davanın seyrini değiştirecek.
Davayla beraber gündeme gelen özel hastane, klinik, doğumhaneler daha sık ve ciddiyetle denetleniyor mu?
Bina kontrolü, personel, evrak, ilaç, malzeme denetimi tam ve etkin yapılıyor mu?
Yani bu olayı örnek alıp, yenilerinin yapılmasını önleyecek, emsal olacak önlemler hayata geçirildi mi?
Son günlerin tartışması, “kahkaha gazı”.
Bu madde zararlı ise ki böyle olduğu biliniyor ve yasaklandı.
Bunca zaman neden ortaya çıkmadı?
Denetlenme yok mu, satan ne sattığını bilmiyorsa, kullanan ne kullandığını nerden bilecek?
Başka eğlence amaçlı maddeler var mı, onların kontrolü yapılıyor mu, bugünden itibaren yasaklamakla tehlike bitti mi?
Ya bundan öncesi, bunca zamandır bu maddeyi kullananlar, eğlence yerlerini çalıştıranlar ne kadar bilinçli?
Kimsenin zararını bilerek bu maddeleri sattığına inanmıyorum, ama bu kadar başıboşluk olmaz.
“Mağusa Serbest Liman Bölgesi’nde, Port İsbi ambarlarından yükleme yaparak çıkışa hazırlanan geminin “silah yüklemesi yapıldığı” ihbarı üzerine durdurulmasının ardından başlatılan soruşturmada, 645 silahın 318’inin KKTC’ye ithali yasak olan muhtelif markalarda pompalı silahlar olduğu belirtildi.”
İlgili şirket aynı zamanda CMC de temizlik işlemlerini yapmak için devletle sözleşme yapan şirket.
Bu limanlara ne gelip-gittiği, hangi ambarda ne olduğu belli değil mi, bunların belgelerini imzalayanlar kim, kontrol yapılmıyor mu?
İzinsiz giriş yapıp, yine izinsiz çıkış yapmak bu kadar kolay mı?
Bunca zaman bu gibi işlemler hiç yapılmadı mı?
Eski Maliye Bakanı Ersin Tatar şunları söylüyor;
“Bölge kaçakçılığa zemin hazırlıyor. Denetim yeterince yapılmıyor. Bölgedeki kötü niyetli kişiler de kaçakçılık organizasyonuna alet oluyor. Denetimin sağlanamamasının nedeni alt yapı yetersizliğidir. Bu bölgedeki ambarları kontrol etmek zor. Bölgedeki kaçakçılık büyük bir rant oluşturuyor.
Hâlbuki orada üretim olması gerekiyordu. Fabrikalar kurulacak, üretim yapılacak ve Ortadoğu bölgelerinde ihracat yapılacaktı.
Şimdi sadece depoculuk yapılıyor. Soruyorum, depoculuktan bu ülke ne kazanıyor. Ayrıca bölge yeterince korunmuyor. Kaçakçılık, vergi kaçırma ve tehlikeli işler yapılıyor”.
Burada yapılan tehlikeli işler nelerdir, bunlar biliniyor mu, biliniyorsa hangi önlemler alındı veya alınmadı?
Konuyla ilgili eski Ekonomi Bakanı Derviş Kemal Deniz de bir açıklama yaptı;
 “Limanlarda gemilerden inen her malın devlete beyan edilmesi gerek. Gemiden inen bir mal beyan edilmeden ülkeye nasıl girebilir? Böyle bir şey mümkün değildir”.
 Yasa dışı diye gündeme gelen her olayda görülüyor ki devletinde etkin sorumluluğu, ihmali var.
 Bu olaylara taraf olanların olduğu gibi, devletin de ciddiyetle sorumluluklarını yerine getirmesi şart.
 Yoksa bu olaylar daha çözülmeden, gündemimize yenileri gelecek.
Bu haber 581 defa okunmuştur

:

:

:

: