Gülen resmine 'LİKE' yapa, yapa...

Hasta ziyaretine, komşu cenazesine, bayramlaşma gezisine, doğum günü partisine, nişan, düğün törenlerine artık bizzat gitmeye gerek kalmadı.
Mesaj var, sesli veya görüntülü arama var, beğenme, paylaşma, yorum yazma var.
Eskisi gibi değil, seçenek çok.
Bahçe ekebilir, sebze yetiştirebilir, hayvan besleyebilir, spor, hatta alışveriş yapabilirsin.
“Bu kadar oyun yeter artık eve” diye çağırırdı rahmetlik babam.
Şimdi ben çocuklarıma “kapatın o bilgisayarı artık” diyorum.
Üstü başı kirlenmiyor, ağaçlardan düşmüyor, komşudan incir aşırmıyor, elleri çamur olmuyor, ayakkabılarını, elbiselerini oyun oynarken parçalamıyor çocuklar.
Saklambaç, tutmaca, çello unutuldu, yerlerini sanal âlem oyunları aldı.
Daha önce çok kolaydı.
Bir insanın yüzüne baktığınızda, anlardınız.
Derdi mi var, mutlu mu, yalnız mı, yüzü güldü mü, çok şeyi anlatırdı.
Gözlerde görürdünüz mutluluğun resmini, üstelik gözler kalbin aynasıydı, yalan bilmezdi onlar, üstelik yeşil, mavi fark etmezdi.
Şimdilerde anlamak çok zor, anlatmak, dertleşmek, paylaşmak, eskisi gibi değil.
“Dijital” bir devrim yaşanıyor, üstelik hayatın her alanında.
İçin kan ağlasa bile, gülücüklü bir resme bakar bu halini anlatmak.
Paylaş bir gülüş resmi, herkes mutlu zanneder.
Aslında mutluluğun, aldığın “like” kadardır.
Sanal hayatla, gerçek hayat arasında ince bir çizgi var artık.
Mutluluktan, gözyaşına, doğumdan, ölüme, tartışmadan, selfiye bir başka hayat yaşanıyor.
Hastane odasındaki yatağı, kitap okurken ayağı, yemek yerken tabağı, su içerken bardağı, önce Instagram’a, oradan Facebook’a, ondan da Twitter’a bir tıkla gönderebilirsin.
Yediğin yemeği, içtiğin rakıyı, kırdığın parmağı, beslediğin kediyi, yüzdüğün denizi, sevdiğin çiçeği, takipçilerinle paylaşabilirsin.
Mutluluğun, huzurun, bir ölçüsü vardır, aldığın “like” kadar mutlusun artık.
Peki, gerçek yaşama döndüğün de.
İşte mesele bu, kendinlesindir artık, işsizlik, parasızlık, kuralsızlık, adaletsizlik gerçeğin ta kendisidir.
Ülkeyi terk eden arkadaşın, hayatını kaybeden komşun, hiç dokunmadığın toprak, sevemediğin kediler, hayatından, zamanından gidenler, geri gelmeyecekler.
Etrafına bakıyorsun, kimse mutlu değil.
Yollarda can pazarı, kanser patlama yapmış, memleket hoyrat ellerde, hiç kimse güvende değil, umutsuzluk en büyük düşmanımız.
Yalan söylüyorlar, kandırıyorlar, hem de gülen resmine like yapa, yapa.
Yıllar geçmiş, hala imtihan halinde bu toplum, her imtihanda, eksiye bir çizik daha atıyor, tükeniyor.
Görüldüğü gibi hayatın sanalı, gerçeğinden çok daha güzel.
O zaman kanmaya, kandırmaya devam.
Gir ismi, yaz şifreyi, paylaş gülücükleri, böylesi daha mutlu.
Gerçekle, sanal hayatın farkı gelecek “Like”lar da gizli.

Bu haber 436 defa okunmuştur

:

:

:

: