'Sağlık çöktü, çöksün belki sıfırdan inşa edilir'

Sağlık alanında yaşanan sıkıntılar zaman zaman gündeme geliyor. Devletin her vatandaşa vermesi gereken, en temel hizmetlerden biri sağlık. Olmazsa, olmaz, en önemli insan hakkı.
Sağlık sektörü kamu ve özel olarak bir bütün, ayrı düşünmek mümkün değil, kamu olsun, özel olsun, amaç bir.
Amaç, insanlara sağlık vermek, insan hayatı için çalışmak.
Sağlık konusunda, kaynak sorunu da var, sistem sorunu da var ve bu sorunlar sadece kamu da yaşanmıyor.
Sorunlar da, çözümler de, kamu ve özel sağlık kurumlarının içinde ve ancak beraber aşılabilir.
Sağlık sistemi, sağlık teşkilatı, sağlık bakanlığı bir çatı, bir şemsiye ve kamu, ya da özel fark etmeden tüm sağlık sektörü bu çatının altında.
Bir birinden ayırmak mümkün değil, kamu ve özel sağlık sektörü aynı amaç için hizmet verirken, sorunlar ve sıkıntıları da ayrı düşünmek olmaz.
Mutlaka işbirliği, her türlü iletişim, bilgi akışı ve yardımlaşma imkânı sağlanmalı.
Bir devletin insanına sunacağı, sunmak zorunda olduğu kaliteli sağlık hizmetinde kamu ve özel ayrı düşünülmemeli.
Söylediğim gibi işbirliği olsa, yardımlaşma ağı kurulsa ne doktor eksiği olur, ne de çalışan sıkıntısı yaşanır.
Serbest Çalışan Hekimler Birliği Başkanı Remzi Gardiyanoğlu ile ADA TV’de sohbet ettik.
“Gündeme Bakış” programımın konuğu olduğu.
Sağlığa ve hepimize ait sorunlara dair konuştuk, sistem denen sorunun kamu veya özel diye bir ayrımı yok.
Yazının başından buyana altını çizdiğim en önemli şey sağlık alanında çalışan herkesin amaç olarak aynı noktada olması.
Remzi Gardiyanoğlu, şu noktalara dikkat çekti;
“Sağlıktaki tek sorun siyasi iradedir. Mahkeme kararı olmasına rağmen, kamuda çalışan hekimler ikinci iş yapıyor. Yasalara karşı geliniyor. Biz sadece yasaların uygulanmasını istiyoruz. Hekim var ki hem kamuda, hem özel klinikte, hem de bir üniversite de çalışıyor. Birden fazla yerde çalışırken, nereye konsantre olacaksınız, nereye kendinizi, enerjinizi, motivasyonunuzu vereceksiniz? Siyasi irade sağlıkta ikinci işi durdurdum desin biz de davayı geri çekelim.

Sağlık çöktü, çöksün belki sıfırdan inşa edilir. Sağlık bina yapmakla iyileşmez, çözüm değil, daha randevu sistemi çözülemedi. Türkiye 80 milyon insan için randevu sistemini kurdu, başardı, tıkır tıkır çalışan bir sistem var. Biz 300 bin kişi için bu sistemi kurmayı başaramadık. Bunu bile yapamadıktan sonra bina yapsanız ne olacak. Sorun sağlam bir sistem kurmakla çözülebilir.
Biz serbest hekimler olarak denetim istiyoruz. Bazı olaylardan sonra denetimler oldu ama şimdi yok. Gelin bizi denetleyin diyoruz. Aylardır denetim yapılmıyor. Bir ülke düşünün ki sağlık bakanlığı kaç tane serbest hekim var, nerede çalışıyor bilmiyor, kaydımız yok.
Biz eşit şartlarda hekimlik yapmak istiyoruz. Bizim raporlar bir hafta ile sınırlı iken kamu hekimlerinde üç hafta. Bizler hiçbir kronik hasta için takip edip reçete yazamıyoruz.
Tüm kronik hasta reçetelerini kamu doktorları yazabiliyor. Ve sigortalı hastalar için sadece reçete yazmak değil muayenelerinin de özel hekimlere açılması gerek.
Toplum ve sağlık için elimizi taşın altına koymaya hazırız. Beraber eylem yapalım biz klinikleri kapatmaya da hazırız. Kamu ya da destek verebiliriz. Çadır kuralım, yeter ki eşit şartlarda hekimlik yapalım.'
Sağlığı hep kamu, devletin verdiği hizmetlerdeki aksaklıklarla tartışıyoruz.
Fakat görüldüğü gibi sorun genel, bu işin ayırımı yok, rekabeti yok, güçlü bir kamu, güçlü bir özel bir birini tamamlar.
Bundan da tüm toplum kazançlı çıkar.
Bu haber 591 defa okunmuştur

:

:

:

: