Varoluşumuzun yıldönümü kutlu olsun

Yarın, 29 Ekim.
Yalçın CEMAL
yalcincemal@hotmail.com

Anavatan Türkiye’nin, Cumhuriyetini ilan ettiği günün yıl dönümü.
Başlığı, varoluşumuzun yıl dönümü olarak yazdım.
Birileri çıkıp sorabilir.
29 Ekim nire? Bizim var oluşumuz nire?
Bizimle ne ilgisi var? Sorusu da sorulabilir.
Kıbrıs Türkünün, var olmasında öyle bir ilgisi var ki.
Kıbrıs Türk Halkını, devlet oluşturmaya kadar götürdü.
Gerilere bir gidersek, bunu daha da iyi anlarız.
Birinci Dünya Savaşından yenik olarak çıkan Osmanlı İmparatorluğuna, galip devletler olan İtilaf devletleri, Çanakkale’de hezimete uğramış olsalar dahi. Padişahın hükümetine, Türk yurdunu parçalayan bir anlaşma getirerek baskılar sonucu imzalattılar.
Bugün de, Türkiye kamuoyu tarafından tartışılan meşhur Sevr Anlaşması idi.
Bu anlaşmaya göre, Osmanlı Devletine sadece Ankara ili bırakıldı.
Diğer bölgeler, golifa dağıtılır gibi dağıtılmaya başlandı.
Bunu yapan güçler o zamanın emperyal güçleri.
Zamanımızda bunlar isim değiştirip, Koalisyon güçler adı ile yine emperyal yayılmacılıklarına başka yöntemlerle devam etmektedirler.
Çanakkale zaferinden sonra Adadaki Kıbrıs Türk halkı, toparlanmaya başlayarak moral bulma yolunda adım atmıştı.
Anadolu’yu batılı emperyalistlerin vaatleri doğrultusunda, işgal hareketine giren Yunan Ordusunun. 9 Eylül 1922‘ İzmir’de denize döküldüğü gün. Kıbrıs Türk halkı tüm adada, İngiliz sömürge idaresinin tüm yasaklarına rağmen. Türk Ulusunun zaferini davul ve zurnalarla kutlayarak, tüm kasabalarda develer kurban edilmişti.
Kıbrıs Türk Halkının bu zaferle birlikte, moral bulması ile zaferden bir yıl sonra. Yüce Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetle, şaha kalkan Kıbrıs Türkleri özgürlük ve bağımsızlık için örgütlenmeye başladılar.
Harf devriminden sonra yeni modern harflere geçmesi ile de eğitim düzeyinde gelişmeler olmaya başladı.
Atatürk’ün katkıları ile Türkçe klavyelerle, matbaalar kurularak, Türkçe basılı gazeteler yayın hayatına girdi.
Kıbrıs Türkleri her bakımdan, Türkiye Cumhuriyetinin kanatları altına girmişti.
Kıbrıslı Türklere, aradaki denize rağmen “garşı” daha da yakınlaşmıştı.
İngiliz’in baskısından sonra gelen, Eoka ve Enosis tehlikesine karşı da “ garşıyı “ tüm olanakları ile yanında bulmuş. Ortaklık devletinde, devlete ortak olmuş “garşı “ da bu devletin garantörü olmuştur.
11 yıllık getto döneminde, Kıbrıs Türk halkının yanında tüm olanakları ile durmuş, kurduğu devleti tanımıştır .
Bugün KKTC ‘adında bir devlet varsa ve sadece Anavatan tarafından tanınıyor ise, bunu, Kıbrıs Türkleri 29 Ekim 1923 ‘ te ilan edilen, Türkiye Cumhuriyetine borçludur.
Bir düşünelim!
29 Ekim 1923 ‘ te, Türkiye’de Cumhuriyet ilan edilmese.
Türkiye, batılı emperyalistler tarafından Sevr paçavrası ile parçalansa idi.
Kıbrıs Türk Halkının, yani bizim halimiz nice olurdu?
29 Ekim 1923. Bizim bu günlere gelmemizdeki “illiyet bağı “ değil de nedir?
Emperyalizme karşı verilen savaşım sonucunda, ilk kez bu niteliği ile kurulan, Türkiye Cumhuriyetinin yıl dönümü. Tüm Türk ulusuna, kutlu ve mutlu olsun.



Bu haber 313 defa okunmuştur

:

:

:

: