Telefon diplomasisi kaygı yarattı

Anavatan Türkiye’de, Cizre ‘de meydana gelen terörist saldırılarda, şehit olanlara ve geçen gün Sn. Kılıçtaroğlu’na yapılan, suikast girişiminde, şehit olan jandarmaya, rahmet dileklerimle, yazıma başlamak istiyorum. Sn. Kılıçtaroğlu’na da, geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Yalçın CEMAL
yalcincemal@hotmail.com

Her geçen gün Türkiye’de, Lozan’la, Sevr’in savaşı, genişleyerek şiddetlenmektedir.
Türkiye’nin, yanında olduğunu iddia edenlerin, acaba perde gerisinde, bu savaştaki rolleri nedir ?
Bu terörist çetelerinin, bu terörist hareketlerde bulunmaları için, ellerindeki silah ve araç gerecin, nasıl temin edildiğinin, hesabı kitabı, araştırılması yapıldı mı ?
Koskoca MİT bu konuda, hiçbir bulgu elde etmedi mi ?
Her gün, onlarca insanın, hayatlarını kaybetmesine neden olan, bu haince hareketlerin arkasında, kimlerin olduğunun, halen tespiti yapılmadı mı ?
Yoksa, oyun kuralına göre, oynanmıyor mu ?
Türkiye’mizdeki bu olaylar, bizleri derinden yaralamakta .
Çünkü, ne kadar güçlü Türkiye olursa, o kadar da biz, Kıbrıs’ta yaşam hakkı buluruz.
Kıbrıs görüşmelerinin seyri ve içeriği ile ilgili, hükümet ve Cumhurbaşkanlığı arasında olan, buzlar eriyeceğine, daha da, donma eğilimi içerisine girilmektedir.
Sn. Özgürgün’den sonra, Sn. Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, saraya veryansın etmeye devam ediyor.
Sn. Cumhurbaşkanı’nın, zamanı olmasa gerek, salvo atışlarına karşılık, Sn. Burcu memur kılınarak, O yanıt vermeye, çalışmakta.
Sn. Ertuğruloğlu ‘nun, kaygı ve endişelerini giderecek, açıklamalarda bulunulmaması, olsa gerek. Sn. Ertuğruloğlu, Kıbrıs konusundaki endişe ve şüphelerini, Sn. Çavuşoğlu’ndan öğrenme ihtiyacını duydu. Gelişmelerle ilgili bilgileri, Sn. Çavuşoğlu’ndan öğrenmeyi mi yeğledi ?
Bir telefon diplomasisi de, ABD ile, Lefkoşa arasında oldu.
Biden, Sn. Akıncı’yı arayarak , telefonda , müzakerelerin geldiği aşamayı, görüştükleri açıklandı.
Sn. Biden, Ankara’da, darbe girişimi ile ilgili yaptığı ziyarette, ağırlık noktalarından biri de, Kıbrıs’tı.
Ankara’da verilen bilgiler, Sn. Biden’ı tatmin etmedi mi, ki, Sn. Akıncı’yı, ta Amerikalardan aradı ve son aşamayı sordu.
Yoksa , Anastasiadis’in istemi doğrultusunda , müzakerelerle ilgili
olarak Sn. Akıncı’ya, baskı uygulamaya mı kalkıştı ?
Yoksa, Anastasiadis’in istekleri ile ilgili Sn. Akıncı ile, mutabakat mı aradı ?
Bir başka telefon diplomasisi ise, Biden, Anastasiadis görüşmesi.
Ankara’ya gitmeden önce, Anastasiadis’in isteklerini öğrenen,
ABD‘nin iki numaralı adamı, bu istekleri, Sn. Erdoğan’a iletmek için aldı.
Her halde iletmiştir.
ABD’ye geri gittiğinde, Anastasiadis’i arayarak , istekleri ile ilgili
aldığı yanıtı mı iletti ?
İsteklerin, Ankara tarafından, kabul edildiğini mi söyledi ?
Basına yapılan açıklamasında : Türkiye’nin , Kıbrıs sorunun çözülmesi gerektiğini anladığını ve çözüm çabalarına, destek verdiğinin, mesajını iletti.
Sn. Biden, Anastasiadis’e bu mesajı verirken, ayrıca ona, bu mesajla , bir müjde mi verdi ?
Bütün bunlar, meydana gelen olaylar.
Arkasında, Türk halkını endişeye sevk edecek, bir çok soru.
Sn. Ertuğruloğlu da, bu endişe saik veya saikleri nedeni ile, Sn. Çavuşoğlu’ndan, bilgi alma gereğini mi duydu ?
Bu doğru ise, aldığı bilgiler, endişelerini giderdi mi ?
Halk, bu konuda Sn. Ertuğruloğlu’ndan, tatmin edici açıklamalar beklemekte.
Hani haksız da değil.






Bu haber 212 defa okunmuştur

:

:

:

: