Üniversite furyası

KKTC uzun süre dört Üniversite ile eğitim hayatına ülkesel katkısını koyarken yavaş yavaş Türkiye’deki üniversitelerin ilgisi KKTC’nin üzerinde yoğunlaşmaya başladı.
Prof. Dr. Ahmet Bülend GÖKSEL

Önce ODTÜ, ardından İTÜ, derken, Türkiye’de dershanelerin kapatılmasına ilişkin eğilim kendisini gösterince bu ilgi tam bir furya halini aldı ve yeni üniversiteler pıtrak gibi boy göstermeye başladı.
Bu durumdan memnun olanlar da var, olmayanlar da. Ben şahsen memnun olanlar grubunda yer alıyorum. Nedenine gelince. Rekabet daima iyiye doğru değişime yol açar.
Üniversitelerarası rekabet nedeniyle bundan böyle üniversiteler için öğrenci bulmak eskisi gibi kolay olmayacak. Dolayısı ile, kadrosunda en iyi hocaları istihdam eden, en mükemmel barınma olanaklarını sunabilen, binası, kampüsü, laboratuvarları en düzgün olan ve en uygun fiyatı öneren üniversite veya üniversiteler bu işten arslan payını alacak. Bundan da tabii ki öğrenci kazanacak.
Diğer taraftan, artan Üniversite sayısı, daha fazla öğrenci demektir. Türkiye’den ve diğer ülkelerden gelecek olan artan sayıdaki öğrenci, KKTC ekonomisine giderek daha fazla katkıda bulunacak demektir. Ayrıca her yeni üniversitenin aynı zamanda yeni istihdamlar anlamına geldiği de unutulmamalıdır.
Bu pembe tablonun bir de kara tarafı var. Ne yazıktır ki, üniversiteler daha ziyade Girne’de ve Lefkoşa’da yoğunlaşmaya başladı. Mevcutların yanısıra aynı bölgelerde faaliyete başlamak üzere bekleyen yep yeni üniversite olduğunu da duyuyoruz. Bunun doğal sonucu olarak da başta ev kiraları ve yurt ücretleri olmak üzere öğrenciye dönük hemen her türlü hizmetin fiyatı hızla arttı. Üniversite ve öğrenci sayısı arttıkça bunların fiyatları da artmaya devam edecek. Buna paralel olarak yapılaşmanın da hızla sürmesi ve giderek yeşil adadan beton adaya geçişimiz de kaçınılmaz olacak.
Sonuç mu, hemen yazayım. Adet ve rekabet arttıkça Üniversiteler arası öğrenci kapma yarışı, fiyat rekabeti , eleman ayartmalar devreye girecek. Karlılık azalıp masraflar yükselme trendi hızla yükselecek. Ev, yurt ve diğer yaşam giderlerinin artması ise öğrenci tercihlerini negatif yönde etkileyebilecek.
Çözümü yok mu ? Tabii ki var. Güçlü bir YÖDAK. Şayet yeni yasa ile YÖDAK daha güçlü ve kontrol edebilir bir yapıya kavuşturulursa, üniversitelerarası hoca ve öğrenci geçişleri bir zaptı rapt altına alınabilir, fiyat rekabetinin oluşmasının önüne geçilebilir. Kira ve yurt ücretlerine ise hükümetler bir sınır getirerek öğrenci tercihlerine negatif etki yapabilecek aşırı artışlar dengelenebilir.
Bu konuda yazılabilecek bir son söz ise Üniversitelerin kuruluş yerleri ile ilgili. Bir örnekten yola çıkarak konuyu açıklığa kavuşturayım. Almanya’da fuarcılık faaliyetlerinden tek bir şehir veya bölgenin değil de tüm ülkenin yararlanabilmesi için, çıkartılan bir yasa ile fuarcılığın tüm ülkeye yayılması sağlanmıştı. Aynı şekilde KKTC’de Üniversite kuruluş izinleri verilirken, kuruluş yeri olarak , daha az gelişmiş bölgelere kurulma şartı konularak örneğin İskele Vb. gibi yerlerin de ülkemizin bir eğitim ülkesi olma yolundaki gidişatından fayda elde etmesi sağlanabilir.
Bu haber 207 defa okunmuştur

:

:

:

: