Halkların kafası bulanık

Görüşmeciler, öyle görülüyor ki toprağı görüşmek üzere Cenevre yolcusu.
Yalçın CEMAL
yalçıncemal@hotmail.com

Toprağı görüşmek için demek ki garantiler hariç her şey tamam.
“Liderlere “ göre tamam da, iki halkın iradesi tamam mı?
Halklar daha neyin ne olduğunu bilmiyor.
Bizim taraf sözleşmeli olarak KKTC ‘de çalışan TC’ lilerin, olası bir anlaşmada “ gemilere doldurulup gönderilmeyeceğini “ söylüyor.
Bunların sözleşmelerinin yenileneceğini söylüyor.
İfade öyle bir ifade ki, sanki Türk Kurucu Devleti bu sözleşmeyi yapacak gibi.
Her konuda olduğu gibi, bu konuda da al haberi Güney’den.
Meğer buna yetkili olacak olan Merkezi Hükümet.
Sadece, bunlara değil.
Eğitim için adaya gelen ve eğitim gören tüm öğrenciler için de, adada kalma iznini verecek olan merkezi hükümet olacak.
Hani, kurucu devletlerin anlaşma yapma yetkisi?
Kırmızı balon.
Yetki metki yok.
Yetkiler merkezi hükümette.
Kurucu devletlere verilecek yetki vergi toplayıp, merkezi hükümetin bütçesini tamamlamak.
Yani kurucu devletler, sağılacak ne derseniz deyin, bir mahluk.
Bir başka kafa karışıklığı: Hani Türk kurucu devletine sarih olarak, Türk nüfus hakim olacaktı.
Diğer Kurucu Devletten gelenler % 20 idi.
Bu güneyde başka türlü algılanmış olacak ki, güneye göre doğrusu bu.
DİSİ adına açıklama yapan Mihailis Sefokleous, Temel özgürlüklerin Türk kurucu devletinde de olacağını. İsteyen herkesin, Girne’ye gidip kalabileceğini fakat bunların Türk nüfusa göre % 20’ nin oy hakkı olacağını, gerisinin oy hakkı olmayacağını dile getirdi.
DİSİ adına açıklama yapan Mihailis, örnek Girne’yi gösterdiğine göre geriye kalan diğer bölgeleri de çantada keklik görüyor.
Bu zatın açıkladığına göre % 20 kota, nüfusa değil oy kullanacak olanlara getiriliyor.
Temel özgürlüklere göre, herkes Girne’ye hücum.
Daha doğrusu, Türk Kurucu Devletine hücum.
Görüşme masasındakilerin bile görüştüklerini farklı farklı algılayıp, açıklamalarda bulunması karşısında. Bu temeller üzerinde oluşturulacak bir anlaşmanın, uygulanmasında iki halk bunu nasıl algılayıp bu anlaşmaya, evet veya hayır desin.
Kafalar, siyasilerde bulanık.
Kuzeydeki, başka.
Güneydeki bambaşka açıklamalarda bulunuyor.
Güneyin kırmızı çizgileri ile Sn. Akıncı’nın açıkladığı iki kırmızı çizgi çakışıyor.
Siyasi eşitlikteki “Dönüşümlü Başkanlık “ ile. Garantilerin görüşüleceği 5 ‘li zirve.
Bu iki konu, her iki tarafın da olmazsa olmazı.
Hele hele, Garantiler.
Karşı taraf bunu, masada görüşmek bile istemiyor.
En solcu radikal partiler bile, eşitliğimizden yana değil.
Bunun orta yolu da mümkün değil.
Düğüm büyük.
Bakalım, düğüm çözülecek mi?
Yoksa bu düğüme, daha başka düğümler de eklenecek mi?
Bu haber 156 defa okunmuştur

:

:

:

: