Fazla naz aşık usandırır

Başlıktaki cümle, bir Türk Atasözüdür.
Yalçın CEMAL
yalcincemal@hotmail.com

Genellikle birden çok tarafın sonuç alınması gereken konularda, sonuca, bir türlü varılamaması hususunda, halk arasında söylenen bir Atasözümüzdür.
İki gün önce bu Atasözünü, TC. Başbakanı Sn. Binali Yıldırım, AK Partinin Afyonkarahisar’daki istişare toplantısında söyledi.
Sn. Yıldırım’ın, bu cümleyi kullanmasının altında yatan nedenin. Son AB’de yapılan zirve toplantısında, Güney yönetiminin sonuç bildirgesine. Ankara Hükümetinin, tüm Avrupa Birliği Üyesi Devletleri karşısında, yükümlülüklerini yerine getirmesi konusunda alınan karar olsa gerek.
Ankara’ya hatırlatılan yükümlülüklerin başında “Ankara protokolü” vardı. Bilindiği gibi bu protokolde, Kıbrıs Cumhuriyetinin, tanınması da var.
AB ‘nin, verdiği sözleri tutmaması nedeni ile Türkiye de, bu protokoldeki yükümlülüklerini yerine getirmiyor.
Güneyin baskısı ile zirve toplantısında sonuç metnine, Türkiye’nin Güneyi tanıması anlamını taşıyan ibarelerin girmesi, Sn. Yıldırım’ın tepkisine neden olacak ki, Sn. Yıldırım o cümleyi kullanmıştır.
Sadece o cümle değil, o cümleyle birlikte, AB ‘ne de uyarılarda bulundu.
“Türkiye, yarım asrı geçen bir süredir AB üyeliği yolunda, çalışmalarını sürdüren bir ülkedir. Üzerine düşeni fazlası ile yapmıştır. Bundan sonra karar AB’nindir. İster Türkiye’nin, Birliğe girmesi yönünde irade kullanırlar. İsterse başka bir iradeyi tercih edebilirler. Karar onların. Türkiye’nin alternatifleri her zaman vardır. Avrupa unutmasın, fazla naz, aşık usandırır.”
Sn. Başbakan, yapacağımızı yaptık diyor.
Bizden, başka bir şey beklemeyin.
Dobra, dobra. Biz, size kalmadık diyor.
Hani. Siz bilirsiniz, anlamı da çıkıyor.
Avrupa, 2004 ‘lerin, Avrupa’sı değil.
Küp şekeri gibi, erimeye devam ediyor .
Bunu, ben söylemiyorum!
Martin Schulz Efendi söylüyor:
“ Avrupa, çökme riskiyle, karşı karşıya.”
Girecek olan.
Enkaz altında, kalma tehlikesi ile karşı karşıya gelecek mi?
Schulz, bu demeci ile neyi kast ediyor?
Amacı ne?
TC Başbakanı Sn. Yıldırım’ın, AB ‘ yetkililerine AB ‘ uğruna, Türkiye’den daha çok şeyler istememeleri konusunda son uyarısı mı?
Adamlar açıkça verin Kıbrıs’ı, ondan sonrasını düşünürüz demeye getiriyorlar.
Atılan bazmolar, ekşidi artık.
Balıklar yemiyor.
Sn. Erdoğan, Demokrasi Meydanında konuştu.
“Bu Devletin sınırlarını, gönüllü kabul etmiş değiliz ” dedi.
Konuşmasında, Devlet sınırlarının 780 bin kilometreye düştüğünü.
Bu rakamın, 20 milyon kilometreden bu rakama geldiğini de, konuşmasında dile getirdi.
Bu, 20 milyon kilometrelik sınırlar içerisinde Kıbrıs Adası da dahil.
Kıbrıs’ın sınır dışı tutulması da, gönülsüzlükle ortaya çıktığına göre. Müzakere gereği yürütülen toplantılarda, gündeme gelecek “toprak “ konusundaki görüşmelerde bu gönülsüzlük faktörü de ele alınacak mı?
Bu haber 285 defa okunmuştur

:

:

:

: