Ecevit’in haklılığı

Barış Harekatının, Başbakanı aktif siyasi hayatta olsun veya olmasın, her dönemde, Kıbrıs müzakerelerine, taraflardan başka kesimlerin katılmasına, hep karşı çıkmıştı. Bir müddet önce, bu sütundan, buna bağlı olarak görüşlerini yazmış ve endişelerini, dile getirmiştim.


Yalçın CEMAL
yalcincemal@hotmail.com


Bakıyorum da, Kıbrıs müzakerelerine, kapıyı çalmadan gelip giriyor, tarafların iradelerine, olmadık baskılar yapıyorlar.
AB müzakere masasında değilmiş, amma, masada eğreti oturuyor.
Birleşmiş Milletlerin, iyi niyet misyonu çerçevesinde, sürdürülmesi gereken görüşmeler, BM‘lerin nüvesini teşkil eden, Güvenlik Konseyi ülkelerinin Bakanları ve temsilcileri bu iyi niyeti unutarak, bunu kötü niyete çevirmişlerdir.
Güvenlik Konseyi üye devletinin bir Bakanı, kapı kapı gezerek . Rum tezinin propagandasını, bir yana bırakıyorum . O tezi yerine getirmek için, Türkiye ve Kuzeye bir nevi baskı yöntemleri ile yaklaşmaya çalışmaktadır.
Efendim neymiş ?
Rum ağzı ile konuşarak ,1960 yılının şartları çok değişmişmiş , garanti sistemine gerek kalmamışmış .
Bu Bakan, Fransa’nın Dışişleri Bakanı.
Yeni oluşumda, garantilere gerek yokmuş :
Bu sistemler, çağdışı kalmış.
Bu, çağdışılık konusunda, beyinlerini, bir uzmana baktırsınlar.
Garanti sistemi mi, yoksa taşıdıkları beyin mi çağdışı ?
Fransa, garanti sistemi ile uğraşacağına, Orta Doğu coğrafyasında
işinin ne olduğunun, açıklamasını yapsın.
Kıbrıs Türk halkı, söz konusu garantilerin, gerekliliğini, yaşayarak
tespit etmiştir.
Cumhurbaşkanımız Sn. Akıncı, bunu, açıklamalarının birinde, izah etmiştir.
Cumhurbaşkanlığındaki basın sorumlusu , bir suretini, Fransız Elçiliğine göndermeli. Fransız Bakan, okuyup öğrensin .
Anastasiadis, umudunu, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyelerine bağladı .
Diğer, Konsey Üyesi Ülkeler de, sürece katılsın diyor.
O da, biliyor.
Biz de biliyoruz ki, o Konseyin kantarının topu, onlardan yana.
Ortodoks kilisesi, o alanda da, cirit atıyor.
Fransız Bakan, Kıbrıs’ta Güvenlik Konseyi nin daha aktif rol alabileceğini de,
dillendiriyor.
Sn . Bakan, Kıbrıs Türk Halkının soykırıma tabii tutulduğunu, ya bilmiyor, ya da bilmemezliğe getiriyor.
Sn. Bakanın temsil ettiği ülke Fransa , başkalarına karşı, soykırım yapmasına ve yapılmasına alışık.
Fransız Bakan, unutmuş olabilir.
Fakat dünya kamuoyu, Cezayir’de yaptıkları soykırımı unutmadı.
Bunu, kendi ülkesinin Cezayir’de uyguladığı soykırımla, ispat etmedi mi ?
Fransa, Kıbrıs Türklerinin yaşam hakkı ile ilgili değil.
“Hristiyan Kulübü “üyesi, Rumların istekleri ile ilgili.
Sn. Erdoğan, BM ‘in son dönem açılışında, bu Konsey için, ne demişti ?
BM Güvenlik Konseyi, reforme edilmedikçe çabaların hedefine ulaşmayacağı açıktır. Dünya beşten büyüktür Beş ülkenin, dünyayı iki dudağı arasında mahkum edemezsiniz. Ama şu anda mahkum ediliyor . Tüm dünyanın temsil edilmediği Güvenlik Konseyi, adalet getiremez.
Konsey üyesi bir ülkenin, Dışişleri Bakanının, bu yanlı tutumu, BM ‘ in iyi niyet misyonunu da, ortadan kaldırmıştır.
Rahmetli Ecevit, ne kadar haklı imiş !
Kıbrıs müzakere sürecine, dünyada katılmayan kalmamış.
Oldu olacak, uzaydakileri de, çağıralım.
Çünkü, bir onlar, eksik kaldı.


Bu haber 255 defa okunmuştur

:

:

:

: