New York sonrası yeni bir sürece girilecek

Kurban bayramı da geldi, geçti. Umarım herkes sevdikleriyle mutlu, huzurlu bir bayram yaşamıştır.
Hayat, bayram, tatil dinlemiyor elbette.
Yaşam tüm akışkanlığı, tüm hızıyla devam ediyor.
Bayram sürecinde en çok “Kıbrıs sorunu” süreci merak edildi.
Devam eden görüşmelerle ilgili bir son nokta, gelinen aşamada olumlu detaylar umduk.
Çünkü bu beklenti yaratıldı.
Ortak bir açıklama yapılacak mıydı?
Kıbrıs sorunu müzakere süreci yoğunlaştırılmış, sıklaştırılmış bir görüşme trafiğiyle finale doğru gidiyor.
Bu final mutlu sonla mı bitecek, bunu göreceğiz.
Görünen o ki ilerlemeler var ama yeterli değil.
Tıkanıklık, aşılamayan sorunlar da var, onlar da yeni değil.
Yeni olan, radikal olan bir şey var mı?
Esas mesele bu.
İki lideri ağzından ortak bir açıklama beklentim yüksekti.
Açıklamayı, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide yaptı.
Ortak açıklama olarak;
“Görüşmelerde “Ekonomi”, “AB”, “Yönetim ve Güç Paylaşımı” ve “Mülkiyet” başlıklarında kayda değer ilerlemeler elde edildi. Buna karşın belli özlü konularda ise ayrılık noktaları mevcut.
“Güvenlik ve Garantiler” ile “Toprak” başlıklarında liderler beyin fırtınası yaparak, konuların üzerinden geçtiler.
Liderler, 2016 yılı sonuna kadar bütünlüklü bir anlaşmaya ulaşma amacıyla çalışmalarını sürdürecekler.
Bu amaçla, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon ile 25 Eylül’de New York’da görüşecek liderler, görüşme süreci hakkında Genel Sekreteri bilgilendirecekler.”
Söylediğim gibi benim beklentim daha fazlasıydı.
Bunlar bilinen, beklenen, daha önce de açıklanan konular.
Cumhurbaşkanı Akıncı süreçle ilgili detay vermiyor.
Son görüşme sonrası özetle şunları söyledi;
“ Özellikle ilk 4 başlıkta, yani “Yönetim ve Güç Paylaşımı”, “AB konuları”, “Mülkiyet” ve “Ekonomi” başlıklarında ilerlemeler elde edildi. Bunun yanında hâlâ önemli ayrılık noktalarının varlığı da seslendirildi.
“Toprak”, “Güvenlik ve Garantiler” başlıklarında ise beyin fırtınası şeklinde bir fikir alışverişinde bulunuldu.
2017’ye sarkan ve hala daha müzakerelerle devam eden ucu açık bir süreç kesinlikle bizim hedefimiz değil. Böyle bir süreç çıkmazla sonuçlanmaya mahkûmdur.”
Sayın Cumhurbaşkanı daha sonra televizyon programında işin özetini ortaya koydu;
“Asıl zaman isteyen başlıklar geride kaldı. Şimdi irade isteyen, kararlılık ve cesaret isteyen başlıklara geldi sıra. Geldiğimiz aşamada zaman faktöründen ziyade, politik cesaret, kararlılık unsurlarının ağır basacağı bir noktaya geldik.”
Bu açıklamalardan anlaşılan, gelinen noktanın beklenileni vermediği ve 2017 yılına sarkacak ve duraksayacak bir müzakere sürecinin öngörüldüğüdür.
Nitekim BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Eide, “2017 yılının ilk altı ayı içerisinde Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin olarak ihtiyatlı iyimser olduğunu” söylüyor.
Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in de açıklamaları oldu;
“Ortak açıklamada da söylediğimiz gibi, amacımız, önümüzdeki ayları doğru değerlendirerek, ne kadar umutlu işitilirse işitilsin, iki tarafın da, karşı tarafın, özellikle çok ince konularda kaygılarını anlaması yoluyla bir sonuç elde edebilmektir.
Basın açıklaması gerçekleri yansıtıyor. Yani bazı önemli konularda görüş birliği başarıldığı ama aynı zamanda diğer başka önemli konularda hala görüş ayrılıkları olduğu gibi.”
Anastasiadis yazının başından itibaren seslendirdiğim detay verilmiyor, radikal bir değişiklik yok ve beklentiler karşılanmadı, yönündeki düşüncelerimi bir yerde cevaplar gibi şunları söyledi;
“Ne renksiz, ne de kokusuz. Sadece gerçek. Bu mesajda belirtilen tek gerçek, bazı temel konularda önemli görüş birliğine ulaşıldığı, bazı konular da ise önemli görüş ayrılıkları bulunduğudur. Yani sadece gerçeği yansıtıyor. Yani, müzakere masasındaki gerçeği.”
Bu Anastasiadis’e göre böyle, Cumhurbaşkanı Akıncı’ya göre ise, süreç 2017 kalırsa çözümsüzlüğe mahkûm, Eide ise 2017 yılının ilk altı ayında çözüme ihtiyatlı yaklaşıyor.
Süreçle ilgili olumlu olan konuları da, olumsuzlukları da konuşmak, zarar değil, katkı sağlar.
BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon ile 25 Eylül’de, New York’da yapılacak görüşme gelinen noktayı ortaya koyacak.
Gelinen nokta itibarı ile yeni bir sürece girilecek.
Bu haber 472 defa okunmuştur

:

:

:

: