Ecevit; “KKTC ödün verdikçe yeni ödünler isteniyor “

Değerli okurlar, yukarıdaki başlıktaki cümle rahmetli Ecevit’e ait.
Yalçın CEMAL
yalcincemal@hotmail.com

27 Temmuz 1986 günü, Günaydın Gazetesinde yayınlanan, demecinin, başlığıdır.
Kıbrıs görüşmelerinin yapıldığı bugünlerde, gelinen nokta karşısında, bu demeci tekrar köşemde yayınlamak gereğini duydum.
“Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri DE CUELLAR adına KKTC Cumhurbaşkanı Sn. Denktaş’a 25 Temmuz günü verilen belge. Toplumlar arası görüşmelere, katkıda bulunmak şöyle dursun , bu görüşmeleri, büsbütün yokuşa sürecek niteliktedir.
Çünkü bu belgeyle, Kıbrıs Türkleri için yaşamsal önem taşıyan güvenceler, sulandırılıp işlemez hale getirilmek istenmektedir.
Rumlara bu belgeyle ön görülen ölçüde dolaşım, yerleşme ve mülk edinme (şimdi çalışma) serbestliği tanınması, kısa sürede, Temmuz 1974 öncesinin, Kıbrıslı Türkler için, tahammül edilemez ortamını yeniden canlandırır.
Türkiye’nin garantörlüğünü ve adadaki Türk Birliklerinin işlevini, Türkler için bir güvence olmaktan çıkarıp, sadece ortak bir devlet için bir güvence durumuna indirgemek de, Türkleri, zamanla, yine Rum saldırılarının ve soy kırım girişimlerinin hedefi durumuna sürükleyebilir.
Adada Güvenlik Konseyinin etkinliğini artırmaksa, Kıbrıs’ı, Kıbrıs’ta hiç ilgisi olmamak gereken, bazı devletler arasında, bir çıkar çatışması alanına dönüşebilir ve Lübnan’dakine benzer bir duruma neden olabilir.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin son girişimi göstermiştir ki, KKTC uzlaşmayı kolaylaştırmak için ödün verdikçe, yeni ödün istemleri ile karşı karşıya kalmakta ve kalacaktır. Oysa KKTC vereceği ödünlerin sınırına gelmiştir.
Rum toplumunun bir çok ileri gelenleri, son zamanlarda, 20 Temmuz 1974 öncesine dönüş amaçlarını açıkça ve gitgide hırçınlaşan bir üslupla dile getirmektedirler.
Bir yandan kilisenin, bir yandan da Rum yönetiminin, bazı partilerin ve kuruluşların kışkırttıkları eylemlerle, Rum kadınları, papazlar öncülüğünde, Türk kesiminin sınır çizgisini fiilen delip aşmaya kalkışmaktadırlar.
Kıbrıs Rum Lideri Vasiliu ise geçenlerde Federal Almanya’yı ziyareti sırasında Türkleri “ Kıbrıs’ın dört yüzyıllık misafirleri olarak nitelendirme cüretinde bulunmuştur.
Kıbrıs Türklerini kendi vatanlarında “misafir “ gibi görüp gösteren ve bir yandan da federal görüşmeleri sürdürürmüş gibi görünürken , bir yandan da, iki toplumlu iki kesimli federal çözümün somut temellerini ortadan kaldırmaya uğraşan bir zihniyeti taşıyanlarla diyaloğu sürdürmek anlamsızdır.
Bence, sınır delme eylemlerinin bir daha yenilenmeyeceği konusunda kesin söz vermedikçe Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyini bir baskı unsuru olarak devreye sokma eğilimlerinden
vazgeçilmedikçe ve Kıbrıs Türklerinin güvenliğini tehlikeye sokacak isteklerde bulunduğu sürece, Türk tarafı , görüşmelere katılmayacağını açıklamalıdır.”

( Devamı yarın )
Bu haber 355 defa okunmuştur

:

:

:

: